Ana içeriğe geç
Sözlük

arada bir ile cümle

arada bir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu arada bir Fenike filosu da adaya ulaşmıştır.Туда уже ранее прибыл флот, направленный из Финикии.
Bu arada bir sabah kalktıklarında tüm müşterilerinin uyarı ışıkları yanmaktadır.В дни праздника вечером зажигают свечи на каждого члена семьи.
Bu arada bir inanç arayışına girmiştir.Мы тогда пытались разобраться в вопросах веры.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.Люди приезжали лечиться от чахотки, многие умирали здесь.
Arada bir soru da sorarlar, fakat genelde konuşmazlar.وشغب الجند فرفع ذلك إليه، فوقع: لا يعطون على الشغب، ولا يحوجون إلى الطلب.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.وسُرعان ما أُصيب بالوباء الكثير من الأشخاص الذين نجوا من المذبحة، فماتوا هم أيضًا.
Arada bir köprü bulunmaktadır.فأحياناً تحصل على النجمِ .
Mutlaka arada bir paravan kullanılır.يتم تطبيق طوق TOT في بعض الأحيان.
Bu arada, bir başka cephe açılmıştı.Enquanto isso, outra frente foi aberta.
Bu arada, bir kum adamdan kaçmaya çalışan Deep-Ando öldürülür.Enquanto isso, Deep-Ando, que foi separado do grupo, é morto ao tentar escapar de um Sandman.
Ayrıca arada bir tereyağı fırlatır.Às vezes, se acrescenta manteiga.
Bu arada bir fırtına ve hortum şehre yaklaşmaktadır.Para piorar, um furacão está indo na direção da sua casa.
Arada bir köprü bulunmaktadır.Soms is er een centrale bult.
Bu noktaya gelmemek için yapacağınız şey arada bir beklenmedik biçimde davranmaktır.Iemand die geen uitweg ziet kan soms onvoorzien handelen.
Arada bir döllemediği yumurtalardan erkek arılar oluşur.Soms komen eieren die niet door een mannetje zijn bevrucht toch uit.
Bu arada bir reklam ajansı için çizimler yapıyordu.Daarnaast ging hij ontwerpen voor reclamebureaus tekenen.
Bu arada, bir başka cephe açılmıştı.Vervolgens wordt de andere zijde geopend.
Bu arada, bir tüfekçi takımı japon mevzilerini tek tek imha etmeye başladı.Echter, een peloton begon de Japanse kazematten één voor één uit te schakelen.
Bu arada bir özel durumdan da söz edilmiştir.Hier wordt weer één bepaalde situatie omschreven.
Arada bir soru da sorarlar, fakat genelde konuşmazlar.Nazwa ta została im przypisana, lecz oni sami jej nie używali.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.W tym czasie panowała już wśród przesiedleńców epidemia i wielu z nich zmarło.
Arada bir köprü bulunmaktadır.Czasami posiadają jedną przegrodę.
Bu arada, bir başka cephe açılmıştı.Oprócz tego wtedy zaprezentowano nową czołówkę.
Arada bir köprü bulunmaktadır.Utanför denna finns ibland en vägren.
Bu arada bir yumurtanın sarısı çırpılarak hazırlanan pidelerin üzerine sürülür.Det är detta som gör att innehållet i ett ägg stelnar när det kokas.
Arada bir köprü bulunmaktadır.Деколи виявляється й поблизу міст.
Ayrıca arada bir tereyağı fırlatır.Також іноді зверху кладуть варене яйце.
Mutlaka arada bir paravan kullanılır.Однак іноді використовується один рядок.
Kardeşiyle arada bir tartışsada birbirlerini çok sevmektedirler.Брат і сестра закохані одне в одного.
Bu arada bir veba salgının patlak vermesi çok büyük kayıplara sebep oldu.Тим не менше, значно більша загроза йшла від чуми.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.За цим випадком прийшла хвороба, від якої помирало дуже багато людей.
Bu arada bir fırtına ve hortum şehre yaklaşmaktadır.Пізніше місто збільшилося і станція потрапила у міську межу.
Bu arada bir yetişkin dergisinin kapak kızı olmayı başardı.Později se ujala vedení nově vzniklého časopisu Mädchen.
Bu arada bir fırtına ve hortum şehre yaklaşmaktadır.Přichází bouře a družina prchá do města.
Arada bir köprü bulunmaktadır.Někdy je přítomna 1 patyčinka.
Televizyon yayını olarak ise film arada bir TNT gibi Amerikan kanallarında yayınlanmaktadır.La televiziune, filmul este difuzat ocazional pe posturi din Statele Unite, precum TNT.
Arada bir yüzünü Hemedân’a çevirir ve çok ağlardı.Și, șezând ea acolo de o parte, și-a ridicat glasul și a plâns.
Arada bir geldikleri Türkiye’ye 15 yaşında kesin dönüş yaptı.15 éves korukig rendszeresen visszajártak Észak-Koreába nyaralni.
Ayrıca arada bir tereyağı fırlatır.Időnként elkap egy-egy rovart is.
Bu arada bir özel durumdan da söz edilmiştir.Emellett egyszer különdíjat is kaptak.
O arada bir yangın başlar.Tästä alkoi tulipalo.
Arada bir kâbus görmek normal olarak kabul edilmektedir.Täten normaalisti teksti voidaan katsoa vain kerran.
Bu arada bir inanç arayışına girmiştir.Sillä reissullaan hän tuli uskoon.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.Saarelle muuttaneet sairastuivat moniin trooppisiin tauteihin ja useat menehtyivät.
Bu arada bir reklam ajansı için çizimler yapıyordu.Hän näytteli työkseen esim. mainoksissa.
Arada bir köprü bulunmaktadır.Hetiössä on toisinaan yksi joutohede.
Arada bir golf oynarım.Pelaan golfia silloin tällöin.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.Σε λίγες μέρες χτύπησε τους κατοίκους χολέρα-πανούκλα και πέθαναν πολλοί άνθρωποι.
Bu arada bir hırsızlık çetesi de yaşlı çiftin evini soymaya karar vermiştir.Ένα ζευγάρι κακοποιών αποφασίζει να ληστέψουν την κεντρική τράπεζα της πόλης.
Bu arada bir reklam ajansı için çizimler yapıyordu.Derudover arbejdede han som instruktør af Tv-reklamer.
Ama bu arada bir başka dergide Pinokyo’yu bölüm bölüm yayımlıyordu.I sin tid som journalist på Ekstra Bladet lavede Pimonov interview med bl.a.
Ayrıca arada bir tereyağı fırlatır.Den danner også noen ganger en rotfrukt.
Bu arada bir reklam ajansı için çizimler yapıyordu.Deretter utdannet han seg til reklametegner.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.Roma ble rammet av pest og mange mennesker døde.
Arada bir soru da sorarlar, fakat genelde konuşmazlar.Dan mereka tidak berani menanyakan arti perkataan itu kepada-Nya.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.Pada saat itu masyarakat diserang oleh wabah penyakit kulit yang menyebabkan banyak yang meninggal dunia.
Melody Maker'ın yaptığı eleştiri iki arada bir derede kalmıştır.Maria Magdalena paling sedikit 2 kali pulang pergi ke kubur.
Arada bir köprü bulunmaktadır.Ngoài ra, thỉnh thoảng chúng có dạng hình cầu.
Televizyon yayını olarak ise film arada bir TNT gibi Amerikan kanallarında yayınlanmaktadır.Bộ phim thỉnh thoảng cũng được phát sóng trên truyền hình trên khắp nước Mỹ, ví dụ như kênh TNT.
Bu arada bir reklam ajansı için çizimler yapıyordu.Hoàng: thợ ảnh cho một hãng quảng cáo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod