Kader iki kişinin birbirini aramadan bulmasıdır.Fate is that two people find each other without any searching.
Tom aramalarını cevaplamıyor.Tom isn't answering his calls.
Tom Mary'yi aramak için gitmeye karar verdi.Tom decided to go look for Mary.
Sanırım belki Tom'u aramalısın.I think perhaps you should call Tom.
Beni her zaman aramaktan çekinme.Feel free to call me anytime.
Tom, kız arkadaşı onu henüz geri aramadığı için hayal kırıklığına uğradı.Tom is frustrated that his girlfriend hasn't yet called him back.
Onu şimdi telefonda aramayın.Don't call him on the telephone now.
Aramalarımı taramaya başladım.I've started screening my calls.
Tom Mary'nin polisi aramasını istedi.Tom asked Mary to call the police.
Tom'u aramaya çalıştığımda bir meşgul sinyali alıyorum.I get a busy signal when I try to call Tom.
Tom sonunda büyükannesini aramak için zaman ayırdı. Onun öldüğü ortaya çıktı.Tom finally got around to calling his grandmother. It turned out she was dead.
Sanırım belki de polisi aramalısın.I think perhaps you should call the police.
Tom bir iş aramaya başladı.Tom has begun to look for a job.
Şu anda onu aramamız için zamanımız yok.We don't have time to look for that right now.
Erkek kardeşim Marko'yu aramayı unuttum.I've forgotten to call brother Marko.
Hiç kimse sizi aramadı.No one called for you!
Arama operasyonları hala devam ediyor.Search operations are still underway.
Herkes cevap aramaya devam ediyor.Everybody keeps looking for answers.
Tom hemen Mary'yi aramaya çalıştı.Tom immediately tried to call Mary.
Bu aramayı bekliyordum.I've been waiting for this call.
Tom Mary'yi aramaya gitmedi.Tom didn't go looking for Mary.
Onlar benim aramamı bekliyorlar.They're waiting for my call.
Onlar beni aramaya gelecekler.They'll come looking for me.
Buraya adalet aramak için geldim.I came here seeking justice.
Aramayı yapan Tom'du.It was Tom who made the call.
Tom aramalarımıza geri dönmedi.Tom didn't return our calls.
Tom, Mary'yi aramaya karar verdi.Tom decided to call Mary.
O aramayı yapamam.I can't make that call.
Tom 911'i aramadı.Tom didn't call 911.
Hemen beni aramanız gerekiyor.You need to call me immediately.
Hemen Tom'u aramalısın.You need to call Tom immediately.
Hemen Tom'u araman gerekiyor.You need to call Tom immediately.
Tom'u görürseniz, lütfen ona beni aramasını söyleyin.If you see Tom, please tell him to call me.
Niçin beni aramadın?How come you didn't call me?
Hemen Tom'u aramalıyız.We should call Tom immediately.
Dün Tom'u aramaya niyet etmiştim.I had intended to call Tom yesterday.
Tom evi aramaya başladı.Tom began to search the house.
Tom'u aramaya hazırlanıyordum.I was just about to call Tom.
Beni aramadı bile.He didn't even call me.
Jim'i aramak için kasabanın her yanını araçla dolaştım.I drove all around town to look for Jim.
Bu gece beni aramaya söz veriyor musun?Do you promise to call me tonight?
Jamal'i aramayı başarabildin mi?Did you manage to call Jamal?
Beni hiç aramayacağını sandım.I thought you would never call me.
Güvenlik görevlisini aramam gerek.I need to call the security guard.
Güvenlik görevlisini aramam lazım.I need to call the security guard.
Tom'u aramayı başarabildin mi?Did you manage to call Tom?
Polisi aramamız grektiğini düşünmüyor musun?Don't you think we should call the police?
O idiot beni aramaya geldi.That idiot came looking for me.
O aptal beni aramaya geldi.That idiot came looking for me.
"Onu aramam gerekir mi?" "Evet, sanırım onu araman gerekir.""Should I call him?" "Yes, I do think you should call him."
Fadıl parayı aramaya Leyla'yı gönderdi.Fadil sent Layla to look for the money.
O, Fadıl'ın başka bir baba figürü aramasına yol açtı.That led Fadil to look for another father figure.
Polis, Fadıl'ı aramaya geldi.Police came looking for Fadil.
Her şeyin altında bir bit yeniği aramamalısın.You shouldn't take anything for granted.
Uluslararası ilişkilerde bir kariyer aramayı umuyordu.He hoped to pursue a career in international relations.
Muhafızlar üst araması yaptı.The guards performed a body cavity search.
Elbiseleri çıkararak yapılan aramalar aşağılayıcı ve insanlıktan düşürücüdür.Strip searches are degrading and dehumanizing.
Fadıl, öldürüldüğü gün çok sayıda arama yaptı.Fadil made numerous calls on the day he was murdered.
Fadıl, Leyla'yı aramak için başka bir numara kullandı.Fadil used another number to call Layla.
Fadıl, Leyla'nın kendisini aramasını bekliyordu.Fadil was waiting for Layla to call him.