Ana içeriğe geç
Sözlük

araba ile cümle

araba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom dün gördüğümüz pahalı görünümlü kırmızı arabaya sahibi olduğunu iddia etti.Tom claimed that he owned that expensive-looking red car we saw yesterday.
Tom arabasını çalıştıramıyor.Tom can't get his car to start.
Tom bu arabayı çalıştıramıyor.Tom can't get his car started.
Tom henüz bir araba süremiyor.Tom can't drive a car yet.
Tom bir araba süremez bu yüzden her zaman bir bisiklete biner.Tom can't drive a car so he always rides a bicycle.
Tom kullanılmış bir arabayı bile almayı göze alamaz.Tom can't afford to buy even a used car.
Tom bisikletle arabadan daha hızlı işe gidebilir.Tom can get to work faster on bicycle than by car.
Tom araba ile geldi.Tom came by car.
Tom yeni bir araba aldı.Tom bought a new car.
Tom ona arabamı nereye park etmem gerektiğini sordu.Tom asked him where I should park my car.
Tom neredeyse işe her zaman arabayla gider.Tom almost always goes to work by car.
Tom benzini biten arabasını terk etti ve yürümeye başladı.Tom abandoned his car that had run out of gasoline and started walking.
Tom'un arabasını yıkamasının bu kadar çok zaman alması şaşırtıcı.It's amazing how much time it takes Tom to wash his car.
Tom'un daha küçük bir araba almayı düşünüp düşünmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom has ever considered buying a smaller car.
Tom'un şimdiye kadar antika arabasını satmayı düşündüğünden şüpheliyim.I doubt that Tom would ever consider selling his antique car.
Tom'un şimdiye kadar böyle küçük bir araba sürmeyi düşüneceğinden şüpheliyim.I doubt that Tom would ever consider driving such a small car.
Tom'un sağlık giderlerini karşılamak için arabasını satmak zorunda kaldığından şüpheliyim.I doubt that Tom had to sell his car in order to raise money for medical expenses.
Öyle görünüyor ki Tom'un arabasının yeni bir takım lastiğe ihtiyacı var.Apparently, Tom's car needs a new set of tires.
Dün Tom arabasını geri sürerken Mary'nin bisikletini ezdi.Yesterday, when Tom was backing up his car, he ran over Mary's bicycle.
Mary böylesine küçük bir araba aldığı için Tom şaşırmıştı.Tom was surprised that Mary bought such a small car.
Tom Mary'ye arabasını sattı.Tom sold Mary his car.
Tom Mary'nin arabasını sürmemeliydi.Tom shouldn't have driven Mary's car.
Tom Mary'nin arabasını ödünç almamalıydı.Tom shouldn't have borrowed Mary's car.
Tom Mary'nin arabasına kimin çarptığını gördüğünü söylüyor.Tom says he saw who crashed into Mary's car.
Tom Mary'yi yeni arabasını kendisine ödünç vermesi için ikna etti.Tom persuaded Mary to lend him her new car.
Tom arabasını Mary'nin evinin arkasına park etti.Tom parked his car behind Mary's house.
Tom şemsiyesini Mary'nin arabasında bırakmış olabilir.Tom might have left his umbrella in Mary's car.
Tom araba anahtarını Mary'nin odasında bırakmış olabilir.Tom might have left his car key in Mary's room.
Tom Mary'nin çantasını arabada bıraktı.Tom left Mary's bag in the car.
Tom Mary'nin arabasına kimin çarptığını biliyor.Tom knows who crashed into Mary's car.
Tom Mary'nin tanıdığı araba süremeyen tek yetişkin.Tom is the only adult Mary knows who can't drive.
Tom Mary'nin arabaya binmesine yardımcı oldu.Tom helped Mary into the car.
Tom Mary'ye arabayı yıkattı.Tom had Mary wash the car.
Tom Mary'nin arabasına bindi.Tom got into Mary's car.
Tom arabasını sürmesi için Mary'ye izin verdi.Tom gave Mary permission to drive his car.
Tom Mary'nin arabasını Boston'a sürdü.Tom drove Mary's car to Boston.
Tom Mary'nin arabasını Boston'a götürdü.Tom drove Mary's car to Boston.
Tom Mary'nin arabayla mı yoksa bisikletle mi geleceğini bilmiyor.Tom doesn't know whether Mary will come by car or by bicycle.
Tom, Mary'nin araba sürmeyi nerede öğrendiğini bilmiyor.Tom doesn't know where Mary learned how to drive.
Tom Mary'nin yeni bir arabayı nasıl satın alabildiğini bilmiyor.Tom doesn't know how Mary was able to afford a new car.
Tom arabayı yıkamak zorunda değil. Mary onu zaten yıkadı.Tom doesn't have to wash the car. Mary's already washed it.
Tom Mary'nin arabasını sürmesini istemiyordu.Tom didn't want Mary to drive his car.
Eğer doğru hatırlıyorsam, Tom arabasını Mary'ye sadece 500 dolara sattı.If I remember correctly, Tom sold his car to Mary for just 500 dollars.
Tom, Mary'nin John'un yeni arabasını sürdüğünü gördü.Tom saw Mary driving John's new car.
Tom, Mary'nin John'u arabayla havaalanına götürmesini rica etti.Tom asked Mary to drive John to the airport.
Profesyonel bir hırsız bir araba kapısını bir levye ile zaman kaybetmeden açabilir.A professional thief can jimmy a car door in no time.
Tam benim yeni spor arabamın arkasında park edilmiş eski bir külüstür vardı.There was an old clunker parked just behind my new sports car.
Tom arabasız nasıl gezmesi gerektiğini merak ediyordu.Tom was wondering how he was supposed to get around without a car.
Tom Mary'nin yeni arabasını sürerken rahat hissetmiyordu.Tom didn't feel comfortable driving Mary's new car.
Keşke güneş enerjili arabam olsa.I wish I had solar-powered car.
Tom'un arabası dükkânın önünde park edilmişti.Tom's car was parked in front of the convenience store.
Tom kütüphanenin önüne çıktı ve Mary arabayı park ederken bekledi.Tom got out in front of the library and waited while Mary went to park the car.
Gerçekten Tom'un arabasında Boston'a gitmiyorsun, değil mi?You aren't really going to go to Boston in Tom's car, are you?
Klasik arabandan gerçekten kurtulmayacaksın, değil mi?You aren't really going to get rid of your classic car, are you?
Tom'un arabasını gerçekten sürmeyeceksin, değil mi?You aren't really going to drive Tom's car, are you?
O yol bir arabayı kullanmak için çok dar.That road is too narrow for a car to drive on.
O bir araba alamaz.He isn't able to buy a car.
Arka taraftaki arabadayım.I'm in the rear car.
Karanlıkta araba sürmek uçmak gibidir.Driving in the dark feels like flying!
Araba süremeyecek kadar çok yorgunum.I'm too tired to drive.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod