Feste'nin amacı etrafındakilerin aptallıklarını ortaya çıkarmaktır.Feste's purpose is to reveal the foolishness of those around him.
Kim, Çin'in Kültür Devrimi'ni "inanılmaz bir aptallık" olarak kınadı.Kim condemned China's Cultural Revolution as "unbelievable idiocy".
Ne aptallık!Was für eine Dummheit!
Bir hata aptallık ile düzeltilemez.Man kann einen Fehler nicht durch eine Dummheit ausbügeln.
Aptallık aptal olma durumudur.Dummheit ist machbar.
Fakat kraliçe bunun aptallık olduğunu biliyordu.Bei Tagesanbruch erfuhr die Königin von dem Wunder.
Yine aynı kaynaklar onun bazı politik aptallıklarından bahseder.Diese Quelle gibt über seine weiteren familiären Verhältnisse Auskunft.
Fakat kraliçe bunun aptallık olduğunu biliyordu.De son côté, la reine a tout compris.
"Sürekli mutluluk aramak aptallıktır".C'est épuisant de travailler continuellement dans la chicane».
Ne aptallık!¡Qué tontería!
Nasıl böyle aptallık ettiğime inanamıyorum.No me puedo creer lo idiota que fui.
Televizyonda hep aynı aptallıkları ve yalanları görmekten sıkıldım.Estoy aburrido de ver siempre las mismas estupideces y mentiras en la televisión.
"Sürekli mutluluk aramak aptallıktır".La exploración como constante".
Bu tam bir aptallıktır." demiştir.Creo que fue una estupidez».
"Sürekli mutluluk aramak aptallıktır".Il misurare è sempre una maniera cattiva della prova ».
Fakat kraliçe bunun aptallık olduğunu biliyordu.Di conseguenza si diffuse la notizia che la regina fosse morta.
Bu tam bir aptallıktır." demiştir.Questa è un'autentica sciocchezza».
Fakat kraliçe bunun aptallık olduğunu biliyordu.Имеется мнение, что она была тамошней королевой.
Aptallık aptal olma durumudur.Рад дурак, что глупее себя нашёл.
Bu tam bir aptallıktır." demiştir.Но это, конечно, вздор!»
"Sürekli mutluluk aramak aptallıktır".Но просто быть постоянно в меньшинстве — это не классно».
Kısa sürede tüm halkta aptallık belirtileri baş gösterir.Вскоре становится очевидной вся опасность открытой двери.
Fakat kraliçe bunun aptallık olduğunu biliyordu.وقيل لنا إن الملكة كانت مسرورة.
Bu tam bir aptallıktır." demiştir.من الؤكد أنك غبيا جدا".
Aptallık için bir tedavi var mı?هل يوجد دواء للغباء ؟
Bu tam bir aptallıktır." demiştir.Isso, naturalmente, é uma grande besteira".
Aptallık aptal olma durumudur.Mas que bobo que eu sou!
Yine aynı kaynaklar onun bazı politik aptallıklarından bahseder.Suas visões políticas são descritas por algumas fontes como de extrema-direita.
Fakat kraliçe bunun aptallık olduğunu biliyordu.Dessa vez, a rainha estava disposta a reparar as coisas.
"Sürekli mutluluk aramak aptallıktır".Sua busca portanto é uma estúpida perda de tempo".
Fakat kraliçe bunun aptallık olduğunu biliyordu.Wat de koning niet wist, was dat deze vrouw een van de Asen was.
Fakat orada "Latince ve Aptallıklar" dışında bir şey öğrenmediğini iddia etmiştir.Hij ging er prat op dat hij geen talen (Latijn) kende, behalve de Nederlandse.
Bu tam bir aptallıktır." demiştir.Dit is nu al een stommiteit.").
Onu reddetmem aptallık olurdu.Het zou stom zijn hem af te wijzen.
Fakat kraliçe bunun aptallık olduğunu biliyordu.Księżniczka pomyślała, że czuje do niej niechęć.
Sana güvenmekle aptallık ettim.Byłem głupi ufając ci.
Bu tam bir aptallıktır." demiştir.Det är bara att han är en sådan dum jävel").
Fakat kraliçe bunun aptallık olduğunu biliyordu.Drottningen skulle ha varit en sabéisk regent.
Aptallık aptal olma durumudur.Tillståndet kan även vara idiopatiskt.
Fakat kraliçe bunun aptallık olduğunu biliyordu.Королева була дуже освіченою.
Bu tam bir aptallıktır." demiştir.Усе це лайно правда».
Aptallık aptal olma durumudur.Myslíte si, že jsme hloupí?
Fakat kraliçe bunun aptallık olduğunu biliyordu.Králi vzkázal, že jako královna je prý nevhodná.
Fakat yine de “Bu tür düşüncelerin temeline düşüncesiz özür inşa etmek aptallık olur.” dedi.El a spus, însă: „Ar fi o prostie să construim o apologetică impulsivă pe baza acestor păreri.”
Fakat kraliçe bunun aptallık olduğunu biliyordu.Se spune că regele a plâns când a povestit totul reginei.
Fakat kraliçe bunun aptallık olduğunu biliyordu.A királyné kétségtelenül gyűlölte őt.
"Sürekli mutluluk aramak aptallıktır"."A gyakori megbocsátás az ostobát gazfickóvá teszi."
Fakat kraliçe bunun aptallık olduğunu biliyordu.Ei tiedetä, oliko kuningatar tietoinen sopimuksesta.
"Sürekli mutluluk aramak aptallıktır".Tulos on usein kömpelö.”
Aptallık aptal olma durumudur.Τέτοια περίπτωση είναι η αφάνεια.
Fakat kraliçe bunun aptallık olduğunu biliyordu.Όταν κατάλαβε πως η βασίλισσα ήταν ανένδοτη αποφάσισε να ζήσει.
Aptallık aptal olma durumudur.Dumhed Med dumhed kommer man ikke langt.
Fakat kraliçe bunun aptallık olduğunu biliyordu.Det rygtedes, at hun var kongens uægte datter.
Fakat kraliçe bunun aptallık olduğunu biliyordu.Kardinalen var overbevist om at dette var dronningen.
"Sürekli mutluluk aramak aptallıktır".Det skaper illusjonen av at de alltid er glade».
Bu tam bir aptallıktır." demiştir.Itulah betapa bodohnya kami".
Yine aynı kaynaklar onun bazı politik aptallıklarından bahseder.Latar belakangnya juga telah menjadi topik diskusi, dengan beberapa sumber menuduhnya fabrikasi sejarah nya.
Fakat kraliçe bunun aptallık olduğunu biliyordu.Chu Thái hậu biết tin này cực kỳ phẫn nộ.
Bu tam bir aptallıktır." demiştir.Thật ngu ngốc nếu làm vậy.”
"Sürekli mutluluk aramak aptallıktır".Truyền ngôi được lâu dài là phải lắm".