Bu arada bir siyasi partiye girip çalışır.その間、政治の世界に入る。
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.ところが疫病が流行り、多くの人々も亡くなった。
Bu arada bir kısım bitkiler çok fazla yayılma olanaklarına sahip iken, bir kısmı bundan yoksundur.また果実は数個の種子を含み、その間のくびれがあまり大きくない。
Bu arada bir özel durumdan da söz edilmiştir.これについては本人も特殊なケースと表現している。
Daha sonra mimarlık eğitimi alan sanatçı, bu arada bir fabrikatör ile evlendi.しばらくの間モーター工場で働き、後に教師と結婚。
Arada bir soru da sorarlar, fakat genelde konuşmazlar.濤等不貳其過,皆勿有所問。
Arada bir tahta kaşıkla karıştırılır.偶爾會跟樹樹一起做咖喱。
Arada bir köprü bulunmaktadır.有時會有地下室。
Bu arada bir yetişkin dergisinin kapak kızı olmayı başardı.성인 잡지에 나오는 여성 모델을 실물로 만들기 위해 제작되었다.
Bu arada bir veba salgının patlak vermesi çok büyük kayıplara sebep oldu.동시에 들고양이도 전염병을 옮긴다는 이유로 대부분 잡아서 소탕했다.
O arada bir yangın başlar.תוך זמן קצר החלה שריפה.
Bu arada bir siyasi partiye girip çalışır.במקביל נכנס לפעילות פוליטית.
Bu arada bir özel durumdan da söz edilmiştir.כמו כן הופיעה גם באירועים פרטיים.
Bu arada, bir başka cephe açılmıştı.בהמשך נפתחו מחלקות נוספות.
Arada bir köprü bulunmaktadır.Понякога те имат и основа.
Arada bir tahta kaşıkla karıştırılır.Постоянно се бърка с дървена лъжица.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.Възниква епидемия от чума и голяма част от населението умира.
Ayrıca arada bir tereyağı fırlatır.Ponekad izlaze i cijeli mjehurići mole.
O arada bir yangın başlar.Začalo sa tu dariť požiarom.
Bu arada bir reklam ajansı için çizimler yapıyordu.Popri zamestnaní podnikal a robil reklamného manažéra.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.Nastala je kuga, druge bolezni, za katerimi je pomrlo nešteto ljudi.
Bu arada bir siyasi partiye girip çalışır.Nato odide v politični boj.
Ayrıca arada bir tereyağı fırlatır.Občasno se posladka tudi z jagodami.
Bu arada bir reklam ajansı için çizimler yapıyordu.Poklicno se je ukvarjal s publicistiko.
Arada bir köprü bulunmaktadır.Kartais būna tarpinė skiltis.
Mutlaka arada bir paravan kullanılır.Kartais naudojamos lesiruotės.
Daha sonra arada bir mezarlıklara gidilip dua edilir.Melioracijos metu suartos ir pakraštyje buvusios kapinės.
Bu arada bir yıl da Fransız Katolik Mektebi'ne devam etti.Samal aastal tegutses ta mõnda aega ka Aizpute frantsisklaskloostris.
Aa, özür dilerim, ben... Oh, yok problem değil. Arada bir böyle yaparlar, değil mi tatlım?Oh non, vous feriez vraiment des miracles si vous arriviez à le faire sourire, celui-là...
Ama arada birAle bywa i tak, jak mówił Dwight Eisenhower,
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Ale jednou za čas, velmi vzácně, se něco stalo, a jeden z účinkujících se stal nadpozemským.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Ale vždy raz za čas, veľmi zriedka, sa niečo stalo, a jeden z účinkujúcich sa stal akoby nadprirodzeným.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Dar uneori, foarte rar, ceva se intampla, si unul dintre interpreti iesea cu adevarat din comun.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.De egyszer csak, nagyon ritkán, történik valami, és az egyik táncos megváltozik, transzba esik.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Jednak czasami, bardzo rzadko, zdarzało się, że jeden z tancerzy nagle się przeistaczał.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.그런데 아주 가끔가다, 어쩌다 한번, 신기한 일이 생기곤 했었는데 그것은 춤추는 댄서중 한명이 초월 상태로 들어간다는 것입니다.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Maar soms, heel soms, gebeurde er echter iets bijzonders. Een van die dansers werd dan transcendent.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Mais parfois, très rarement, il se passait quelque chose, et l'un de ces artistes atteignait la transcendance.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Ma ogni tanto, raramente, qualcosa succedeva, e uno di questi artisti diventava in realtà trascendente.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Mas às vezes, muito raramente, algo acontecia, e um dos artistas acabava por se transcender.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Men engang i mellem, meget sjældent, skete der noget og en af disse performere blev faktisk transcendente.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Men någon gång ibland hände något. En av dansarna kunde bli övermänsklig.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Mutta aina silloin tällöin, hyvin harvoin, jotakin tapahtui ja joku esiintyjistä muuttui yliluonnolliseksi.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Pero de vez en cuando, muy raramente, algo pasaba, y uno de estos interpretes se volvería trascendente.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Tapi sesekali, sangat jarang, sesuatu yang lain terjadi, dan salah satu penari itu akan mengalami transendensi
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Κάθε τόσο όμως, πολύ σπάνια, κάτι γινόταν και κάποιος από τους καλλιτέχνες αυτούς γινόταν όντως υπερφυσικός.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Но от време на време, много рядко, се случвало нещо и някой от изпълнителите изпадал в транс.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.אבל מדי פעם, לעתים נדירות מאוד, קרה משהו, ואחד מהמופיעים היה ממש מתעלה על עצמו.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.لكن في حالات نادرة للغاية، سيحدث شئ، وأحد أؤلئك العازفين سيصبح في الواقع فائق.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.踊り手が 一線を越えることがある 何の話か お分かりですよね
Ama arada birDoch wie Dwight Eisenhower sagte:
Ama arada bir Dwight Eisenhower'ın dediği gibi bazı problemleri çözmenin yolu onu büyütmekten geçer.Dar câteodată, cum spunea Dwight Eisenhower, problema se rezolvă privind-o în ansamblu.
Ama arada bir Dwight Eisenhower'ın dediği gibi bazı problemleri çözmenin yolu onu büyütmekten geçer.Jak však poznamenal Dwight Eisenhower, jednou za čas vyřešíme problém tím, že ho zvětšíme.
Ama arada bir Dwight Eisenhower'ın dediği gibi bazı problemleri çözmenin yolu onu büyütmekten geçer.Ma di tanto in tanto, come diceva Dwight Eisenhower per risolvere il problema bisogna renderlo più grande.
Ama arada bir Dwight Eisenhower'ın dediği gibi bazı problemleri çözmenin yolu onu büyütmekten geçer.Nhưng thỉnh thoảng, như cựu tổng thống Dwight Eisenhower có nói, cách để giải quyết một vấn đề
Ama arada bir Dwight Eisenhower'ın dediği gibi bazı problemleri çözmenin yolu onu büyütmekten geçer.Αλλά πότε-πότε όπως είπε ο Ντουάιτ Αϊζενχάουερ, ο τρόπος για να λύσεις ένα πρόβλημα είναι να το διογκώσεις.
Ama arada bir Dwight Eisenhower'ın dediği gibi bazı problemleri çözmenin yolu onu büyütmekten geçer.Але інколи трапляється, як говорив Двайт Ейзенгауер, що єдиним засобом розв'язати проблему є збільшити її.
Ama arada bir Dwight Eisenhower'ın dediği gibi bazı problemleri çözmenin yolu onu büyütmekten geçer.Но время от времени, как сказал Дуайт Эйзенхауэр, чтобы решить задачу, её надо укрупнить.
Ama arada bir Dwight Eisenhower'ın dediği gibi bazı problemleri çözmenin yolu onu büyütmekten geçer.Но понякога, както Дуайт Айзенауер каза, начинът да решите един проблем, е да го направите по-голям.
Ama arada bir하지만 가끔씩은,