Akıllı bir arama sistemi, planlama için önemli olan verilerin bulunması kolaylaştırır.Una ricerca intelligente semplifica il procedimento per trovare dati di pianificazione rilevanti.
Buna ek olarak, Lycos aramalarda Efron'ın %81 oranında bir artış gösterdiğini belirtti.In più, Lycos riportò la percentuale dell'81%.
"Sürekli mutluluk aramak aptallıktır".Il misurare è sempre una maniera cattiva della prova ».
Archie arama motoru anonim FTP tarafından sağlanan dosyaları bulmaya yarayan bir arama motorudur.Archie è un sistema che permette di effettuare una ricerca di file su server FTP anonimi.
Dolayısıyla herhangi bir varsayım yönünde kanıt aramak muhtemelen başarılı bir sonuç verecektir.Così una qualunque ricerca di prove a favore di una certa ipotesi avrà probabilmente successo.
Arama ve kurtarma faaliyetleri sonlandırıldı.Operazioni di ricerca e salvataggio.
Ülkenin her yerinde onu aramaktadır.Per tutto il mondo lo hanno cercato.
Mars'ta yaşam kanıtı aramak.Testo di Life on Mars?
Sesin parmak izini oluşturduktan sonra Shazam veritabanında eşleşme aramaya başlar.Una volta creata l'impronta digitale dell'audio, Shazam inizia la ricerca di somiglianze nel database.
Pandulf, bu arada eski Bizans müttefikinden koruma aramak için Konstantinopolis'e sığındı.Pandolfo nel frattempo fuggì a Costantinopoli, cercando la protezione dei suoi vecchi alleati greci.
Genellikle pusuda bekleyerek avlar, ancak zaman zaman etkince yiyecek aramaya da yeltenir.Talvolta si spinge anche sul terreno, ma solo alla ricerca di cibo.
Sanat sürekli aramak ve değişmek demektir.La breakcore è in continuo cambiamento e mutamento.
Gerdanlığını aramak için geri döndü.Sono sicuro che sia tornato a prendersela.
Artık evli bir adam olduğunda evine ekmek getirmek için iş aramak zorunda kalmış.Una volta sposato, dovette cercare un lavoro.
Dahili bir aramaya sahiptir.Birba) Chi cerca trova.
Tabii ki etde yerler ama fazla aramazlar.È commestibile, ma non molto ricercato dai pescatori.
An-26BRL : Buz arama uçağıdır.An-26BRL versione da ricerca sul ghiaccio.
Technisches Hilfswerk'ten arama ve kurtarma uzmanları Japonya'ya gönderildi.La Germania ha inviato specialisti di ricerca e salvataggio del Technisches Hilfswerk.
Geceleri yiyecek aramaya koyulurlar.È stato suggerito che possa andare in cerca di cibo durante la notte.
Adada köpeği Vincent'ı aramakta olan Walt, yerde bir kelepçe bulur ve babası Michael'a gösterir.In cerca del suo cane, Vincent, Walt trova un paio di manette, che mostra al padre Michael.
Launchpad‘i VoiceOver ile de kullanmak mümkündür Uygulamaları arama olanağı, OS X Mountain Lion'da eklendi.La possibilità di cercare tra le applicazioni è stata aggiunta con OS X Mountain Lion.
Bundan sonra dişiyi aramaya çıkar.Lo esorta dunque a dedicarsi per il momento alla ricerca del tesoro.
Danielle ve Jack onu aramaya çıkıyor.Ray e Peter vanno a cercarli.
Arama özelliği aynı zamanda Google Search üzerinde internet aramaları da yapabiliyor.Consente inoltre di effettuare ricerche sul Web tramite Google Search.
Aramazd’ın yanı sıra tapınılan daha küçük tanrılar da vardı.Oltre a quelli sotto elencati vi erano numerose divinità minori.
Bunun üzerine kız pabucu alır eline, çıkar kız aramaya.Comincia a circondare di attenzioni la ragazza fino a giungere di chiederle la mano.
Blogger, Live Journal, Weblog gibi sağlayıcılarda arama yapar.Dear Live Journal si riferisce al provider di blog LiveJournal.
Daha fazla cevap aramak için Simon, Dumort oteline gider ve Camille ile karşılaşır.Ritorna quindi all'Hotel Dumort, dove incontra Camille.
Born yeni bir iş aramaya başladı.Elliot nel frattempo inizia a cercare un nuovo lavoro.
Geçmişte define arama olayları esnasında esrarengiz bir olay yaşanmıştır.In una delle sue visite accadde qualcosa di misterioso.
Büro, onları bütün New York'ta aramaktadır.Le riprese sono state girate interamente a New York.
Meryem panzehiri aramaya başladı.Marie occhieggia al Tamburmaggiore.
Ancak eksik anahtar kullanımı da sitenizin aramalarda çıkmamasını sağlar.L'unico modo per poter parlare di loro è renderle assenti.
Pek çok kişi buraya altın aramaya gelmişti.Molta gente venne ad abitare qui per curarsi meglio.
Ancak yapılan bu delil arama işlemi ADLİ BİLİŞİM İNCELEMESİ olarak adlandırılmaktadır.Questo esame costituisce il cosiddetto, Giudizio Investigativo.
Hermione, Harry'ye Voldemort'un hortkuluklarını arama konusunda yardım edecektir.Hermione è di grandissimo aiuto ad Harry nella sua missione per distruggere gli Horcrux di Voldemort.
Ardından kendisini aramamasını yineliyor.Quindi era necessario per lui non smettere di cercare.
Kitabın adı "Gatsby'yi Aramak: Benim Hayatım" idi.Ma certo che si può» risponde Gatsby.
Kısa bir süre sonra Lejyonlar rakip bir imparator aramaya başladılar.Gli Stati Generali cominciarono a cercare un altro sovrano.
Bu aramalar arasında Mehmet bir bavul bulur, bavulda babasının eşyaları ve birkaç eski gazete vardır.Dentro vi è una valigia che invece del denaro contiene solo vecchi giornali.
Bu arada Vica, Tet'le birlikte Jack'i aramaktadır.Nel mentre Jack organizza una cena con Ruby.
Aynı zamanda Biafra hükümet yetkililerinin evine baskın yapıpı arama yaptığını söylüyordu.Biafra asserì che in quel periodo agenti governativi entrarono in casa sua senza alcun mandato.
Shane'e göre ekip, aramayı bırakmalı ve Fort Benning'e doğru yola koyulmalıdırlar.Racconta ciò che è accaduto e chiude la chiamata dicendo che si dirigeranno verso Fort Benning.
Litvanya'da ordu istihbarat ve arama-kurtarma etkinliklerine de katılmakla mükelleftir.Singapore ha inviato una squadra di ricerca e salvataggio.
Kendine iş aramaktadır fakat, cezaevinden çıktığı için hiç kimse iş vermek istemez.Quando esce dal carcere, però, non trova nessuno che le offra un lavoro.
Günün geri kalanını birbirlerinden ayrı olarak yiyecek aramakla geçirirler.Ai due uomini non rimane nient'altro che nutrirsi di loro stessi.
Polis her yerde katili aramaya başladı.Successivamente, i Guardiani piansero la sua morte a Ovunque.
2005 yılında vefat etti. ^ aramaDeceduto nel 1954; cfr.
Yollara düşer ve sevgilisini aramaya başlar.Si alza in piedi e continua a cercare la sua femmina.
Biraz sonra da Şerif Rance eşkiyayı aramak için kulübeye gelir.Uno per volta va da Mr. Krabs a fare la spia.
Naver, Kore'nin en büyük arama motoru, 2004 yılında LINE Webtoon'u yarattı.Dal 2003 Daum ha creato un motore di ricerca per webtoon, seguito nel 2004 da Naver.
Beni tekrar arama.Не звони мне больше.
Beni bir daha arama.Не звони мне больше.
Daha etkili bir yol aramalıyız.Мы должны искать эффективное средство.
Henüz Tom'u aramadım.Я пока не звонил Тому.
Tom'u araman gerektiğini sanmıyorum.Не думаю, что ты должен звонить Тому.
Tom yeni bir iş aramaya başladı.Том начал искать новую работу.
Tom'u aramanı istiyorum.Я хочу, чтобы ты позвонил Тому.
Polisi arama.Не вызывай полицию.
Tom Mary'yi aramak istedi.Том хотел позвонить Мэри.