Sarhoş araba sürmek ciddi bir sorundur.Drunk driving is a serious problem.
Sarhoş araba sürme ciddi bir sorundur.Drunk driving is a serious problem.
Şu çantaları arabaya koyar mısın?Would you put those bags in the car?
Amcan arabasını sürmene izin verdi mi?Your uncle let you drive his car?
Tom'un şu ana kadar sürdüğü tek araba kendi arabası.The only car Tom has ever driven is his own.
Polis arabada.The policeman is in the car.
Birçok araba kazaları soförler dikkatsiz davrandıkları için olurlar.Most car accidents happen because drivers aren't paying attention.
Araba süremeyecek kadar çok uykuluyum.I'm too sleepy to drive.
Ben araba kullanamayacak kadar uykuluyum.I'm too sleepy to drive.
Tom'un arabası çamura battı.Tom's car was stuck in the mud.
Tom'un arabası tamponunda büyük bir göçük olduğu için kolaylıkla tanınabilir.Tom's car is easily recognizable since there is a big dent in the front bumper.
Tom otoparktaki her kirli araba ön camına adını yazdı.Tom wrote his name on every dirty car windshield in the parking lot.
Tom daha büyük bir arabası olmasını diliyor.Tom wishes he had a bigger car.
Mary'nin arabasının ön camını kıran kişi Tom'du.Tom was the one who broke the windshield of Mary's car.
Tom Mary'nin bir arabayı nasıl süreceğini bilmediğinden emindi.Tom was sure Mary didn't know how to drive a car.
Tom, bir araba kazasında hayatını kaybetti.Tom was killed in a car accident.
Tom ehliyetsiz araba sürerken yakalandı.Tom was caught driving without a license.
Tom arabasının bozulacağından korkuyordu.Tom was afraid his car would break down.
Tom bir araba satın almak için yeterli parayı tasarruf etmek istedi.Tom wanted save up enough money to buy a car.
Tom bütün gece Mary'yi araba sürmesi için ikna etmeye çalıştı.Tom tried to talk Mary into driving all night.
Tom Mary'nin sürdüğü arabanın güvenli olmadığını düşündü.Tom thought the car Mary was driving wasn't safe.
Tom Mary'nin bir araba sürmediğini düşündü.Tom thought that Mary didn't drive a car.
Tom Mary'nin böyle küçük bir araba satın almak istemeyeceğini düşündü.Tom thought Mary wouldn't want to buy such a small car.
Tom araba sürmek istemediğini söyledi.Tom said that he didn't want to drive.
Tom etmemesi gerektiğini bilmesine rağmen, arabasını yangın musluğunun önüne parketti.Tom parked his car in front of a fire hydrant even though he knew he shouldn't.
Tom arabasını bir metro park garajında parketti.Tom parked his car in an underground parking garage.
Tom arabasını parketti ve indi.Tom parked his car and got out.
Tom Mary'nin arabasının arkasında parketti.Tom parked behind Mary's car.
Tom araba anahtarını kaybetti.Tom lost his car key.
Tom Mary'nin arabasının neye benzediğini biliyor.Tom knows what Mary's car looks like.
Tom Mary'nin araba süremeyecek kadar yaşlı olduğuna ikna etmenin zor olacağını biliyordu.Tom knew it was going to be tough to convince Mary that she was too old to drive.
Tom sol direksiyonlu araba sürmeye alışkın değildir.Tom isn't used to driving a left-hand drive car.
Tom buzlu yollarda araba sürmekten nefret ediyor.Tom hates driving on icy roads.
Tom Mary'nin sahip olduğu araba gibi bir arabada asla bulunmadı.Tom has never been in a car like the one Mary owns.
Tom geçen ay arabasını çaldırdı.Tom had his car stolen last month.
Tom arabasının anahtarını sol eline aldı.Tom had his car key in his left hand.
Tom eski arabasından kurtuldu.Tom got rid of his old car.
Tom Mary'yi işe arabayla bıraktı.Tom gave Mary a lift to work.
Tom Mary'yi yerine tekrar arabayla götürdü.Tom gave Mary a lift back to her place.
Tom arabasını kilitlemeyi unuttu.Tom forgot to lock his car.
Tom el arabasını kum ile doldurdu.Tom filled the wheelbarrow with sand.
Tom arabasını bir uçurumdan sürdü.Tom drove his car off a cliff.
Tom arabasını bir köprüden sürdü.Tom drove his car off a bridge.
Tom güvenli bir şekilde araba sürer.Tom drives safely.
Tom bir manyak gibi araba sürer.Tom drives like a maniac.
Tom her gün işe arabasıyla gider.Tom drives his car to work every day.
Tom arabasını Mary'ye emanet etmiyor.Tom doesn't trust Mary with his car.
Tom Mary'ye araba sürmeyi öğretmede hatalı bir şey görmüyor.Tom doesn't see anything wrong with letting Mary learn to drive.
Tom arabasını o kadar çok paraya satmayı ummuyordu.Tom didn't expect to sell his old car for so much money.
Tom arabalarından birini Mary'ye satmaya karar verdi.Tom decided to sell one of his cars to Mary.
Tom arabasına geri bindi.Tom climbed back into his car.
Tom araba yolundaki karı temizledi.Tom cleared snow from the driveway.
Tom eve arabayla gitmemeyi seçti.Tom chose not to drive home.
Tom kesinlikle hoş bir araba sürer.Tom certainly drives a nice car.
Tom arabasını nereye parkettiğini tam olarak hatırlayamıyor.Tom can't remember exactly where he parked his car.
Tom arabasının çalındığını bildirmek için sigorta şirketini aradı.Tom called the insurance company to report that his car had been stolen.
Tom Mary'yi aradı ve ona onu istasyondan arabayla aldırdı.Tom called Mary and had her pick him up at the station.
Tom arabasını park yerinden çıkardı.Tom backed his car out of the parking space.
Tom arabasını garajdan çıkardı.Tom backed his car out of the garage.
Bomba Tom'un arabasını parçalara ayırdı.The bomb blew Tom's car to smithereens.