Ana içeriğe geç
Sözlük

arabulucu ile cümle

arabulucu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Personelde iyi bir arabulucumuz var.We have a good negotiator on the staff.
İyi bir arabulucu anlaşmanın sorunsuz geçmesini sağlayabilir.A good mediator can make a deal go smoothly.
Onun arabuluculuğu bizim kavgamıza bir son verdi.Her mediation put an end to our quarrel.
Tom iş arkadaşlarının anlaşmazlığında arabuluculuk etti.Tom intervened in his coworkers' disagreement.
Federal arabulucular uzlaşmaya vardılar.Federal negotiators reached a compromise.
Onun arabulucuları onun emirlerine itaat etmedi.His negotiators had disobeyed his orders.
Birleşmiş Milletler Bosna'ya arabulucular gönderdi.The United Nations sent peacekeepers to Bosnia.
Sendika tartışma için hükümetten arabuluculuk istedi.The union has asked for the mediation of the government in the dispute.
Ben arabulucuydum.I was the go-between.
Oldukça yetenekli bir arabulucusun.You're quite a skilled negotiator.
O bir arabulucuydu.He was a mediator.
Bir arabulucu olmadan meseleyi halledelim.Let's settle the matter without a mediator.
Dan bir arabulucu ile konuşmayı kabul etti.Dan agreed to speak to a negotiator.
Bir arabulucu çağrıldı.A peacemaker was summoned.
Kabile arabulucunun gelişi hakkında memnun değildi.The tribe wasn't delighted about the advent of the peacemaker.
Tom deneyimli bir arabulucu.Tom is an experienced negotiator.
Bir arabulucu olmadan bu sorunu halledelim.Let's settle this issue without a mediator.
Bu arada İngiliz hükümeti Beneš'in bir arabulucu talep etmesini istedi.In the meantime, the British government demanded that Beneš request a mediator.
Gerginlik, NATO ve ABD'nin arabuluculuk çabaları ile giderildi.The tension calmed down later with mediation efforts of NATO and the United States.
Compaoré bölgesel konularda bir arabulucu olarak faaliyet göstermektedir.Compaoré has been active as a mediator in regional issues.
Anlaşmazlık arttıkça diğer Arap hükümetleri barışçıl bir çözüm için arabuluculuğa girişti.As the conflict raged, other Arab governments attempted to negotiate a peaceful resolution.
Bütün arabuluculuk önerilerini reddeden İtalyanlar 3 Ekim 1935'te Etiyopya'yı işgal ettiler.Rejecting all arbitration offers, the Italians invaded Ethiopia on October 3, 1935.
Bazen, eğer durum çok karmaşık ise soruşturmacılar arabuluculuk yaparlar.Sometimes, if the dispute is more complex, the ombudsman must mediate.
Jeff Talley, Los Angeles'ta rehineler için arabuluculuk yapan bir polistir.Former L.A. SWAT officer Jeff Talley is a hostage negotiator in Los Angeles.
Angelo'un daha sonraki arabuluculuğu ile iki imparatorluk arasında iki yıllık ateşkes imzalandı.By Angelo's further intervention, a truce was signed between the two empires for two years.
"Arabuluculuk Nedir?". arabulucu.com."Coming Soon". responsible.archcoal.com.
Konstantin'in baba-bir kızkardeşi ve Licinius'un eşi olan Constantia arabuluculuk görevini gördü.Constantia, Constantine's half-sister and Licinius' wife, acted as intermediary.
Arabulucu geldi mi ?Is the negotiating expert here?
Arabulucuyu devreye sok !Let the negotiating expert talk to him!
Arabulucuyu getirin hemen !Man, bring the negotiating expert here.
Afganistan'da, yeni yaklaşımlar deniyoruz -- arabulucular bağlamaya.And in Afghanistan, we're trying new approaches -- access negotiators.
Sen yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun, arabuluculardan olmak istemiyorsun."You only want to be a tyrant in the land and no peacemaker."
Demek arabuluculardan olmak istemiyor da, bu yerde ille yaman bir zorba olmayı arzuluyorsun sen!"You only want to be a tyrant in the land and no peacemaker."
Dinkiç, G17 Plus'ın bir zamanlar müttefik olan DSS ve DS arasında arabuluculuk yapmasını önerdi.He proposed that G17 Plus mediate between one-time allies DSS and DS.
Ama arabuluculuk rolünü Türkiye üstlenebilir.However, Turkey might be a good moderator in the region.
BM arabulucusu, isim anlaşmazlığıyla ilgili olarak NATO zirvesi öncesindeki son önerisini sunduUN mediator offers last proposal in name dispute before NATO summit
Bu durumda da yeni bir arabulucu bulabiliriz."In that case, we could get a new negotiator."
SETimes: Roman liderlerin entegrasyon sürecine arabuluculuk edip onu düzene sokmaları gerekmiyor mu?SETimes: Aren't Roma leaders supposed to mediate and streamline the integration process?
Westerwelle, anlaşmazlığın BM arabuluculuğu ile çözülmesi gerektiğini de belirtti.Westerwelle said the dispute should be resolved via UN mediation.
Makedon liderler BM arabulucusunun isim anlaşmazlığıyla ilgili önerilerini tartıştılarMacedonian leaders discuss UN mediator's proposals in name dispute
AB, Kosova müzakerelerinde arabulucu olarak Alman diplomatı seçtiEU appoints German diplomat as Kosovo talks mediator
Türkiye'nin arabuluculuk çabaları Lübnan'da çıkmaza girdiTurkey's moderator efforts stuck on Lebanon
Ancak bazı Türk siyasiler, ülkenin arabulucu olarak itibarının riske girebileceği görüşünde.Some Turkish politicians, however, say the country's credibility as a mediator may be at risk.
SETimes'a konuşan Öymen, "Arabuluculuk konusunda tek bir somut başarı örneğimiz bile yok." dedi."We don't have a single tangible example of mediation success," he told SETimes.
Arabulucu Sayın Cooper'ın ziyaretinden yeni sinyaller bekliyor musunuz?Do you expect new signals from the visit of the mediator, Mr. Cooper?
Türkiye, Filistin'deki rakip liderler arasında arabulucu rolü oynuyorTurkey plays mediator between rival Palestinian leaders
Meta: Arnavutluk Balkanlar'da "arabulucu rolüne" hazırMeta: Albania is ready for "moderator role" in Balkans
Eğer diyalog mümkünse, bu nasıl ve hangi uluslararası unsurların arabuluculuğu ile olabilir?If so, how, with what international mediation?
Onlar da Mustafi'ye, rüşvetlerin şüphelilerden tahsilatında "arabuluculuk" yapmakla suçlanıyor.They are accused of being Mustafi’s "mediators" in collecting bribes from suspects.
Taraflar isterse arabuluculuk yapabiliriz," dedi.We will mediate, if the sides wish it," Ahtisaari said.
AB arabulucusu Robert Cooper'ın öne sürdüğü öneri taslağı şu anda inceleniyor.EU mediator Robert Cooper has come out with a draft proposal, which is being analysed.
SETimes'a konuşan Lama, "Yasanın en kötü tarafı, hükümetin arabuluculuğunu kabul etmesi." dedi."The darkest side of the law is the fact that it accepts government mediation," Lama told SETimes.
Erdoğan Ortadoğu Barış Sürecinde Arabuluculuk Rolü ArayışındaErdogan Seeks Mediating Role in Middle East Peace Process
Erdoğan, Ortadoğu barış sürecinde arabuluculuk önerdi. [AFP]Erdogan offered to help mediate peace in the Middle East. [AFP]
Sürece arabuluculuk eden BM müzakerecilerin bu ilk toplantısını memnuniyetle karşıladı.The UN, which is mediating the process, welcomed the first meeting of negotiators.
Türkiye başbakanı ülkesinin Suriye ile İsrail arasında arabuluculuk yapmaya çalıştığını doğruladı.Turkey's prime minister confirms that his country will try to mediate between Syria and Israel.
Nisan – Yapılan referandumda Sırpların yüzde 95’i Kosova’da uluslararası arabuluculuğa hayır dedi.April -- 95% of Serbs vote in a referendum against international mediation in Kosovo.
Türkiye, sürtüşme halindeki iki taraf arasında arabuluculuk faaliyetlerinde lider rol oynadı.Turkey has played a leading role in mediating between the two bickering sides.
Erdoğan: Türkiye Lübnan krizinde arabuluculuk yapmaya hazırErdogan says Turkey ready to mediate in Lebanon crisis
Türkiye, Sırbistan ile üç üyeli BH cumhurbaşkanlığı arasında arabulucu rolü oynuyor. [Reuters]Turkey has played a moderator role between Serbia and the tripartite BiH presidency. [Reuters]
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod