Arama parkta başladı.The search began in the park.
Dan sürekli aramalarla Linda'yı rahatsız etti.Dan harassed Linda with continuous calls.
Dan evi aramaya başladı.Dan began to search the house.
En azından Tom'u aramamız gerekmiyor mu?Shouldn't we at least call Tom?
Tom'u aramak istermisin?Do you want to call Tom?
Tom'u aramayacak mısın?Aren't you going to call Tom?
Tom'u aramamız gerekmiyor mu?Shouldn't we call Tom?
Neden beni daha önce aramadın?Why didn't you call me sooner?
Oda servisini aramalı mıyız?Should we call room service?
Polisi aramamız gerekmiyor mu?Shouldn't you call the police?
Neden hemen polisi aramadın?Why not just call the police?
Polisi aramak kimin fikriydi?Whose idea was it to call the police?
Gerçekten şu an Tom'u aramak zorunda mısın?Do you really have to call Tom right now?
Nerede aramaya başlayacağız?Where do we start looking?
Aramamız gereken bir şey var mı?Is there anything we should be looking for?
Lütfen, Tom'un beni geri aramasını rica eder misin?Would you ask Tom to call me back, please?
Hiç aramayacaksın sandım.I thought you'd never call.
Seni aramalıyım.I should call you.
Tüm gün git-gel yapacağım için beni akşam yemeğinden sonra araman en uygunu.I'll be in and out all day, so it might be best if you call around after dinner.
Muplis Lojban cümleleri aramak için küçük bir araçtır.Muplis is a small tool for searching Lojban sentences.
Tom özür dilemek için Mary'yi asla aramadı.Tom never called Mary to apologize.
O, farklı bir kedi yavrusu aramaktan vazgeçti.She ended up looking for a different kitten.
Tom Mary'yi aramak niyetinde değildi.Tom didn't intend to call Mary.
Anneni aramanı tavsiye ederim.I recommend that you call your mother.
Tom polisi aramadı.Tom didn't call the police.
Bence yarı zamanlı bir iş aramak zorundasın.I think you have to look for a part-time job.
Ona beni aramasını rica eder misin?Could you ask her to call me?
Güvenlik timi arabada bomba araması yaptı.The security team checked the car for explosives.
Onu geri arama.Don't call him back.
Böyle pek uygunsuz saatlerde neden beni aramak zorundasın?Why must you call me at such ungodly hours?
Elçiliği aramam gerekiyor.I need to call the embassy.
Elçiliğimi aramak istiyorum.I would like to call my embassy.
Tom arayacağını söylediği gibi beni aramadı.Tom didn't ring me like he said he would.
Tom'u aramak için şehrin her yerinde bulundum.I've been all over town looking for Tom.
Acil bir durumda hangi numarayı aramam gerekir?In case of an emergency, what number should I call?
Tom, Mary'yi aramamızı önerdi.Tom suggested that we call Mary.
Hiç kimse polisi aramadı.No one called the police.
Ben kimi aramalıyım?Who should I call?
Tom hiç aramadı.Tom never called.
Onu ziyarete gitmeden önce Tom'u telefonla aramam gerekirdi.I should've phoned Tom before I went over to visit him.
Arama köpekleri kurbanın cesedinin yerini saptadı.Search dogs located the victim's body.
Yapman gereken ilk şey bir avukatı aramak.The first thing you should do is call a lawyer.
Bir randevu için dişçiyi aramalısın.You should call the dentist for an appointment.
Tom daha aramadı mı?Has Tom called yet?
Tom Mary'yi aramaya gitti.Tom went looking for Mary.
Tom Mary'yi aramaya devam etti.Tom kept calling Mary.
Lütfen 2.30'da bana Tom'u aramamı hatırlat.Please remind me to call Tom at 2:30.
Tom'u benim için aramanın bir sakıncası var mı?Would you mind calling Tom for me?
Tom yarın Mary'yi aramak zorunda.Tom has to call Mary tomorrow.
Tom dün gece beni aramadı.Tom didn't call me last night.
Tom'un beni aramasına gerek yok.Tom doesn't need to call me.
Tom henüz tekrar aramadı.Tom hasn't called back yet.
Bugün hiç kimse beni aramadı.No one has called me today.
Tom neden beni aramadı?Why hasn't Tom called me?
Tom bir avukat aramalı.Tom should call a lawyer.
Tom polisleri aramadı.Tom didn't call the cops.
Tom'u aramaya karar verdim.I've decided to call Tom.
Tom'u aramak için zahmet etmeyin.Don't bother to call Tom.
Tom'un Mary'yi aramasına izin verme.Don't let Tom call Mary.
Tom iş arama için dışarıda.Tom is out job hunting.