Arada bir torunumu görmeye gelirsen, sakıncası olmaz.Αν θες να έρχεσαι να βλέπεις και το εγγόνι μου, δεν θα είχα πρόβλημα.
Arada bir torunumu görmeye gelirsen, sakıncası olmaz.Если будешь изредка приходить к моему внуку, тогда можно.
Arada bir ... ziyaret edeceğim.En dus, zet uw vragen erop. Als je dezelfde vraag hebt, stuur het door, dat geeft het wat aandacht.
Arada bir ... ziyaret edeceğim.Przede wszystkim dlatego, że ja mogę także łatwo popełnić błąd, prawda?
Arada bir ... ziyaret edeceğim.Utilizaţi forumuri.
Arada bir ziyarete gel, tamam mı?Faz uma visita de vez em quando, sim?
Arada bir ziyarete gel, tamam mı?Kom herhen og sig hej.
Arada bir ziyarete gel, tamam mı?Kom och hälsa på nån gång.
Arada bir ziyarete gel, tamam mı?Pásate de vez en cuando.
Arada bir ziyarete gel, tamam mı?Torna a trovarci ogni tanto, okay?
Arada bir ziyarete gel, tamam mı?Tule aina joskus käymään.
Arada bir ziyarete gel, tamam mı?Wpadaj co jakiś czas.
Arada bir ziyarete gel, tamam mı?Να έρχεσαι να μας βλέπεις πού και πού, εντάξει;
Arada bir ziyarete gel, tamam mı?Заходи время от времени, хорошо?
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.Be', io dico sempre che è importante essere bravi, ma ogni tanto è bello essere fortunati.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.Ich sage immer, es ist wichtig, intelligent zu sein, aber hin und wieder ist es auch gut, Glück zu haben.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.Ik zeg altijd dat het belangrijk is om slim te zijn, maar af en toe is het goed om geluk te hebben.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.Inteligencja jest ważna, ale czasami przydaje się szczęście.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.Întotdeauna am spus că este important să fii isteţ, dar din când în când e bine să fii şi norocos.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.제가 늘 하는 말이지만, 똑똑한 것이 중요해도 때때로 운이 좋은 것도 좋습니다.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.Mindig azt mondom, hogy nem rossz, ha okosak vagyunk, de néha nem árt egy kis szerencse sem.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.Vâng, tôi luôn cho rằng quan trọng nhất là bạn phải thông minh, nhưng đôi khi may mắn cũng là điều hay.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.Vždycky říkávám, že je důležité být chytrý, ale občas se hodí mít i štěstí.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.Е, аз винаги казвам, че е важно да си умен, но от време на време е хубаво и да си късметлия.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.Я всегда говорю, важно быть умным, но в какой-то момент хорошо оказаться удачливым.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.אני תמיד אומר שחשוב להיות חכם, אבל מידי פעם טוב שיש מזל.
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.حسنا، أنا دائماً أقول أنه من المهم أن تكون ذكياً و لكن من المفيد من وقت لآخر أن تكون محظوظاً أيضاً
Aslında, akıllı olmanın her zaman önemli olduğunu söylerim, ama arada bir de şanslı olmak güzel.時にはツキも味方します まさにツキがありました 火星では時折
Ben Philips'teyken açıp kapatılan değil de arada bir şey olan bir teknoloji fikrini tartıştık.제가 필립스에서 일할때 우리는 어떤 장비가 온 또는 오프된 상태에 있는 테크노놀로지가 아닌 "어쩌면 테크놀로지"라는 아이디어를 의논했었죠.
Ben Philips'teyken açıp kapatılan değil de arada bir şey olan bir teknoloji fikrini tartıştık.Podczas pracy w Philipsie rozważaliśmy pomysł "może technologii", czegoś pomiędzy "włącz - wyłącz".
Ben Philips'teyken açıp kapatılan değil de arada bir şey olan bir teknoloji fikrini tartıştık.כשהייתי בפיליפס, דנו ברעיון הזה של אולי טכנולוגיה, משהו שלא היה דלוק או מכובה, אלt בינהם.
Ben Philips'teyken açıp kapatılan değil de arada bir şey olan bir teknoloji fikrini tartıştık.オン・オフの中間というアイディアの議論をしました ガスや液体という形をとるかもしれません
BF: Yeter! Arada bir televizyonu kapamalısın.BF : 좋아! 자네 TV 좀 적당히 보라구.
BF: Yeter! Arada bir televizyonu kapamalısın.DH: やるよ やるって
BF: Yeter! Arada bir televizyonu kapamalısın.Trebuie să mai oprești televizorul din când în când.
BF: Yeter! Arada bir televizyonu kapamalısın.בארי:אוקי! אתם חיביים להדליק את הטלויזיה מפעם לפעם.
BF: Yeter! Arada bir televizyonu kapamalısın.باري فريدمان : هلا صمت قليلا .. !
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varAr trebui să găsim şi gena pentru tulburarea bipolară; există o relaţie.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varChúng tôi phải tìm ra gen liên quan đến chứng tâm thần bi-polar; tôi đã tìm ra một mối liên hệ.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varDebemos ser capaces de encontrar el gen para el trastorno bipolar; hay una relación.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varDevemos ser capazes de encontrar o gene para a bipolaridade; existe uma relação.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varDobbiamo riuscire a trovare il gene per il disturbo bipolare: c'è una relazione.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varKami harus bisa menemukan gen untuk bipolar; ada hubungannya.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı var우리는 쌍극성 장애에 관련된 유전자도 찾아낼 수 있을 것입니다. 관련성이 있기 때문이죠.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varMeg kellene találnunk a mániás depresszió génjét; van köztük összefüggés.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varMěli bychom být schopni najít gen bipolarity, je tam nějaký vztah.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varNous devrions pouvoir trouver le gène de la bipolarité ; il y a un rapport.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varPowinniśmy niedługo odkryć gen choroby dwubiegunowej; występuje tam pokrewieństwo.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varVi bør være i stand til at finde genet for bipolar lidelse; der er et forhold.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varWe zullen waarschijnlijk het gen voor manische depressie vinden, er is een relatie.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varWir sollten bald auch fähig sein, das Gen für bipolare Störungen herauszufinden, es gibt da eine Verbindung.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varΜάλλον θα μπορέσουμε να βρούμε το γονίδιο για τη διπολική διαταραχή, υπάρχει μια σχέση.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varМы обязаны найти ген маниакально-депрессивного синдрома; там есть взаимосвязь.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varНие трябва да сме в състояние да отрием гена за двустранно пишещи, има връзка.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varהתחייבנו למצוא את הגנים להפרעה דו-קוטבית, ויש קשר.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varسوف نكون قادرين على إيجاد الجين المسؤول عن الأمراض ثنائية القطب؛ يوجد رابط.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varはっきりとした傾向があるはずです もし費用が足りれば、全て今年発見できるでしょう
Bir sürü numaram var, bu da size arada bir yalan söylemek zorunda olduğum anlamına geliyor.Folosesc multe trucuri, ceea ce înseamnă că, uneori, trebuie să vă mint.
Bir sürü numaram var, bu da size arada bir yalan söylemek zorunda olduğum anlamına geliyor.Ich verwende viele Tricks, was bedeutet, dass ich Sie manchmal anlügen muss.
Bir sürü numaram var, bu da size arada bir yalan söylemek zorunda olduğum anlamına geliyor.Ik gebruik vele trucs, en dus moet ik soms tegen jullie liegen.