arabası ile cümle

arabası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Onun Japon malı bir arabası var.He has a Japanese car.
Arkadaşının arabasını birkaç günlüğüne ödünç aldı.He borrowed his friend's car for a few days.
Birkaç günlüğüne arkadaşının arabasını ödünç aldı.He borrowed his friend's car for a few days.
Onların arabası bizimkini solladı.Their car overtook ours.
Onun üç arabasından biri mavi ve diğerleri kırmızıdır.One of her three cars is blue and the others are red.
Onun üç arabasından biri mavi ve diğerleri beyazdır.One of her three cars is blue and the others are white.
Onun arabası yolda bozuldu.Her car broke down on the way.
Onun arabasının güzel bir cilası var.Her car has a nice polish.
Onun arabası iki yaşında.Her car is two years old.
O, boş bir arazide arabasını park etti.She parked her car in a vacant lot.
O, arabasında yanlış giden bir şey hissetti.She felt something go wrong with her car.
O arabasıyla övünür.She boasts of her car.
O, arabası olmadığı için evde kaldı.She stayed at home as she didn't have a car.
O, okula arabasıyla gelir.She comes to school in her car.
O, arabası olmadan yapamaz.She cannot do without her car.
Arabasını garaja koydu.She backed her car into the garage.
Bana yeni arabasını gösterdi.She gave me a look at her new car.
O, onu arabasını çalmakla suçladı.She accused him of stealing her car.
O arabasını kapıya çekti.She pulled her car up at the gate.
Babamın arabası yenidir.My father's car is new.
Babamın arabası İtalya'da yapılmıştır.My father's car is made in Italy.
Babam arabasını sürmeme izin verdi.Father let me drive his car.
Babam bana arabasını yıkattı.Father got me to wash his car.
Babam parlayıncaya kadar arabasını cilaladı.My father polished his car till it shone.
Baba arabasıyla gurur duyuyor.Father is proud of his car.
Babam bana arabasında bir lastik değiştirtti.My father had me change a tire on his car.
Neden bu öküz arabasının üstünde bir ada turu yapmıyoruz?Why don't we take a drive round the island on this ox carriage?
Koalisyon güçleri Bağdat'daki kontrol noktasında onun arabasına ateş ettiler.The coalition force fired at her car at the checkpoint in Bagdad.
O bir at arabası tekerleği yaptı.He did a cartwheel.
Onun arabası bir ağaca çarptı.His car ran into a tree.
Her birinin kendi arabası var.Each of them has his own car.
İki arabası olan iki ya da üç kişi var.There are two or three persons with two cars.
Sanırım, bu onun arabasıdır.This is his car, I think.
Chris'in süreceği bir arabası yoktu.Chris didn't have a car to drive.
Onun yabancı bir arabası var.He has a foreign car.
O, bana yeni arabasını gösterdi.She showed me her new car.
Bazı insanların iki arabası vardır.Few people have two cars.
Müdürün arabası ne marka ve ne renk?What brand and what color is the director's car?
Onun arabası gerçekten klas.His car is really cool.
Onun yeni arabası harika.His new car is wonderful.
Dikkatsizlikten,arabasıyla direğe çarptı.By lack of attention, she hit the post with her car.
Marco'nun arabasının adı "Thunder Giant"tir.The name of Marco's car is 'Thunder Giant'.
Amcam arabasını bana verdi.My uncle gave his car to me.
Amcam bana arabasını verdi.My uncle gave me his car.
Birçok insanın iki arabası var.Quite a few people have two cars.
O, trafik ışığı kırmızıya döndüğü için, arabasını durdurdu.Because the traffic light turned red, he stopped his car.
Onun bir arabası var.He has a car.
Karım yeni bir çocuk arabası satın aldı.My wife bought a new pram.
Tom arabasını yanlış yere park ettiği için ceza ödemek zorunda kaldı.Tom had to pay a fine because he parked in the wrong place.
Tom arabasına haftada iki kez yakıt alır.Tom puts gas in his car twice a week.
Delikanlı yeni arabasını gösteriyor.The teenager is showing off his new car.
Tom'un sarı bir spor arabası var.Tom owns a yellow sports car.
Mary arabasını parlak maviye boyamak istiyor.Mary wants to paint her car bright blue.
Arabasını bana ödünç vermesi için annemi ikna ettim.I persuaded my mother to lend me her car.
Kaza, arabasının ön tekerlerine zarar verdi.The accident damaged her car's front wheels.
Onun arabasını tamir ettirmelisin.You should get his car fixed.
Amcamın arabası benimkinden daha hızlı.My uncle's car is faster than mine.
Kazadan beri onun arabası artık güçlükle ayırt edilebilir olmuştur.His car has barely been distinguishable anymore since the accident.
O, sevdiği arabasıyla Yokohama'ya gitti.He went to Yokohama in his beloved car.
Birçok hayran şarkıcının arabasının önünde toplanıyor.Many fans are gathering in front of the singer's car.
İlgili Sayfalar