Ana içeriğe geç
Sözlük

arabulucu ile cümle

arabulucu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Görüşmelere büyük olasılıkla AB özel elçisi Slovak Miroslav Lajcak arabuluculuk edecek.The talks likely would be mediated by special EU envoy Miroslav Lajcak of Slovakia.
AB, sınır krizini çözmek için bir arabulucu olarak Robert Cooper'ı gönderdiğini açıkladı.The EU says it is sending a mediator, Robert Cooper, to help settle the border crisis.
Ancak Türkiye'nin arabuluculuk çabalarının yanlış yolda gittiğini düşünenler de var.Not all are convinced that Turkey's mediating efforts are on the right track.
İki bakan, Türkiye'nin arabuluculuğunda Suriye ile İsrail arasındaki görüşmeleri ele aldı.The two discussed the talks between Syria and Israel mediated by Turkey.
Arabulucu genelde bir avukat olmakla birlikte, başka bir meslekten de olabilir.The mediator is often an attorney, but can also come from another profession.
Ankara, Suriye'de arabuluculuk rolü istiyorAnkara seeks moderator role in Syria
Belgrad, yeni bir uluslararası arabulucu atanması yönünde çağrıda da bulundu.Belgrade has also called for a new international mediator.
48-103 I. Jaehaerys; İhtiyar Kral, Arabulucu, Aenys'in oğlu.48-103 I. Jaehaerys; Old King, Mediator, son of Aenys.
Rakibi Celayirler ile arabulucu olarak davrandı.[1]Eğitimli bir adam ve bir şairdi.He was a well-educated man and a poet. He was deposed and killed in 1382 by local nobles.
Birkaç ay sonra Mart 1839'da İngiltere'nin arabuluculuğunu yaptığı bir barışla sona erdi.It ended several months later in March 1839 with a British-brokered peace.
İnsanlar, aralarındaki dengeyi korumak için tüm dünyalar arasında arabuluculuk yaparlar.Humans mediate between all worlds in an attempt to maintain balance between them.
Eşi Atai arabulucu olarak bilinir.His wife, Atai, is known as the mediator.
Bunun yerine Ermenistan, ona göre diyalog ve işbirliği için örnek ve arabulucu olmalıdır. [2]Instead, Armenia should become an example and mediator of dialogue and cooperation.[11]
Henry IV adlı arabuluculuk talep Toskana Matilda ve başrahip Cluny Hugh . [12]Henry IV requests mediation from Matilda of Tuscany and abbot Hugh of Cluny.[12]
Vatikan ve Alman Reich arasında Reichskonkordat'ın arabuluculuğunda etkili oldu.[1]He was instrumental in brokering the Reichskonkordat between the Holy See and the German Reich.[1]
Resmi olmayan arabuluculuğun başarısız olduğu davalar için mahkemeler son çare olarak görülüyordu.Court litigation was seen as a last resort for cases where informal mediation had failed.
Nureddin el-Zengi Hareketi daha sonra Nusra Cephesi'nden arabuluculuk talep etti.The Nour al-Din al-Zenki Movement later requested mediation from Jabhat al-Nusra.
Şili tam yetkili Ventura Lavalle arabulucu olarak görev yaptı.The Chilean plenipotentiary Ventura Lavalle served as mediator.
2008 yılından itibaren Cumhuriyet Arabuluculuğu yapmaktadır.He has been Mediator of the Republic since 2008.
19 Haziran'da Mısır'ın arabuluculuğuyla 6 aylık ateşkes ilan edildi.Am 19. Juni 2008 trat eine von Ägypten ausgehandelte sechsmonatige Waffenruhe in Kraft.
2015 yılının Eylül ayında Kolombiya hükümeti ile FARC örgütü Küba'nın arabuluculuğuyla anlaşmaya varmışlardır.Im Oktober 2012 begannen Friedensgespräche zwischen der kolumbianischen Regierung und der FARC.
Çeşitli arabuluculuk teşebbüsleri sonuçsuz kaldı.Mehrere Suchaktionen verlaufen ohne Ergebnis.
Filistin Sorunu konusunda Filistin, İsrail ve ABD arasında pek çok kez arabuluculuk girişiminde bulunuldu.Zu den Themen Naher Osten, Palästina und Israel hat er sich kontrovers geäußert.
Ama birçok Parlamento üyesi tarafından yine de bu arabulucu teklifi tatmin edici görülmemekteydi.Allerdings schien eine parlamentarische Mehrheit hierfür nicht gesichert.
Onların arabuluculuğu ile insanlar hastalıklardan iyileşme ve kendi işlerinin düzelmesini ederlerdi.Nur rechtschaffene Menschen konnten sie (ähnlich dem Himmel) über eine Brücke aus Haar erreichen.
Nogin, arabulucu bir Bolşevik olarak bilinir.Das Harz ist als Oregonbalsam bekannt.
Aynı tarihte İngiltere ve Fransa'nın arabuluculuğuyla ateşkeş imzalandı.Im November schloss Portugal einen Waffenstillstand mit Spanien und Frankreich.
Taraflar arabuluculuğa gitmeye zorlanamaz.Der Bund ist an der WSPS nicht beteiligt.
Sosyal sorunları çözmek için ortak arabulucu komiteler kurulacak.Die Problemgebiete sollen sozial stabilisiert werden.
Compaoré bölgesel konularda bir arabulucu olarak faaliyet göstermektedir.Compaoré a joué un rôle de médiateur dans des problèmes régionaux.
Taraflar arabuluculuğa gitmeye zorlanamaz.Les parcelles ne peuvent être laissées à l'abandon.
Filistin Sorunu konusunda Filistin, İsrail ve ABD arasında pek çok kez arabuluculuk girişiminde bulunuldu.Il s'engage à plusieurs reprises dans des questions concernant le conflit israélo-palestinien.
Aynı tarihte İngiltere ve Fransa'nın arabuluculuğuyla ateşkeş imzalandı.Le lendemain est signé l'armistice entre l'État français et l'Allemagne.
2015 yılının Eylül ayında Kolombiya hükümeti ile FARC örgütü Küba'nın arabuluculuğuyla anlaşmaya varmışlardır.En Colombie, les citoyens rejettent de peu, au mois d'octobre, l'accord de paix conclu avec les FARC.
Bu arada İngiliz hükümeti Beneš'in bir arabulucu talep etmesini istedi.Mientras tanto, el gobierno británico exigió que Beneš solicitase un mediador.
Jeff Talley, Los Angeles'ta rehineler için arabuluculuk yapan bir polistir.El ex oficial de SWAT, Jeff Talley es un negociador de rehenes en Los Ángeles.
Angelo'un daha sonraki arabuluculuğu ile iki imparatorluk arasında iki yıllık ateşkes imzalandı.Por otra intervención de Angelo, se firmó una tregua entre los dos imperios durante dos años.
Konstantin'in baba-bir kızkardeşi ve Licinius'un eşi olan Constantia arabuluculuk görevini gördü.Constancia, esposa de Licinio y media hermana de Constantino, actuó como intermediaria.
Arabuluculuk Yoluyla Uyuşmazlık Çözümünde Temel Aşamalar ve Taktikler.Aquí están las batallas y acciones en orden cronológico.
Ağustos ayında, Sırplar ateşkese razı oldular ve Avrupa'dan arabulucuk yapmalarını istediler.Desde entonces el Parlamento y los maoístas firmaron la paz en agosto pidiendo a la ONU ayuda para el desarme.
Sosyal sorunları çözmek için ortak arabulucu komiteler kurulacak.Participación comunal en la solución de problemas psicosociales.
Angelo'un daha sonraki arabuluculuğu ile iki imparatorluk arasında iki yıllık ateşkes imzalandı.Dopo un ulteriore intervento di Angelo, venne firmata una tregua tra i due imperi per due anni.
Biteviye çatışmaları çok sık annelerinin arabuluculuğuna ihtiyaç duyardı.I conflitti erano costanti e spesso richiedevano la mediazione della madre.
Adil yeğenleri arasında arabuluculuk rolü yapmaya başladı.Tra le guardie intanto inizia il gioco delle Fanta-detenute.
Sırbistan savaşta yenik düştüğü halde, Avusturya'nın arabuluculuğu sayesinde, bir kayba uğramadı.L'Austria quindi, isolata, e reduce dalla sconfitta subita nella guerra dell'anno precedente, non intervenne.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (m.Con l'adozione della Legge Provinciale nr.
On Birkaç olayada kocası ve kardeşi arasında danışman ve arabulucu olarak görev aldı.В ряде случаев она выступала в качестве политического консультанта и переговорщика между братом и мужем.
Fakat kendini bir arabulucu olarak gören Adil yine iki kardeş arasına girdi.Двое братьев идя к третьему говорили между собой идущие к заднему (последнего) брата.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (m.(В соавторстве с В. Крамником) По законам красоты.
Arabulucu ve avukat unvanlarına sahiptir.Имеет специальности экономиста и юриста.
Arabuluculuk Yasası Ancien Rejimi ve Cumhuriyeti arasında Napolyon'un girişimi bir uzlaşma oldu.Закон о посредничестве стал компромиссом между старым режимом и республикой.
Eylül 2006’da Mısırlı arabulucular, Şalit’ten bir mektup aldılar.В сентябре 2006 года, египетские посредники получили письмо Шалита, в котором он писал, что жив и здоров.
Anlaşmazlık arttıkça diğer Arap hükümetleri barışçıl bir çözüm için arabuluculuğa girişti.Результатом тяжёлых боёв стало согласие сандинистского правительства на мирные переговоры.
Anlaşmazlık arttıkça diğer Arap hükümetleri barışçıl bir çözüm için arabuluculuğa girişti.ومع زيادة النزاع، حاولت الحكومات العربية التوسط للوصول لحل سلمي.
Jeff Talley, Los Angeles'ta rehineler için arabuluculuk yapan bir polistir.Jeff Talley é um negociador de reféns da SWAT de Los Angeles, Califórnia.
Arabuluculuk Yasası Ancien Rejimi ve Cumhuriyeti arasında Napolyon'un girişimi bir uzlaşma oldu.A Ata de Mediação foi a tentativa de Napoleão de um entendimento entre o Antigo Regime e uma República.
Adil yeğenleri arasında arabuluculuk rolü yapmaya başladı.Começaram entre os arvoredos um lindo romance.
Taraflar arabuluculuğa gitmeye zorlanamaz.Os murmúrios não são transferidos para a vogal seguinte.
On Birkaç olayada kocası ve kardeşi arasında danışman ve arabulucu olarak görev aldı.Ela teve uma participação ativa em várias conciliações entre seu marido e seu irmão.
Arabulucu ve avukat unvanlarına sahiptir.Hij behaalde zijn bachelorgraad en Juris.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod