Ben Tom'u aramaya karar verdim.I decided to call Tom.
Tom'u şimdi arama.Don't call Tom now.
Biz başka seçenekler aramalıyız.We need to look for other options.
Su o kadar bulanıktı ki polis dalgıçlar vücudu dokunarak aramak zorunda kaldı.The water was so murky that the police divers had to search for the body by feel.
Tom'un iki buçuk gibi araması lazımdı.Tom was supposed to call around 2:30.
Tom'un 2.30 civarı araması gerekiyordu.Tom was supposed to call around 2:30.
Seni aramaya gitmek üzereydim.I was about to go look for you.
Neyi aramalıyım?What should I look for?
Neyi aramamız gerekiyor?What do we need to look for?
Özlemini çektiğim mutluluğu aramaya hakkım yok muydu?Didn't I have a right to seek the happiness I longed for?
Hasret kaldığım saadeti aramak hakkım değil miydi?Didn't I have a right to seek the happiness I longed for?
Tom'un bizi aramadığını umut ediyorum.I hope Tom isn't looking for us.
O beni aramaya söz verdi.She promised to give me a phone call.
Sen yardım aramalısın.You need to seek help.
Biyologlar balina aramaları kaydetmek için bir hidrofon kullandı.The biologists used a hydrophone to record whale calls.
Dün gece polisi aramak zorunda kaldık.Last night, we had to call the police.
Ben ofisteyken beni arama.Don't call me when I'm at the office.
Sen her zaman aramadığın bir şey buluyorsun.You always find something you're not looking for.
Google'ın arama sonuçları, genellikle Yahoo'nunkilerden daha yararlıdır.Google's search results are usually more useful than those of Yahoo's.
Tom yardım için aramaya çalıştı.Tom tried to call for help.
Tom polisi aramaya karar verdi.Tom decided to call the police.
Yardım aramaya gidebilir misin?Can you go look for help?
Sana beni aramanı söyledim.I told you to call me.
Keşke beni her zaman aramasan.I wish you didn't call me all the time.
Ben şimdi evi aramanı istiyorum.I want you to call home now.
Bizim bir arama iznimiz var.We have a search warrant.
Sevilmeyen kimseyi arama.Don't look for the fly in the ointment.
Arama devam ediyor.The search continues.
Onlar okuldan sonra Tom'u aramaya gelecekler.They will come look for Tom after school.
Henüz Tom'u aramaya çalışmadım.I haven't tried to call Tom yet.
2.30'dan sonra Tom'u evde arama.Don't call Tom at home after 2:30.
Ben sadece annemi aramak istedim.I just wanted to call my mom.
Polis ayrıntılı aramaları üstlendi ama cesedini bulamadı.The police undertook exhaustive searches but failed to find the body.
Bela aramaya gidersen onu bulursun.If you go looking for trouble, you'll find it.
Tom'un seni geri aramasını isteyeyim mi?Shall I ask Tom to call you back?
Kimse seni aramak için gelmiyor.No one is coming to look for you.
Tom beni hiç aramadı.Tom never called me.
Tom beni asla telefonla aramadı.Tom has never called me.
Neredeydin? Biz polisi aramak üzereydik.Where have you been? We were just about to call the police.
Biz sadece polisi aramak üzereydik.We were just about to call the police.
Ben sadece 911'i aramak üzereydim.I was just about to call 911.
Biz bir arama görevi için buradaydık.We were here on a reconnaissance mission.
Anneni daha sık araman gerekir.You should call your mother more often.
Ebeveynlerimi aramam ve onlara akşam yemeği için geç kalacağımı söylemem gerekiyor.I need to call my parents and tell them I'll be late for dinner.
Beni araman gerekiyor.You need to call me.
Beni aramanı istiyorum.I need you to call me.
Tom bulununcaya kadar aramayı bırakmayacağız.We won't quit searching until Tom is found.
Biz seni aramak üzereydik.We were about to call you.
Teknik nedenlerle, şu anda arama özelliği devre dışıdır.Due to technical reasons, the search feature is currently disabled.
Belki de polisi aramalısın.Maybe you should call the police.
Gerçekten Tom'u araman gerekiyor.You really need to call Tom.
Ben yerel bir arama yapmak istiyorum.I want to make a local call.
Su tesisatımı tamir etmek için kimi aramalıyım?Who should I call to fix my plumbing?
Tom'u aramak için çok erken.It's too early to call Tom.
Tom Mary'i aramak için dışarı çıktı.Tom went out to look for Mary.
Tom, Mary'yi aramak için dışarı çıktı.Tom went out looking for Mary.
Onu aramak için saatler harcadım.We spent hours looking for it.
Tom bu akşam aramayacak.Tom won't call this evening.
Biz sadece seni aramak üzereydik.We were just about to call you.
Tom'u tekrar aramaya çalıştım.I tried to call Tom again.