Arabaya bindiğinde her zaman bir emniyet kemeri takmalısın.You should always wear a seat belt when you are riding in a car.
İçmemelisin ve araba sürmemelisin.You shouldn't drink and drive.
Onun arabası son model.His car is the latest model.
Geri döndüğümde kayıp arabamı buldum.When I got back, I found my car missing.
O, arabayla yaklaşık kaç saat sürer?About how many hours does it take by car?
Galerimizdeki en hızlı araba budur.This is the fastest car in our showroom.
Bu bizim arabamız değildir, onlarındır.This is not our car, it is theirs.
Bu araba tamamen dolu.This car is fully loaded.
Bu araba tamamen yüklü.This car is fully loaded.
O bir el arabası üzerine tökezledi.She stumbled over a wheelbarrow.
Ve oğlunuz araba sürüyor mu?And does your son drive?
Ben yeni bir araba satın almak istiyorum.I want to buy a new car.
On beş yaşındayken araba sürmeyi öğrendim.I learned how to drive when I was fifteen years old.
En ufak bir tereddüt göstermeden, kendi arabasını sattı.Without the slightest hesitation, he sold his own car.
İstiyorsan arabamı kullanabilirsin.If you want to, you can use my car.
Araba sürerken emniyet kemerini bağla.Fasten your seat belt while driving.
Kullanılmış arabamı 100 dolara satabildim.I was able to sell my used car for 100 dollars.
Ben güneş enerjisi ile çalışan bir araba istiyorum.I want a car that runs on solar power.
Sağda araba sürmemelisin.You mustn't drive on the right.
Tom'un arabasını ödünç almamalıydın.You shouldn't have borrowed Tom's car.
Tom ne tür bir araba sürer?What kind of car does Tom drive?
Tom'un yeni arabası neye benziyor?What does Tom's new car look like?
Tom'un işi ikinci-el arabalar satmaktır.Tom's work is selling second-hand cars.
Tom neredeyse bir araba tarafından çarpılacaktı.Tom was almost hit by a car.
Tom, kamyon yeni arabama çarptığı zaman ona hayran oluyordu.Tom was admiring my new car at the time the truck crashed into it.
Tom kanoyu arabasının üstüne bağladı.Tom tied the canoe to the top of his car.
Tom çantalarını bagaja koydu, sonra arabaya bindi ve arabayla uzaklaştı.Tom put his bags in the trunk, then hopped in the car and drove off.
Tom çantalarını bagaja koydu, sonra arabaya atladı ve uzaklaştı.Tom put his bags in the trunk, then hopped in the car and drove off.
Tom zengin olmalı. O çok güzel bir araba sürüyor.Tom must be well off. He drives a very nice car.
Tom gelecek hafta arabamı herhangi bir öğleden sonra ödünç alabilir.Tom may borrow my car any afternoon next week.
Tom arabasını çok paraya satmayı başardı.Tom managed to sell his car for a lot of money.
Tom araba sürerken radyo dinlemeyi seviyor.Tom likes listening to the radio when he's driving.
Tom ders kitabını arabada bıraktı.Tom left his textbook in the car.
Tom İtalyan arabaları hakkında var olan her şeyi bilir.Tom knows everything there is to know about Italian cars.
Tom arabalarla ilgili bilinmesi gereken her şeyi biliyor.Tom knows everything there is to know about cars.
Tom arabasının torpido gözünde bir dürbün tutar.Tom keeps a pair of binoculars in the glove compartment of his car.
Tom henüz araba süremiyor.Tom isn't able to drive yet.
Tom araba süremeyecek kadar çok sarhoş. Onu eve götürür müsün?Tom is too drunk to drive. Could you take him home?
Tom araba sürmek için yeterince yaşlıdır.Tom is old enough to drive.
Tom yeni arabasıyla ilgili küçük bir sorun yaşıyor.Tom is having a bit of trouble with his new car.
Tom araba sürmede iyidir.Tom is good at driving.
Tom gelecek hafta yeni bir araba satın alacak.Tom is going to buy a new car next weekend.
Tom eski arabasından kurtuluyor.Tom is getting rid of his old car.
Tom'un üç arabası var.Tom has three cars.
Tom arabasını satışa koydu.Tom has put his car up for sale.
Tom arabamı ödünç aldığından beri benden veba gibi kaçınıyor.Tom has been avoiding me like the plague ever since he borrowed my car.
Arabası bozulduğu için Tom eve yürümek zorunda kaldı.Tom had to walk home since his car broke down.
Geçen haftanın başlarında Tom arabasını çaldırdı.Tom had his car stolen early last week.
Tom arabaya bindi.Tom got into the car.
Tom arabayla hızlıca uzaklaştı.Tom drove off in a hurry.
Sanırım Tom ithal bir araba sürer.Tom drives an imported car I think.
Tom siyah bir araba sürer, değil mi?Tom drives a black car, doesn't he?
Tom'un henüz istediği arabayı almak için yeterli parası yok.Tom doesn't have enough money yet to buy the car he wants.
Tom'un bir arabası yok.Tom doesn't have a car.
Tom içmez ve araba sürmez.Tom doesn't drink and drive.
Tom arabasının niçin çalışmadığını bilmiyordu.Tom didn't know why his car wouldn't start.
Tom dün yeni bir araba satın almadı, değil mi?Tom didn't buy a new car yesterday, did he?
Tom bir at arabası tekerleği yaptı.Tom did a cartwheel.
Tom dün baktığı arabayı almamaya karar verdi.Tom decided not to buy the car he was looking at yesterday.
Tom arabasını çalıştıramadı.Tom couldn't get his car to start.