arasına ile cümle

arasına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.ورفعت ايضا يدي لهم في البرية لافرقهم في الامم واذريهم في الاراضي
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.並 且 我 在 曠 野 向 他 們 起 誓 、 必 將 他 們 分 散 在 列 國 、 四 散 在 列 邦
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.並且 我 在 曠野 向 他 們 起誓 、 必將 他 們 分散 在 列國 、 四 散 在 列邦
Onun hemen alt tarafındaki figür ise başını ellerinin arasına almış.Muž před ním vlevo má hlavu v dlaních.
Onun hemen alt tarafındaki figür ise başını ellerinin arasına almış.Postać znajdująca się poniżej skrywa głowę w dłoniach,
Oyunlar hikayelerini kopuk oynayış parçaların arasına sıralı ara sahneler koyarak anlatamaz.Necesitan contarlas a través de la jugabilidad.
Oyunlar hikayelerini kopuk oynayış parçaların arasına sıralı ara sahneler koyarak anlatamaz.Spil kan ikke bare fortælle deres historie ved äfbrudte segmenter af gameplay bundet fast med cutscenes.
Oyunlar hikayelerini kopuk oynayış parçaların arasına sıralı ara sahneler koyarak anlatamaz.U zou niet een film script dezelfde manier zou u een roman schrijven.
Oyunlar hikayelerini kopuk oynayış parçaların arasına sıralı ara sahneler koyarak anlatamaz.Игры не могут рассказывать свои истории через несвязные фрагменты механики, слепленные с помощью кат сцен.
Parçanın ve onun sağ ve sol komşuları arasına eklenecek alanın pikselcinsinden değeriEkstra plass i piksler som skal legges mellom etterkommer og dens venstre og høyre nabo
Parçanın ve onun üst ve alt komşuları arasına eklenecek alanın pikselcinsinden değeriEkstra mellomrom mellom etterkommer og dens øvre og nedre naboer, i piksler
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.A gdy Paweł chciał wnijść do pospólstwa, nie dopuścili mu uczniowie.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.A keď chcel Pavel ísť medzi ľud, nedali mu učeníci.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Aunque Pablo quería salir a la multitud, los discípulos no se lo permitieron
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Da aber Paulus wollte unter das Volk gehen, ließen's ihm die Jünger nicht zu.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Ja kun Paavali tahtoi mennä kansanjoukkoon, eivät opetuslapset sitä sallineet.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.바울이 백성 가운데로 들어가고자 하나 제자들이 말리고
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Ko je pa Pavel hotel iti med ljudstvo, ga niso učenci pustili.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Men da Paulus vilde gå ind iblandt Folkemængden, tilstedte Disciplene ham det ikke.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Pál pedig mikor a nép közé akara menni, nem ereszték õt a tanítványok.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Paolo voleva presentarsi alla folla, ma i discepoli non glielo permisero
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Paulus mau masuk mengikuti mereka, tetapi orang-orang yang percaya kepada Yesus di sana melarang dia
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Paulus vilde nu gå der inn til folket, men disiplene tillot ham det ikke;
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Paulus ville då gå in bland folket men lärjungarna tillstadde honom det icke.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Paulus wilde er zelf ook heen gaan, maar de christenen hielden hem tegen.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Paul voulait se présenter devant le peuple, mais les disciples l`en empêchèrent;
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Pavel voia să vină înaintea norodului, dar nu l-au lăsat ucenicii.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Pavlovi pak, když chtěl jíti k lidu, nedopustili učedlníci.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Phao-lô muốn chính mình ra mặt trước dân chúng, nhưng môn đồ chẳng cho.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Phao-lô muốn chính mình ra_mặt trước dân_chúng , nhưng môn_đồ chẳng cho .
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Querendo Paulo apresentar-se ao povo, os discípulos não lho permitiram.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Ενω δε ο Παυλος ηθελε να εισελθη εις τον δημον, οι μαθηται δεν αφινον αυτον,
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.И тъй, едни викаха едно, а други друго; защото навалицата беше разбъркана и знаеше защо се бяха стекли.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Когда же Павел хотел войти в народ, ученики не допустили его.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Як же хотів Павел увійти між народ, не пустили його ученики.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.ויאל פולוס לבוא אל תוך העם ולא הניחו לו התלמידים׃
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.ولما كان بولس يريد ان يدخل بين الشعب لم يدعه التلاميذ‎.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.保 羅 想 要 進 去 、 到 百 姓 那 裡 、 門 徒 卻 不 許 他 去
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.保羅 想要 進去 、 到 百姓 那 裡 、 門徒 卻不許 他 去
RAB sizi başka halkların arasına dağıtacak. RABbin sizi süreceği ulusların arasında sayıca az olacaksınız.A rozptýlí vás Hospodin mezi národy, a maličký počet vás zůstane mezi pohany, do kterýchž zavede vás Hospodin,
RAB sizi başka halkların arasına dağıtacak. RABbin sizi süreceği ulusların arasında sayıca az olacaksınız.De HERE zal u onder de andere volken verstrooien en uw aantal zal nog slechts klein zijn.
RAB sizi başka halkların arasına dağıtacak. RABbin sizi süreceği ulusların arasında sayıca az olacaksınız.In GOSPOD vas razkropi med ljudstva in malo vas ostane po številu med narodi, h katerim vas odpelje GOSPOD.
RAB sizi başka halkların arasına dağıtacak. RABbin sizi süreceği ulusların arasında sayıca az olacaksınız.I rozproszy was Pan między narody, a zostanie was mało między narody, do których zaprowadzi was Pan.
RAB sizi başka halkların arasına dağıtacak. RABbin sizi süreceği ulusların arasında sayıca az olacaksınız.여호와께서 너희를 열국 중에 흩으실 것이요 여호와께서 너희를 쫓아보내실 그 열국 중에 너희의 남은 수가 많지 못할 것이며
RAB sizi başka halkların arasına dağıtacak. RABbin sizi süreceği ulusların arasında sayıca az olacaksınız.והפיץ יהוה אתכם בעמים ונשארתם מתי מספר בגוים אשר ינהג יהוה אתכם שמה׃
RAB sizi başka halkların arasına dağıtacak. RABbin sizi süreceği ulusların arasında sayıca az olacaksınız.ويبددكم الرب في الشعوب فتبقون عددا قليلا بين الامم التي يسوقكم الرب اليها.
RAB sizi başka halkların arasına dağıtacak. RABbin sizi süreceği ulusların arasında sayıca az olacaksınız.耶 和 華 必 使 你 們 分 散 在 萬 民 中 、 在 他 所 領 你 們 到 的 萬 國 裡 、 你 們 剩 下 的 人 數 稀 少
RAB sizi başka halkların arasına dağıtacak. RABbin sizi süreceği ulusların arasında sayıca az olacaksınız.耶和華 必 使 你 們 分散 在 萬民 中 、 在 他 所 領 你 們到 的 萬國裡 、 你 們 剩下 的 人 數 稀少
RAB, ‹‹Uluslar arasına dağıtacağım İsrail halkı böylelikle kirli sayılan yiyecekleri yiyecek›› dedi.A Hospodin riekol: Tak budú jesť synovia Izraelovi svoj chlieb nečistý medzi pohanmi, kam ich zaženiem.
RAB, ‹‹Uluslar arasına dağıtacağım İsrail halkı böylelikle kirli sayılan yiyecekleri yiyecek›› dedi.És mondá az Úr: Így eszik az Izráel fiai tisztátalan kenyeröket a pogányok közt, a kik közé õket kiûzöm.
RAB, ‹‹Uluslar arasına dağıtacağım İsrail halkı böylelikle kirli sayılan yiyecekleri yiyecek›› dedi.I řekl Hospodin: Tak budou jísti synové Izraelští chléb svůj nečistý pro pohany, kteréž tam shromáždím.
RAB, ‹‹Uluslar arasına dağıtacağım İsrail halkı böylelikle kirli sayılan yiyecekleri yiyecek›› dedi.I rzekł Pan: Tak będą jeść synowie Izraelscy chleb swój plugawy dla pogan, których tam zgromadzę.
RAB, ‹‹Uluslar arasına dağıtacağım İsrail halkı böylelikle kirli sayılan yiyecekleri yiyecek›› dedi.여호와께서 또 가라사대 내가 열국으로 쫓아 흩을 이스라엘 자손이 거기서 이와 같이 부정한 떡을 먹으리라 하시기로
RAB, ‹‹Uluslar arasına dağıtacağım İsrail halkı böylelikle kirli sayılan yiyecekleri yiyecek›› dedi.Og Herren sa: Således skal Israels barn ete sitt brød urent blandt de folk som jeg vil drive dem bort til.
RAB, ‹‹Uluslar arasına dağıtacağım İsrail halkı böylelikle kirli sayılan yiyecekleri yiyecek›› dedi.И Господ рече: Така ще ядат израилтяните хляба си омърсен между народите, дето ще ги изпъдя.
RAB, ‹‹Uluslar arasına dağıtacağım İsrail halkı böylelikle kirli sayılan yiyecekleri yiyecek›› dedi.И сказал Господь: так сыны Израилевы будут есть нечистый хлеб свой среди тех народов, к которым Я изгоню их.
RAB, ‹‹Uluslar arasına dağıtacağım İsrail halkı böylelikle kirli sayılan yiyecekleri yiyecek›› dedi.ויאמר יהוה ככה יאכלו בני ישראל את לחמם טמא בגוים אשר אדיחם שם׃
RAB, ‹‹Uluslar arasına dağıtacağım İsrail halkı böylelikle kirli sayılan yiyecekleri yiyecek›› dedi.وقال الرب. هكذا ياكل بنو اسرائيل خبزهم النجس بين الامم الذين اطردهم اليهم.
RAB, ‹‹Uluslar arasına dağıtacağım İsrail halkı böylelikle kirli sayılan yiyecekleri yiyecek›› dedi.耶 和 華 說 、 以 色 列 人 在 我 所 趕 他 們 到 的 各 國 中 、 也 必 這 樣 喫 不 潔 淨 的 食 物
RAB, ‹‹Uluslar arasına dağıtacağım İsrail halkı böylelikle kirli sayılan yiyecekleri yiyecek›› dedi.耶和華 說 、 以色列人 在 我 所 趕 他 們到 的 各 國 中 、 也 必這樣喫 不 潔淨 的 食物
İlgili Sayfalar