arabası
noun
B1 seviye
TR → EN
"arabası" kelimesinin İngilizcesi: bandwagon. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelbandwagon
Görsel







Tanım
•araba (ad) sözcüğünün üçüncü tekil şahıs iyelik tekil çekimi
•Hindi veya tavuk etiyle hazırlanan, pişmiş ve dondurulmuş hamur ile birlikte yenen çorba
Atasözü & Deyim
“Kimin arabasına binerse onun türküsünü çağırır”
“Zengin arabasını dağdan aşırır, züğürt (fakir) ovada yolunu şaşırır”
Diğer Dillerde
Almancaerfolgreiche Partei, erfolgreiche Seite, Musikantenwagen (eril)
bandwagon
çekim: çoğul Musikantenwägen · tamlayan Musikantenwagens
köken: Musikanten + Wagen
Es ist ihr Wagen. — Onun arabası.
İspanyolcatren del mame
Es su coche. — Onun arabası.
Portekizcetrio elétrico (eril) /ˈtɾi.u eˈlɛ.tɾi.ku/
a kind of truck equipped with a sound system and a stage for music performance
çekim: çoğul trios elétricos
köken: Literally, “electric trio”.
É o seu carro. — Onun arabası.
Lehçeplatforma (dişil) /platˈfɔr.ma/
platform (flat surface) · platform (field of joint action) · platform (continental area covered by relatively flat or gently tilted, mainly sedimentary strata)
çekim: çoğul platformy · tamlayan platformy
köken: Borrowed from French plate-forme, from Middle French plateforme.
aile: platformowy
To jest jej przewozu. — Onun arabası.
Fincekelkka, paraativaunu, villitys /ˈkelkːɑ/
sled, sledge (small, light vehicle with runners, used for light transportation or recreationally, mostly by children, to slide down snow-covered hills) · synonym of pulkka (“pulk, toboggan”) · ellipsis of moottorikelkka (“snowmobile”)
çekim: çoğul kelkat · tamlayan kelkan
köken: Borrowed from Proto-Norse [script needed] (*kelkā) (compare Swedish kälke).
aile: kelkkailla, huippukelkka, kelkkajääkiekko, kelkkamäki, kelkkarata, kelkkasafari, kelkkatie, kilpakelkka, kääntökelkka, lumikelkka
Se on hänen kuljetettavaksi. — Onun arabası.
Örnek Cümlelerarabası ile daha fazla örnek cümle →
Onun arabası.
It is her carriage.
Tom arabasında.
Tom is in his car.
O kimin arabası?
Whose car is that?
Bu onun arabası.
This is his car.
Bu kimin arabası?
Whose car is this?
Arabasına yürüdü.
He walked her to her car.
Bu kimin arabası?
Who's car is this?
O, Tom'un arabası.
That's Tom's car.
Bu Tom'un arabası.
This is Tom's car.
El arabası nerede?
Where is the wheelbarrow?
O, arabasına bindi.
He climbed into his car.
Onun arabası boştu.
His car was empty.