Turnesol'ün aracıdır.Het aanmaken van torrents.
Kuruluş tarafından yönetilen sürümlere, Office 365 aracılığıyla edinilebilir.Een voorbeeld van een programma dat dit mogelijk maakt is Office 365.
Grup, altıncı albümlerini Metal Blade Records aracılığıyla yayınlamıştır.De meest recente albums zijn uitgebracht door Metal Blade Records.
Leo'nun aracı modifiye edilmiş bir 1949 Mercury.De kopvorm van het materieel is afgeleid van Mat '46.
V2 Records aracılığıyla bir albüm ve bir single yayınladı.Konstantas heeft een album en een single uitgebracht bij V2 records.
Aracın üretim maliyeti 100.000 $ dı.De bouw had toen zo'n f 100.000 gekost.
Paletli çıkarma aracı.Afgeveerde achterbrug.
Doğrudan yabancı yatırımlar, çok uluslu şirketler aracılığı ile gerçekleşmektedir.Een groot deel bestond daarbij uit directe buitenlandse investeringen door multinationals.
Çoğu sistem hava aracı kullanarak başlangıç hızı ve yükseklik kazanmaya çalışır.Hoofddoel is veel airtime en snelheid ontwikkelen.
Dolayısıyla Merlin 1B motoru herhangi bir fırlatma aracında hiç kullanılmadı.Geen enkele N-1F heeft ooit op een lanceerplatform gestaan.
"Tossup" , Android ve iOS için iletişim ve zamanlama aracıdır.Signal is een versleutelde communicatieapplicatie voor Android en iOS.
Film DreamWorks Animation tarafından üretildi ve Paramount Pictures aracılığıyla dağıtıldı.De film werd geproduceerd door DreamWorks Animation en gedistribueerd door Paramount Pictures.
Aracın dinamik tasarımını yapan Steve Randle, süspansiyon sisteminin tasarımından da sorumluydu.De auto is ontworpen door Peter Stevens, die ook verantwoordelijk was voor de restyling van de Lotus Esprit.
RS-25 in gelişiminin en büyük etkisi uzay aracı programının motor kısmındaki boğmalarıdır.De grootste zwakheid van de Ka-26 is de motor.
Aynı zamanda bir pazarlama aracıdır.Daarnaast is het een handelstaal.
Festival ilk olarak 2003 yılında Chen Sadan Shelach aracılığıyla gerçekleştirilmiştir.Het festival werd in 2003 opgericht door Léo Kanenman.
Aracın kontrolünü kolaylaştırır.Dit maakt de besturing wel lastiger.
Ancak modeli bile aracın çok pahalıya mal olacağını ispatladı.Voor de tijd waarin de auto werd geproduceerd, was de auto erg duur.
Uzaktaki kablosuz client'lar birbirleriyle direkt değil, AP aracılığı ile haberleşirler.Niemand van de vaste bezoekers kent elkaar, alleen maar van gezicht.
Bu çözüm için bulduğum çözüm aracı siyanürdü.De oplossing voor dit probleem is schuine vertanding.
Aracın müretttebatı MG 34 veya MG 42 taşımaktaydı.Er bestond een variant op de MG 34, de MG 34/41.
Aracın prototipi ilk kez 9 Şubat 2012 tarihinde Tesla'nın Los Angeles'taki tasarım stüdyolarında tanıtıldı.Pojazd został po raz pierwszy zaprezentowany podczas Tesla Design Studio w Los Angeles 9 lutego 2012 roku.
Verisign Kayıtları, ICANN tarafından akredite edilmiş kayıt şirketleri aracılığıyla gerçekleştirilmektedir.Rejestracja domen realizowana jest przez niezależne organizacje upoważnione przez ICANN.
USA Today aracılığıyla Associated Press.Jak komunikujemy się ze sobą przez media dzisiaj?
Birkaç yıldır uydu telefonları aracılığı ile internete bağlanılabilmektedir.Przez wiele lat telefony satelitarne umożliwiały łączność z internetem.
Kangaroo aracı 2 kişlik mürettebatının yanında 20 kişilik piyade askerini taşıyabiliyordu.Kangaroo mógł przewozić 20 żołnierzy i miał dwuosobową załogę.
Uranüs ve Neptün'ü ziyaret eden tek uzay aracıdır.Jest jedyną sondą, która dotarła do Urana i Neptuna.
Ada, Charles Babbage'la ilk kez 1833 haziranın'da ortak arkadaşları Mary Somerville aracılığıyla tanıştı.Lovelace poznała Charlesa Babbage’a w czerwcu 1833 przez wspólną przyjaciółkę Mary Somerville.
Tanrı ve Tanrıça Tanrılar gerçektir, insanlar gibi değillerdir, onlar mutlak gücün birer aracılarıdır.Bogowie są prawdziwi, nie jako istoty, ale jako nośniki mocy.
Beyrut’ta aracına konulan bomba sonucu ölmüştür.Wybuch samochodu pułapki w Bejrucie.
Kurslar en son teknolojiyi kullanana tesisler aracılığıyla verilir.Kursy są realizowane za pośrednictwem najnowocześniejszych technik.
Daha sonraları çeşitli destekler aracılığıyla 1992 yılında Ooooooohhh....Zadebiutowały w 1992 roku albumem Oooooohhh...
Dört polis aracı yakıldı.Ostrzelano 40 samochodów cywilnych.
Aracın makyaj öncesi versiyonu (2003-2007) Ford Focus C-MAX olarak adlandırılmaktaydı.W latach 2003 – 2006 samochód nosił nazwę Focus C-Max.
Aracın tasarımı Pininfarina tarafından tasarlanmıştır ve sonradan tasarımı Honda'ya satıldı.Konstrukcja samochodu pochodzi od Pininfariny, która sprzedała projekt planu Hondzie.
Uzay aracı dünyaya ulaştı.Kosmos wzywa!”.
Aracın mucidi Auguste Piccard'dır.Współpracownik Augusta Piccarda.
Darbe ölçer uzay aracı, çarpışmadan önceki son iki saatte üç düzeltme manevrası gerçekleştirdi.Sonda wykonała trzy korekty w dwóch ostatnich godzinach przed przelotem.
Porsche 787 1960 yılında Porsche tarafından üretilmiş, 1500 RS-K yarış otomobili tabanlı Formula 2 aracı.Porsche 787 – samochód wyścigowy produkowany w roku 1960, bazujący na rajdowym wozie 1500 RS-K.
İki dünya arasında aracılık yapar.Żyje między dwoma światami.
İstihkam Takımı (Pionierzug) Komuta Aracı.Por. Hokeiści na start.
Pioneer 11 1979 yılında Satürn'e giden ilk uzay aracı oldu.Pioneer 11 pierwszy przeleciał w pobliżu Saturna w roku 1979.
John the Ripper, özgür bir parola çözme yazılım aracıdır.John the Ripper – program służący do łamania haseł.
Ayrıca 1992-1998 yıllarında Médiateur de la République (Cumhuriyet Aracısı, Ombudsman) olmuştur.W latach 1992–1998 sprawował urząd francuskiego rzecznika praw obywatelskiej (médiateur de la République).
Aracı durdurmak...Zatrzymanie się maszyny.
Bu, iki uzay aracı arasında ilk mürettebat geçişiydi.Było to pierwsze udane dokowanie dwóch załogowych pojazdów kosmicznych.
Nesneler, dış dünya ile etkileşimlerini metotlar aracılığı ile tanımlarlar.Obiekty wchodzą w interakcje ze światem zewnętrznym poprzez metody.
Servis aracı ise büyük hasar gördü.Oba samochody uległy poważnemu uszkodzeniu.
Kavram Fanı Fikir Yaratma Aracı: Fikirler kavramları taşır.To intelekt tworzy pojęcia – pojęcia rzeczy.
Aracı durdurmak için iki direk arası zincir gerildiği de görülmüştür.Dodatkowo do boków kadłuba były zamocowane dwa pojedyncze koła zapasowe.
Sonraki günlerde Joe Budden, mixtape'in On the House adını taşıyacağını Twitter aracılığıyla duyurdu.Joe Budden na Twitterze zapowiedział, ze grupa najpierw wyda mictape o nazwie „On The House”.
Kahire aracılığıyla Londra'ya ulaştı.W trakcie wojny przedostał się do Londynu przez Węgry.
M1 Zırhlı geri alma aracı.Wprowadzenie armaty M1 kal.
Araç Honda'nın kurucusu Soichiro Honda'nın ölümünden önce çıkan son aracıydı.Beat jest ostatnim samochodem zatwierdzonym przez Soichrio Honde przed jego śmiercią.
Çete aracı: Yakuza Stinger.Sanocka Fabryka Wagonów. Stanisław Janczura.
Mezarlığa onlara mahsus cenaze aracı ile nakledilmek istiyorum.Pragnę być przewieziony na cmentarz karawanem dla biednych.
Aracın yapımında TFM Industries firmasının ürettiği Mamba APC temel alınmıştır.Tutaj użyto silnika firmy DMA Design.
Lotus 78, Lotus'un 1978'deki Formula 1 aracıdır.W 1977 roku Lotus modelem 78 wprowadził do Formuły 1 efekt przyziemny.
1976 - Viking 2 uzay aracı Mars'ın yörüngesine yerleşti.1976 – Program Viking: sonda Viking 2 weszła na orbitę Marsa.
Aslında bir silah aracı olarak nitelendirilebilir.Można go używać jako broni.