aralarından ile cümle

aralarından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Aralarından en akıllı ve en kurnazıdır.Mezi nimi byl nejtalentovanější a nejvlivnější.
Bir sonraki Papa'yı kendi aralarından seçerler.Poslední slovo bude mít papež.
Meydanda bulunan sütunlardan ilki aynı zamanda aralarından en eskisidir.Díky tomu patří zároveň mezi zóny nejbezpečnější.
Aralarından Trajan'ın en iyi generallerinden Lusius Quietus ve İmparator Macrinus çıkmıştır.De aici provine unul dintre cei mai buni generali ai lui Traian, Lusius Quietus și împăratul Macrinus.
Gladyatörler serbest kaldıklarında aralarından liderlerini seçerler.Călătorul temporal îi salvează, alegând un lider dintre ei.
Aralarından Trajan'ın en iyi generallerinden Lusius Quietus ve İmparator Macrinus çıkmıştır.Innen származott Traianus császár legjobb hadvezére, Quintus Lucius Quietus, és Macrinus császár.
Bir sonraki Papa'yı kendi aralarından seçerler.A három következő pápa neki köszönheti megválasztását.
Aralarından Trajan'ın en iyi generallerinden Lusius Quietus ve İmparator Macrinus çıkmıştır.En af Trajans bedste generaler, Lusius Quietus, stammede ligesom den senere kejser Macrinus fra området.
Bu arada Baron da aralarından çekilmiştir.Derudover var hertug af Asti.
Aralarından en güçlüsüdür.Den stærkeste af alle jætter.
Aralarından becerikli olanları da sarayın sürülerinden sorumlu yaptı.Slaggsteinsveggene er blant de best bevarte på Bærums Verk.
Bacak aralarından kafalarını çıkarıp etrafa bakarlarsa daha iyi olacaktır.Jadikanlah kedua matanya yang lebih baik dan lebih elok serta tajam penglihatannya.”
Komutanları kısa sürede büyük etki sahibi olmuş, aralarından 6. yüzyılda bir dizi imparator çıkmıştır.Komandan mereka segera memperoleh pengaruh besar dan melayani serangkaian kaisar pada abad ke-6.
Ben aralarından geçtim.Aku Hanya Mahu ke Seberang.
Gladyatörler serbest kaldıklarında aralarından liderlerini seçerler.Setelah berhasil kabur, para gladiator pelarian itu memilih pemimpin di antara mereka.
Denetim Kurulu üyeleri aralarından birini Denetim Kurulu Başkanı olarak seçer.Di antara pendukung ada yang duduk sebagai anggota pengurus.
Aralarından Bree adlı bir kız onlara teslim olur.Họ có thêm với nhau một người con gái tên là Brita.
Aralarından becerikli olanları da sarayın sürülerinden sorumlu yaptı.蓮華王院の諸像に善派の関与を指摘されるものがある。
Bu arada Baron da aralarından çekilmiştir.このため、あしゅら男爵とも仲が悪い。
Ben aralarından geçtim.間の抜けたところがある。
Bacak aralarından kafalarını çıkarıp etrafa bakarlarsa daha iyi olacaktır.牠們的眼睛相當大,方向往前,顯示牠們擁有相當好的立體視覺。
Aralarından çoğu Âhiret hayâtını bile düşünmezler.大部份的人不懂體諒甚至責備照顧者,這對於長期付出精力的照顧者不公平。
Aralarından Bree adlı bir kız onlara teslim olur.체사레는 그녀와의 사이에 딸 하나(루이사 보르자)를 두었다.
Aralarından en güçlüsüdür.היא החזקה ביותר מביניהן.
Ben aralarından geçtim.ביניהם הסיומת su.
Bu arada Baron da aralarından çekilmiştir.Губернаторът също се оттеглил в едно от тях.
Aralarından en güçlüsüdür.Той е най-силният от всички.
Bir sonraki Papa'yı kendi aralarından seçerler.O sudbini Poljaka još će drugi odlučivati.
Ben aralarından geçtim.Mezi námi obry.
Aralarından en kayda değerlerinden birisi Abdi İpekçi Arena’dır.Medzi ich neznámejšie tituly patrí séria hier Polda.
Komutanları kısa sürede büyük etki sahibi olmuş, aralarından 6. yüzyılda bir dizi imparator çıkmıştır.Njihovi poveljniki so kmalu dosegli velik vpliv in dali v 6. stoletju več cesarjev.
Aralarından güneş ışınları geçer.Sonce se prebija skozi njih.
Aralarından en güçlüsüdür.Įskaitomas greičiausias iš jų.
Ben aralarından geçtim.Tarp jų ir Skuodą.
60'ın çarpanlarını yazıp aralarından uygun olanı seçebiliriz.절대값의 차는 4가 되야 합니다 6과 10이 될 수 있어 보입니다 하지만 여기 있는 수를 다 해봅시다
Ama bazen de... ...aralarından su sızmıyor sanki.Αλλά αν το βλέπεις... Και σε κάποιες άλλες φορές, φαίνεται να τα πηγαίνουν καλά.
Ama bazen de... ...aralarından su sızmıyor sanki....لكن في احيان اخرى يكونان في وفاق تام
Ama Boston'ın tavan aralarından kablo çekmekten başlayarak,Dar trecerea de la câteva cabluri peste acoperișurile din Boston
Ama Boston'ın tavan aralarından kablo çekmekten başlayarak,Doch es ist wesentlich einfacher,
Ama Boston'ın tavan aralarından kablo çekmekten başlayarak,하지만 보스톤의 지붕위에 전선을 휙 던져놓은 것과는 달리
Ama Boston'ın tavan aralarından kablo çekmekten başlayarak,las comunicaciones mundiales.
Ama Boston'ın tavan aralarından kablo çekmekten başlayarak,אבל לעבור מלהעיף חוט מעל גגות בבוסטון
Ama Boston'ın tavan aralarından kablo çekmekten başlayarak,ولكن الإنتقال من قذف بعض الأسلاك عبر الأسطح في بوستن
Ama Boston'ın tavan aralarından kablo çekmekten başlayarak,数本のワイヤーをかけることから始まって 大西洋に何千マイルもの
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.Ale s troma chlapcami máte slušnú pravdepodobnosť, že aspoň jeden z nich sa nebude správať tak, ako by sa mal.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.De három fiú esetében elég nagy az esélye annak, hogy legalább egyikükkel nem nem nagyon bír az ember.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.그러나 남자 아이가 세 명이면, 적어도 그 중 한 명은 반드시 행해야하는대로 처신하지 않을 가능성이 상당히 많습니다.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.Maar met drie jongens heb je veel kans dat er minstens één gedrag vertoont dat niet helemaal naar behoren is.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.Но с три момчета, има голяма вероятност, че поне един от тях няма да се държи точно така, както би трябвало.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.אבל עם שלושה בנים, ישנו סיכוי סביר שלפחות אחד מהם לא יתנהג בדיוק כמצופה.
Ama evde üç oğlan olunca aralarından hiç değilse birinin istenen şekilde davranmaması ihtimali epeyce yüksek.少なくとも1人は 行儀よくせずに ぐずっているのです AV:期待と現実のギャップがどう生まれたのかお分かりでしょう
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Ale přijdouť dnové, a když odjat bude od nich ženich, tehdážť se budou postiti v těch dnech.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Ale prijdú dni, a keď bude odňatý od nich ženích, potom sa budú postiť v tých dňoch.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››De eljõnek a napok, és mikor a võlegény elvétetik õ tõlök, akkor majd bõjtölnek azokban a napokban.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Dias virão, porém, em que lhes será tirado o noivo; naqueles dias, sim hão de jejuar.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Es wird aber die Zeit kommen, daß der Bräutigam von ihnen genommen wird; dann werden sie fasten.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››그러나 그 날에 이르러 저희가 신랑을 빼앗기리니 그 날에는 금식할 것이니라
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Lecz przyjdą dni, gdy oblubieniec odjęty będzie od nich; tedy w one dni pościć będą.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Les jours viendront où l`époux leur sera enlevé, alors ils jeûneront en ces jours-là.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Maar er komt een dag dat de bruidegom gedood zal worden. Dan zullen ze niet willen eten."

İlgili Sayfalar