Ana içeriğe geç
Sözlük

araç ile cümle

araç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İtfaiye aracı gelmeden önce ev temele kadar yandı.The house burned to the ground before the fire truck arrived.
Tom genellikle hız limitinin biraz üzerinde araç kullanır.Tom usually drives slightly over the speed limit.
Kar temizleme aracı caddeden karı temizledi.The snowplow cleared the snow from the street.
İlk kar temizleme aracı atlar tarafından çekildi.The first snowplows were drawn by horses.
O bir araç sürmeyebilir.He may not drive a vehicle.
Bir dil, iletişim aracı olmaktan daha fazlasıdır.A language is much more than just a communication tool.
Jane Goodall, şempanzelerin araçları kullanabildiklerini keşfetti.Jane Goodall discovered that chimpanzees could use tools.
Atuqtuaq'ın babası bir kar aracı sürüyor.Atuqtuaq's father drives a snowmobile.
Bir arazi aracı genellikle bir arabadan daha fazla benzin kullanır.An SUV typically uses more gas than a car.
Okumak iyi bir hayatın yaşamasında temel bir araçtır.Reading is a basic tool in the living of a good life.
Değerli öğeleri araçta bırakmayın.Do not leave valuable items in the vehicle.
Tom'un polis tarafından aracı sağa çekildi.Tom got pulled over by the police.
Aracınızda değerli eşyalarınızı bırakmayın.Don't leave valuables in your vehicle.
Değerli eşyalarını aracında bırakma.Don't leave valuables in your vehicle.
Değerli eşyalarınızı aracınızda bırakmayınız.Don't leave valuables in your vehicle.
Değerli eşyalarınızı aracınızda bırakmayın.Don't leave valuables in your vehicle.
Tom bir ikinci el araç satıcısıydı.Tom used to be a used car salesman.
Tom bir araçtan açılan ateş sonucu hayatını kaybetti.Tom was killed in a drive-by shooting.
Tom sadece kızları etkilemek için bütün parasını bir araç üzerinde harcadı.Tom spent all his money on a car just to impress girls.
Ekranın alt kısmındaki araç çubuğunu görebiliyor musun?Can you see the toolbar at the bottom of the screen?
NASA'nın Juno uzay aracı Jüpiter etrafındaki yörüngesine girdi.NASA's Juno spacecraft has entered into orbit around Jupiter.
Yaşlı adam araç tarafından ezildi ve hemen hastaneye götürüldü.The old man was run over and immediately taken to the hospital.
Dünya'dan Mars'ı ziyaret eden ilk uzay aracı 1965 yılında Mariner 4'tü.The first spacecraft from Earth to visit Mars was Mariner 4 in 1965.
Elektrikli araçların popülaritesi artmaktadır.Electric vehicles are growing in popularity.
Biz ortak bir arkadaş aracılığıyla Boston'da buluştuk.We met in Boston through a mutual friend.
Biz ortak bir arkadaş aracılığıyla Boston'da tanıştık.We met through a mutual friend in Boston.
Karım avukatı aracılığı ile hariç benimle konuşmayacak.My wife won't talk to me except through her lawyer.
Tom'un arabasında bir araç kamerası vardır.Tom has a dashcam in his car.
Bu araçlar neredeyse hiç kullanılmamaktadır.These tools are barely used at all.
Tom ikinci el araç satıcısı.Tom is a used car salesman.
Tom kullanılmış araç satıcısıdır.Tom is a used car salesman.
Yirmi beş kişilik bir araç var mı?Is there a car that seats twenty-five?
Araç yolunun küreklenmesi gerekir.The driveway needs to be shoveled.
Uzun mesafe araç kullanamam.I can't drive long distances.
Tom araçla yavaşça tepeye çıktı.Tom drove slowly up the hill.
Araçtan uzaklaş.Step away from the vehicle.
Bu yeni uzay aracı önceki uzay gemilerinden iki kat daha hızlı.This new spacecraft is over twice as fast as previous spaceships.
Neden araçlarım özel araba yolunda?Why are my tools in the driveway?
Araç sigorta belgelerini imzalamak için bir kaleme ihtiyacım var.I need a pen to sign the car insurance documents.
İçki içtiğin için araç kullanamazsın.You cannot drive because you have drank.
Yolun sol tarafında araç kullanma konusunda deneyimim yok.I don't have much experience driving on the left-side of the road.
Jim'i aramak için kasabanın her yanını araçla dolaştım.I drove all around town to look for Jim.
O bir itfaiye aracı mı?Is that a fire truck?
Aracı sokağın ortasında bırakmak zorunda kaldım.I had to leave the car in the middle of the street.
Aracı caddenin ortasında bırakmak zorunda kaldım.I had to leave the car in the middle of the street.
Fadıl araçla Dania'nın evine gitti.Fadil drove to Dania's home.
Hızlı araç kullanıyorum.I drive fast.
Tom'u aracınızı sizin için yıkamaya nasıl ikna ettin?How did you convince Tom to wash your car for you?
Bu yolda yasal olarak ne kadar hızla araç kullanabilirsin?How fast can you legally drive on this road?
Araçla çalışmaya gittim.I drove to work.
Şimdi araç kullanabilirim.I can drive now.
Bu yolda ne kadar hızlı araç kullanabilirsin?How fast can you drive on this road?
Alkollü araç kullanmaktan üç cezam var.I have three DUIs.
Ben araç kullanmıyorum.I don't drive.
Fadıl, Leyla'yı araçla onunn arkadaşının evine kadar götürdü.Fadil drove Layla over to her friend's house.
Yolda kilometrelerce araç kuyruğu oluştu.The traffic was backed up for miles.
Tom babası onu araç sürmesine izin vermiyor.Tom's father doesn't allow him to drive.
Tom bütün gün araçla geziyor.Tom has been driving around all day.
Motorlu araçlar dünyasına hoş geldiniz.Welcome to the world of motor vehicles.
Abaküs bir hesaplama aracıdır.The abacus is a calculating tool.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod