Ardından kendisini aramamasını yineliyor.Elle lui dit de ne plus pleurer sur lui-même.
Ülkenin her yerinde onu aramaktadır.Il la fait rechercher dans toute l'Égypte.
"Sürekli mutluluk aramak aptallıktır".C'est épuisant de travailler continuellement dans la chicane».
Sanat sürekli aramak ve değişmek demektir.Le métier change et évolue.
Yiyecek aramak için dolaşırlar, ancak kaynağı bulduklarında ona yakın yerleşirler ve hareketleri azalır.En descendant, ils trouvent un verger abandonné par un moine, s'y établissent et mangent leurs lamas.
Lincoln polis merkezinde Sara'yı aramaktadır.Lincoln va se renseigner pour savoir si Sara est encore au poste de police.
Grup, bir sonraki sabah Sophia'yı aramaya devam eder.La police arrête Percy le lendemain matin.
Naver, Güney Kore merkezli popüler arama motoru ve web portalıdır.Rambler est un portail web et moteur de recherche très populaire en Russie.
Bütün aramalara rağmen bulunamaz.Il reste introuvable malgré les recherches.
Mars'ta yaşam kanıtı aramak.Il en déduisit l’absence de vie sur Mars.
BANA, adres arama eklendi.L'adresse électronique est ajoutée à la liste.
Ama acaba baryon kökenli karanlık maddeyi nerede aramamız gerekiyor?Peut-être faut-il rechercher la cause dans le voisinage de l'abbé de Marolles.
Bu açıklama, aramada daha fazla ilgili kaynağa ulaşmayı önemli ölçüde artıracaktır.Ce mensonge sert à obtenir des moyens de recherche supplémentaires.
Daniel, tüm bunların arasında iş aramaya da başlar.David commence à y travailler.
Gerdanlığını aramak için geri döndü.Il y poursuit sa quête de rédemption.
Kapısı çarpı işaretli evi aramaktadırlar.On note le cadre de la porte à refends.
Sawyer onu aramaya koyulur.Grover est chargé de le retrouver.
Kimyasal maddeler üzerine veri depolama ve arama.Ne pas fumer., sur les étiquettes de produits chimiques.
Annesi, babasını aramak üzere büyükbabasının yanına gitti, fakat babasının ailesi onlarla hiç ilgilenmedi.Ses parents viennent le rechercher et son père ne lui a pas parlé de tout le trajet.
Pek çok kişi buraya altın aramaya gelmişti.De nombreuses personnes viennent y chercher de l’eau.
Kuvvet ve yıkım aramasında kötü bir melek Digimonun enkazı.Jugement et châtiment des anges impies.
Han Solo ve Chewbacca onu aramaya giderler.Ce qui n'est pas sans rappeler Han Solo et Chewbacca.
Arama artık mesajların gövdesini içerir.L'entête est suivi du corps du message.
Ayrıca arama motoru algoritmaları üzerine başarılı çalışmalar yapmıştır.Les tests à haute altitude sur les cœurs des moteurs avaient été effectués avec succès.
DuckDuckGo kişisel gizliliğe önem veren bir arama motorudur.Il utilise DuckDuckGo comme moteur de recherche par défaut.
RateBeer arama sonuçları ^ "Carson Brewing Company".Les marques de Carling sont aujourd'hui détenues par la Molson Coors Brewing Company.
Ev aramaları da pek sonuç vermemişti.Leurs recherches ne menèrent à rien.
Adanın valisi Yusuf Paşa arama emri verdiyse de birkaç gün süren çabalar sonuç vermedi.Le gouverneur de l'île, Yousouf Pacha, lance des recherches, qui restent vaines plusieurs jours.
Bu arada Vica, Tet'le birlikte Jack'i aramaktadır.Au même moment, Alberta continue d'interroger Jack.
Sonraki süreçte Batı Avustralya'ya altın aramaya gitti.Un an plus tard, un voyage d'extraction d'or en Australie.
1998 senesinde grubun vokali Mark Wakefield'ın gruptan ayrılması üzerine grup yeni bir vokal aramaya başladı.En 2003, l'arrivée d'un nouvel entraîneur natif de la région en Richard Martel suscite un intérêt grandissant.
Tim kaptanı olarak yerine geçecek birini aramaktadır.Il demande à Tag de prendre sa place de capitaine.
Doktor'u aramaya başlar.Elle demande au docteur d'aller les chercher.
Büro, onları bütün New York'ta aramaktadır.Il les réenregistre avec son nouveau groupe à New York.
Bununla birlikte toprakların dar oluşu halkı başka geçim kaynakları aramaya yöneltmiştir.Pendant ce temps, les parents tentent de collecter des fonds pour une autre tentative d'évasion.
Üstelik bu tecavüz sonucu doğan sakat çocuğunun babasını da aramaktadır.Il faut mentionner aussi le flash-forward du suicide du père.
Bing, Google ve Yahoo ile birlikte arama seçeneğidir.L'utilisateur sera en mesure de choisir entre le moteur de recherche Google et celui de Yahoo.
Anahtarlarımı aramama yardım eder misin?¿Me ayudas a buscar mis llaves?
Seni daha sonra aramak zorunda kalacağım.Tendré que llamarte más tarde.
Dün gece seni aramaya çalıştım, fakat cevap vermedin.Intenté llamarte anoche pero no contestaste.
Ben bir daire aramakla meşgulüm.Yo estoy ocupado buscando un apartamento.
Doktoru aramalıyız.Deberíamos llamar al médico.
Tom aramalıydı.Tom debería haber llamado.
Tom bir iş aramak zorundadır.Tom tiene que buscar un trabajo.
Ben bugün onu aramayı unuttum.Hoy me he olvidado de llamarle.
Beni tekrar aramayı unutma.No te olvides de volver a llamarme.
Sanırım bir doktor aramamın zamanıdır.Creo que es hora de que llame a un médico.
O, doğum gününde annesini aramayı asla unutmaz.Nunca se olvida de llamar a su madre por su cumpleaños.
Tom'u aramayı unutma.No te olvides de llamar a Tom.
Geçen akşam neden beni aramadın?¿Por qué no me llamaste ayer por la tarde?
Onu aramayacak kadar akıllı olmalıydım.Debería haber sido lo suficientemente inteligente para no llamarle.
Mutluluğu aramak seni sadece mutsuz eder.Buscar la felicidad solo te hace infeliz.
Beni arama.¡No me llames!
Onu şimdi arama.No le llames ahora.
Beni tekrar arama.No me vuelvas a llamar.
Tom'u aramalıyız.Deberíamos llamar a Tom.
Beni aramadın.No me llamaste.
Tom'u aramanı istiyorum.Quiero que llames a Tom.
Bence Tom'u aramalıyız.Creo que deberíamos llamar a Tom.
Sanırım Polisi aramalıyız.Creo que deberíamos llamar a la policía.