aralarından ile cümle

aralarından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
13
ORT. KELİME
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Men de dager skal komme da brudgommen blir tatt fra dem; da skal de faste, i de dager.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Men der skal komme Dage, da Brudgommen bliver tagen fra dem; da skulle de faste i de Dage."
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Men en annan tid skall komma, och då, när brudgummen tages ifrån dem, då, på den tiden, skola de fasta.» --
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Mutta päivät tulevat, jolloin ylkä otetaan heiltä pois, ja silloin, niinä päivinä, he paastoavat."
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Pero vendrán días cuando el novio les será quitado. Entonces, en aquellos días ayunarán
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Pridejo pa dnevi, in ko se jim ženin odvzame, tedaj se bodo postili, v tistih dnevih.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Song đến ngày nào chàng rể phải đem đi khỏi họ , thì trong những ngày ấy họ mới kiêng ăn vậy .
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Song đến ngày nào chàng rể phải đem đi khỏi họ, thì trong những ngày ấy họ mới kiêng ăn vậy.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Tetapi akan tiba saatnya pengantin laki-laki itu diambil dari mereka. Pada waktu itulah mereka akan berpuasa.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Verranno però i giorni in cui lo sposo sarà strappato da loro; allora, in quei giorni, digiuneranno»
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Vor veni zile cînd va fi luat mirele dela ei; atunci vor posti în acele zile.``
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››θελουσιν ομως ελθει ημεραι, οταν αφαιρεθη απ' αυτων ο νυμφιος τοτε θελουσι νηστευει εν εκειναις ταις ημεραις.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Но придут дни, когда отнимется у них жених, и тогда будут поститься в те дни.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Прийдуть же днї, що візьмуть жениха від них, тоді постити муть у ті дні.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››Ще дойдат, обаче дни, когато младоженецът ще се отнеме от тях; тогава, през ония дни, ще постят.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››ואולם ימים באים ולקח מאתם החתן אז יצומו בימים ההמה׃
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››ولكن ستأتي ايام حين يرفع العريس عنهم فحينئذ يصومون في تلك الايام.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››但 日 子 將 到 、 新 郎 要 離 開 他 們 、 那 日 他 們 就 要 禁 食 了
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o günler oruç tutacaklar.››但 日子 將到 、 新郎 要 離開 他 們 、 那日 他 們 就 要 禁食 了
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Ale přijdouť dnové, když od nich odjat bude Ženich, a tehdáž se budou postiti v těch dnech.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Ale prijdú dni, keď bude vzatý od nich ženích, a vtedy sa budú postiť, v ten deň.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Ale przyjdą dni, gdy od nich odjęty będzie oblubieniec, a tedy będą pościć w one dni.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.De jõnek majd napok, a mikor elvétetik tõlük a võlegény, és akkor bõjtölni fognak azokon a napokon.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.dias virão, porém, em que lhes será tirado o noivo; nesses dias, sim hão de jejuar.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Es wird aber die Zeit kommen, daß der Bräutigam von ihnen genommen wird; dann werden sie fasten.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.그러나 신랑을 빼앗길 날이 이르리니 그 날에는 금식할 것이니라
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Les jours viendront où l`époux leur sera enlevé, et alors ils jeûneront en ce jour-là.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Maar er komt een tijd dat Hij er niet meer is. Dan zullen zij hun eten laten staan.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Ma verranno i giorni in cui sarà loro tolto lo sposo e allora digiuneranno
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Men de dager skal komme da brudgommen blir tatt fra dem, og da skal de faste, på den dag.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Men den tid skall komma, då brudgummen tages ifrån dem, och då, på den tiden, skola de fasta. --
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Men der skal komme Dage, da Brudgommen bliver tagen fra dem, da skulle de faste på den Dag.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Mutta päivät tulevat, jolloin ylkä otetaan heiltä pois, ja silloin, sinä päivänä, he paastoavat.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Pero vendrán días cuando el novio les será quitado. Entonces, en aquel día ayunarán
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Pridejo pa dnevi, ko se jim odvzame ženin; in tedaj se bodo postili tisti dan.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Song tới kỳ chàng rể phải đem đi khỏi họ , trong ngày đó họ sẽ kiêng ăn .
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Song tới kỳ chàng rể phải đem đi khỏi họ, trong ngày đó họ sẽ kiêng ăn.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Vor veni zile, cînd va fi luat mirele dela ei, şi atunci vor posti în ziua aceea.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.но придут дни, когда отнимется у них жених, и тогда будут поститься в те дни.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Прийдуть же дні, коли візьметься від них жених, і тоді постити муть в ті дні.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.Ще дойдат, обаче, дни, когато младоженецът ще се отнеме от тях, и тогава, през ония дни, ще постят.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.הנה ימים באים ולקח מאתם החתן ואז יצומו בימים ההם׃
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.ولكن ستأتي ايام حين يرفع العريس عنهم فحينئذ يصومون في تلك الايام.
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.但 日 子 將 到 、 新 郎 要 離 開 他 們 、 那 日 他 們 就 要 禁 食
Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar.但 日子 將到 、 新郎 要 離開 他 們 、 那日 他 們就要 禁食
Ancak aralarından hangisini seçiyor olmalıyız?Ale který z nich si vybereme?
Ancak aralarından hangisini seçiyor olmalıyız?Ale który z nich wybrać?
Ancak aralarından hangisini seçiyor olmalıyız?그런데 이 점들 중 무엇을 선택해야 할까요?
Ancak aralarından hangisini seçiyor olmalıyız?Але які з них ми вибираємо?
Ancak aralarından hangisini seçiyor olmalıyız?Но кой от тези да изберем?
Aralarından 11 kişi Meclis Başkanının talimatı üzerine dışarı çıkarıldı ve değişiklikler onaylandı.Президент совета распорядился, чтобы одиннадцать из них ушли, и изменения были приняты.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.저는 찰리 중대를 골랐습니다. 172 독립보병여단의 3중대였죠. 이들은 산악 보병 부대였습니다. 두 가지 이유에서 찰리 중대를 선택했습니다.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.Ich wählte eine Einheit -- Charlie Company, Dritte der 172ten, das sind Gebirgsjäger -- aus zwei Gründen.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.Ik koos een eenheid -- Charlie Company, Derde van het 172ste, berginfanterie -- om twee redenen.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.Yo elegí la Compañia Charlie, Tercera de la 172º... de la Infantería de montaña, por dos motivos.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.Избрах една част... група "Чарли", трета от 172-ра, те са планинска пехота... по две причини.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.Я выбрала роту "Чарли", третью по счету в 172-ом полку, горных пехотинцев, и я выбрала их по двум причинам.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.בחרתי את פלוגה ג', השלישית בגדוד 172, יחידת חי"ר הררי - משתי סיבות.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.اخترت وحدة -- شارلي , الثالثة من 172 , انهم مشاة الجبل -- لسببين .
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.山岳歩兵隊です その理由とは 1つ目は歩兵隊であること

İlgili Sayfalar