araştırmak ile cümle
araştırmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ancak gerçekten araştırmak istersek eğer, ne yapmamız gerekiyor?Ma se voleste fare della vera ricerca, cosa dovreste fare?
Ancak gerçekten araştırmak istersek eğer, ne yapmamız gerekiyor?Men hvis du virkeligt ville forske, hvad gør du så?
Ancak gerçekten araştırmak istersek eğer, ne yapmamız gerekiyor?Pero si deseamos realmente investigar, ¿qué tenemos que hacer?
Ancak gerçekten araştırmak istersek eğer, ne yapmamız gerekiyor?Но ако наистина искате да проведете изследване, какво трябва да направите?
Ancak gerçekten araştırmak istersek eğer, ne yapmamız gerekiyor?Но, если мы решим провести исследование, что нужно делать?
Ancak gerçekten araştırmak istersek eğer, ne yapmamız gerekiyor?אבל אם תרצו באמת לחקור, מה עליכם לעשות?
Ancak gerçekten araştırmak istersek eğer, ne yapmamız gerekiyor?لكن، إذا رغبت حقاً بعمل بحث، مالذي عليك فعله ؟
Ancak gerçekten araştırmak istersek eğer, ne yapmamız gerekiyor?文献で足について何が知られているか調査する必要があります
Ancak şu an bu sadece bir izdir ve işte beni büyüleyen şey bu alanı araştırmak.De ez annak az időnek a nyoma. És ami megfogott az ennek a területnek a feltárása.
Ancak şu an bu sadece bir izdir ve işte beni büyüleyen şey bu alanı araştırmak.E doar un mod în care trecutul lasă urme. Şi asta m-a fasciant, să explorez acea sferă.
Ancak şu an bu sadece bir izdir ve işte beni büyüleyen şey bu alanı araştırmak.Genau das hat mich fasziniert, dieses Gebiet zu erforschen.
Ancak şu an bu sadece bir izdir ve işte beni büyüleyen şey bu alanı araştırmak.Het is een soort spoor van die tijd. Het fascineerde mij dat gebied te onderzoeken.
Ancak şu an bu sadece bir izdir ve işte beni büyüleyen şey bu alanı araştırmak.그 시간을 담고 있는 어떤 것이든지요. 이 영역을 탐구한다는 것이 제게는 아주 매력적이었습니다.
Ancak şu an bu sadece bir izdir ve işte beni büyüleyen şey bu alanı araştırmak.Lecz jest to jedynie swego rodzaju ślad minionego czasu. Fascynowało mnie to, chciałem zbadać ten obszar.
Ancak şu an bu sadece bir izdir ve işte beni büyüleyen şey bu alanı araştırmak.Ma è una specie di traccia di quel tempo. E questo mi ha affascinato, esplorare quel territorio.
Ancak şu an bu sadece bir izdir ve işte beni büyüleyen şey bu alanı araştırmak.Mas é uma espécie de vestígio daquela época. E isso fascinou-me, explorar esse território.
Ancak şu an bu sadece bir izdir ve işte beni büyüleyen şey bu alanı araştırmak.Nhưng đó là một loại manh mối của thời điểm đó. Điều đó cuốn hút tôi khám phá lĩnh vực đó.
Ancak şu an bu sadece bir izdir ve işte beni büyüleyen şey bu alanı araştırmak.Pero es simplemente un rastro de ese momento. Y eso me fascina, explorar ese territorio.
Ancak şu an bu sadece bir izdir ve işte beni büyüleyen şey bu alanı araştırmak.Но то е нещо като следа от това време. И ме очарова, да изследвам тази територия.
Ancak şu an bu sadece bir izdir ve işte beni büyüleyen şey bu alanı araştırmak.Но это лишь один из следов того времени. Это заставило меня изучать эту территорию.
Ancak şu an bu sadece bir izdir ve işte beni büyüleyen şey bu alanı araştırmak.אבל כל זה הם רק עקבות מאותו זמן. וזה ריתק אותי, לגלות את העולם הזה.
Ancak şu an bu sadece bir izdir ve işte beni büyüleyen şey bu alanı araştırmak.لكنها مجرد نوع من الأثر من ذلك الزمن. و قد فتنني ذلك, لاستكشاف ذلك المجال.
Ancak şu an bu sadece bir izdir ve işte beni büyüleyen şey bu alanı araştırmak.そしてそれを模索することに 私は夢中になりました この考えに沿って作品を創っていましたが
Araştırmamız yüzünden Afrika'daki... ...en vahşi yerleri araştırmak zorundaydık.Beverly: Prowadząc badania odwiedzamy najdziksze miejsca w Afryce.
Araştırmamız yüzünden Afrika'daki... ...en vahşi yerleri araştırmak zorundaydık.BJ: Behom nášho výskumu, vyhľadávame najdivokejšie miesta v Afrike.
Araştırmamız yüzünden Afrika'daki... ...en vahşi yerleri araştırmak zorundaydık.BJ: Dar prin investigaţia noastră, trebuie să căutăm cele mai sălbatice locuri din Africa.
Araştırmamız yüzünden Afrika'daki... ...en vahşi yerleri araştırmak zorundaydık.BJ: De a kutatásainkon keresztül, meg kell találnunk a legvadabb helyeket Afrikában.
Araştırmamız yüzünden Afrika'daki... ...en vahşi yerleri araştırmak zorundaydık.BJ: Để tiến hành cuộc điều tra, chúng tôi đã phải tìm đến những nơi hoang dã nhất ở châu Phi.
Araştırmamız yüzünden Afrika'daki... ...en vahşi yerleri araştırmak zorundaydık.BJ: Maar door ons onderzoek, moeten we de meest ruige plaatsen in Afrika opzoeken.
Araştırmamız yüzünden Afrika'daki... ...en vahşi yerleri araştırmak zorundaydık.BJ: Ma durante i nostri studi dobbiamo inoltrarci nei luoghi più selvaggi dell'Africa.
Araştırmamız yüzünden Afrika'daki... ...en vahşi yerleri araştırmak zorundaydık.BJ : Mais à travers notre enquête, nous devons chercher les endroits les plus sauvages d'Afrique.
Araştırmamız yüzünden Afrika'daki... ...en vahşi yerleri araştırmak zorundaydık.BJ: Nuestra investigación nos lleva a los lugares más salvajes de África.
Araştırmamız yüzünden Afrika'daki... ...en vahşi yerleri araştırmak zorundaydık.BJ: Μέσα από την έρευνά μας, έπρεπε να αναζητήσουμε τις πιο άγριες περιοχές της Αφρικής.
Araştırmamız yüzünden Afrika'daki... ...en vahşi yerleri araştırmak zorundaydık.각각의 특성들을 알아내실수 있을겁니다. 베버리 : 가끔은 관찰을 하기위해 아프리카 최고의 야생지대를 찾아야 할때가 있습니다.
Araştırmamız yüzünden Afrika'daki... ...en vahşi yerleri araştırmak zorundaydık.Mas para a nossa investigação temos de procurar os locais mais selvagens de África.
Araştırmamız yüzünden Afrika'daki... ...en vahşi yerleri araştırmak zorundaydık.Um unsere Untersuchungen durchzuführen, müssen wir die entlegendsten Orte Afrikas aufsuchen.
Araştırmamız yüzünden Afrika'daki... ...en vahşi yerleri araştırmak zorundaydık.БЖ: Но в ходе нашего исследования мы вынуждены искать самые дикие места Африки.
Araştırmamız yüzünden Afrika'daki... ...en vahşi yerleri araştırmak zorundaydık.БЖ: Но при нашите разследвания, ние трябва да търсим в най-дивите места в Африка.
Araştırmamız yüzünden Afrika'daki... ...en vahşi yerleri araştırmak zorundaydık.Під час нашого дослідження, ми шукали найдикіші місця в Африці.
Araştırmamız yüzünden Afrika'daki... ...en vahşi yerleri araştırmak zorundaydık.وان نستكشف صفاتها الشخصية التي تملكها بيفرلي : وعبر ابحاثنا كان يجب ان نتجول في اكثر الاماكن خطراً في افريقيا
Araştırmamız yüzünden Afrika'daki... ...en vahşi yerleri araştırmak zorundaydık.研究を進めるには アフリカの未開の土地を探さなくてはいけません これはボツワナの
Araştırma sürecimde, aslında Sierra Leone'da biraz zaman geçirdim bunu araştırmak için.Podczas moich badań, spędziłem trochę czasu w Sierra Leone badając to.
Araştırma sürecimde, aslında Sierra Leone'da biraz zaman geçirdim bunu araştırmak için.В процессе подготовки к съёмкам я провёл некоторое время в Сьерра-Леоне для исследований.
Araştırma sürecimde, aslında Sierra Leone'da biraz zaman geçirdim bunu araştırmak için.По време на моето изследване, в действителност прекарах известно време в Сиера Леоне, изследвайки това.
Askeri mahkemede çalıştığı için askeri olayları araştırmak için elinde her türlü olanak vardı.A ponieważ pracował w biurze sądu wojskowego, miał możliwość wglądu w akta tamtych incydentów.
Askeri mahkemede çalıştığı için askeri olayları araştırmak için elinde her türlü olanak vardı.Han arbejdede på krigsretskontoret - - og kunne undersøge hændelser i militæret.
Askeri mahkemede çalıştığı için askeri olayları araştırmak için elinde her türlü olanak vardı.Han jobbade på krigsrättskontoret- -och kunde kolla upp militära incidenter.
Askeri mahkemede çalıştığı için askeri olayları araştırmak için elinde her türlü olanak vardı.Hän palveli sotaoikeudessa- -ja pystyi tutkimaan tapauksia.
Askeri mahkemede çalıştığı için askeri olayları araştırmak için elinde her türlü olanak vardı.Lui lavorava alla corte marziale, per avere la possibilità di studiare gli incidenti militari.
Askeri mahkemede çalıştığı için askeri olayları araştırmak için elinde her türlü olanak vardı.Αφού υπηρετούσε στο στρατοδικείο, είχε ό,τι χρειαζόταν για να εξετάσει τα περιστατικά.
Askeri mahkemede çalıştığı için askeri olayları araştırmak için elinde her türlü olanak vardı.И раз он служил в военном суде, у него было всё, что нужно, чтобы изучить эти военные инциденты.
Ayrıca, girişimcinin kaza sigortası gibi zorunlu olmayan sigortaları araştırmakta fayda vardır.Du bör också överväga andra frivilliga försäkringar som till exempel företagarens olycksfallsförsäkring.
Ayrıca, girişimcinin kaza sigortası gibi zorunlu olmayan sigortaları araştırmakta fayda vardır.وعليك أيضاً التفكير في تأمينات اختيارية أخرى مثل تأمين الحوادث لممارس العمل الحر.
Ben bunu biliyorum. Ben kariyerimin çoğunu bu programları araştırmakla geçirdim.잘 알고 있습니다. 제 경력의 대부분을 이런 프로그램을 연구하는데 쏟았지요.
Ben bunu biliyorum. Ben kariyerimin çoğunu bu programları araştırmakla geçirdim.Έχω περάσει το μεγαλύτερο μέρος της καριέρας μου ερευνώντας αυτά τα προγράμματα.
Ben bunu biliyorum. Ben kariyerimin çoğunu bu programları araştırmakla geçirdim.През по-голямата част от кариерата си изследвам тези програми.
Ben bunu biliyorum. Ben kariyerimin çoğunu bu programları araştırmakla geçirdim.אני יודע את זה. ביליתי את רוב הקריירה שלי במחקר תוכניות אלה.
Ben bunu biliyorum. Ben kariyerimin çoğunu bu programları araştırmakla geçirdim.أنا أعرف ذلك من واقع. وقد أمضيت أغلب سيرتي المهنية في البحث عن هذه البرنامج.
Ben bunu biliyorum. Ben kariyerimin çoğunu bu programları araştırmakla geçirdim.そして経済発展局の役人や
Bence en gelecek vaad edici yöntem bio-işaretleri araştırmak.Cred că cea mai promițătoare cale ar fi să căutăm bio-markeri.