İnsanların ilk hesaplama aracına abaküs denir.The first calculating tool of mankind is called an abacus.
Abaküsler hesaplama aracıdır.Abacuses are counting devices.
Kültürel görelilik yararlı bir araç olabilir.Cultural relativism can be a helpful tool.
Ben asla araç sürmeyi öğrenmedim.I never learned to drive.
Sami ters yönde gelen bir aracı fark etti.Sami noticed a vehicle coming in the opposite direction.
Polis, Sami'nin aracını aradı.Police searched Sami's vehicle.
Polis Tom'un aracını aradı.The police searched Tom's vehicle.
Leyla geceleyin araçla ayrıldı.Layla drove off into the night.
Ben araç sürmekten hoşlanırım.I like to drive.
Tom aracını sattı.Tom sold his car.
Leyla sanki yolun sahibiymiş gibi araç sürüyor.Layla drives as if she owned the road.
Aracınızı ne sıklıkta yıkıyorsunuz?How often do you wash your car?
Bana gelecekte uçan araçların olacağı söylendi.I was told there would be flying cars in the future.
Uzay aracı yok edildi.The spacecraft was destroyed.
Leyla dikkatle araç kullanıyor.Layla drives carefully.
Leyla dikkatli bir biçimde araç sürüyor.Layla drives carefully.
Leyla sadece araç sürmeye devam etti.Layla just kept driving.
Leyla araç sürmeye devam etti.Layla kept driving.
Araç sürmeyi öğrenmek istemiyor musun?Don't you want to learn to drive?
Leyla, Sami'yi arkadaşlarından biri aracılığıyla tanıyordu.Layla knew Sami through one of her friends.
Leyla yanlış yönde araç kullanıyordu.Layla was driving in the wrong direction.
Leyla ve Sami araçla yola çıktılar.Layla and Sami went for a ride.
Leyla ve Sami araçla gezmeye gittiler.Layla and Sami went for a ride.
Tom araçla kasabayı dolaştı.Tom drove around town.
Leyla şehir merkezindeki bir bankaya araçla yirmi dakikada gitti.Layla drove twenty minutes to a bank downtown.
Leyla yaklaşık bir mil daha araç sürdü.Layla drove about a mile more.
Leyla araçla eve gidiyordu.Layla was driving home.
Aracınızın rengini beğeniyorum.I like the color of your car.
Sami sadece Leyla'yı aramak için araçla Kahire'den İskenderiye'ye gitti.Sami drove from Cairo to Alexandria just looking for Layla.
Tom buraya bugünkü toplantıya gelmek için bütün gece araç sürdü.Tom drove all night to get here for today's meeting.
Araç kutum bağajda.My toolbox is in the trunk.
Sami, Leyla ile buluşmak için araçla Kahire'ye gitti.Sami drove to Cairo to meet Layla.
Tom araçla Boston'a gitmeyecek.Tom won't drive to Boston.
Aracaju'ya hoş geldiniz.Welcome to Aracaju.
Tom, araç kaputunda kendine bir yumurta kızarttı.Tom fried himself an egg on his car bonnet.
Hangi ulaştırma aracıyla buraya geldin?By what means of transport did you get here?
Refah, tapılacak bir tanrı değil, sadece kullanılacak bir araçtır.Prosperity is only an instrument to be used, not a deity to be worshipped.
Sisli havada araç kullanmaktan hiç hoşlanmıyorum.I hate driving when it's foggy.
Tom caddeyi geçerken bir araç ile çiğnendi.Tom got run over while crossing the street.
Lütfen araç takımınızı getirin.Please bring your toolkit.
Tom araç kulübesinde saklandı.Tom hid in the tool shed.
Tom'un araç kullanmasına gerek yoktu.Tom didn't need to drive.
Sık sık Tom'dan araçları ödünç alırım.I often borrow tools from Tom.
Tom'dan çok hızlı araç sürmemesini söyledim.I told Tom not to drive too fast.
Polis tarafından aracım kenara çekildi.I got pulled over by the police.
Tom bizi araçla eve bırakmayı teklif etti.Tom has offered to drive us home.
Tom bizi araçla eve götürmeyi teklif etti.Tom has offered to drive us home.
Tom, Mary'nin eve sarhoş biçimde araç kullanarak gitmesini istemedi.Tom didn't want Mary to drive home drunk.
Benzinli arabalar Şeytan'ın aracıdır.Gas-powered cars are the Devil's vehicle.
Sami, Leyla'yı araçla istasyona götürdü.Sami drove Layla to the station.
Tom ehliyetsiz araç sürmek nedeniyle tutuklandı.Tom was arrested for driving without a licence.
Sami aracı çaldı.Sami stole the vehicle.
Araç aküsü tükendi.The car battery has run down.
Sami, Leyla ile Leyla'nın kız kardeşi aracılığıyla tanıştı.Sami met Layla through his sister.
Sami çevrimiçi bir buluşma hizmeti aracılığıyla Leyla ile tanıştı.Sami met Layla through an online dating service.
Sami araçtan indi.Sami got out of the vehicle.
Sami, Kahire ve Asuan arasında uzun saatler araç sürdü.Sami drove for long hours between Cairo and Aswan.
Sami, Kahire ve Asvan arasında uzun saatler boyunca araç kullandı.Sami drove for long hours between Cairo and Aswan.
Sami saatlerce araç kullandı.Sami drove for hours.
Tom, Mary'yi araçla havaalanına götürecek.Tom will drive Mary to the airport.