antik ile cümle

antik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tenochtitlan antik Aztek İmparatorluğu’nun başkentidir.Założono miasto Tenochtitlán, stolicę imperium Azteków.
Piskopos sözcüğü Antik Yunanca ἐπίσκοπος episkopos sözcüğünden gelir.Zdanie to miał rzekomo wypowiedzieć fiński biskup.
Bu sayfa Roma şehrin'deki antik Roma su kemerleri'ni listeler.Potwierdzeniem tego są znalezione stare monety i przedmioty rzymskie w mieście.
İkilinin en bilinen albümleri, ilk çalışmaları da olan "Antik Bir Hüzün"dür.Przeciwieństwem był jej trzeci album studyjny – The Best Damn Thing.
Skopas (MÖ 4. yüzyıl), Antik Yunan heykelci.Satyros (IV w. pp. n.e.) – starożytny grecki architekt.
Hamun Gölü yakınında bir antik kent de bulunur.Niedaleko jest także stary młyn wodny.
Bu metinde Farabi, antik çağdan o güne kadar mantık ve felsefe eğitiminin nasıl geliştiğini açıklar.Okres ten poza bogactwem form charakteryzował się również ewolucją dotychczasowego rozumienia filozofii życia.
Novgorod’ta antik Perin bölgesinde arkeologlar Perun’a adanmış olduğu düşünülen bir tapınak bulmuştur.W Paterson w New Jersey istnieje na tyle liczna społeczność peruwiańska że powstał tam konsulat Peru.
M.Ö. 3100 yıllarında antik Asyut kenti Yukarı Mısır'ın 13. Nome'sinin başkentiydi.W czasach faraońskich miasto było stolicą XIII nomu górnoegipskiego.
Saklı antik hazinelerin yeri konusunda sorgulandı.W jej tekście była wskazówka co do miejsca ukrycia zrabowanych skarbów.
Mira, Lidyalılar tarafından kurulan antik kent.Dara to starożytne miasto założone przez Kananejczyków.
Gymnasium Antik Yunanca ve Latince’ye büyük önem veriyordu.Program gimnazjum kładł nacisk na naukę greki i łaciny.
Bununla birlikte antikorlar yeterince spesifik değildirler.Kołakowcy nie wyróżniali się niczym szczególnym.
Antik çağ bağlantıları zamanla yıkılırken 1955 yılında dolgu alanlar yapıldı.Wkrótce jednak Związek popadł w coraz większe kłopoty finansowe, rozpadając się w 1953 r.
Şehir, bazı eski antik kaynaklarda ise Arpad ve Arphad adıyla geçmektedir.Staden finns även med i forntida källor som Arpad och Arphad.
Antik Çağ'da, Yunan şairleri tarafından Apollon ve Muses'in gözde bir hatırası olarak kutlandı.De antika grekiska poeterna hyllade den som Apollons och musernas favorithemvist.
Çünkü antik dönem gökbilimcileri bunların suyla dolu olduklarını zannediyordu.De kallas månhav då forntida astronomer trodde att de var fyllda med vatten.
Harput, Elâzığ'da bulunan bir antik kent.Ullevi (på tre platser) med guden Ull i förledet.
Antikanser ilacı 5-fluorouracil, ksenon diflorürün urasil ile reaksiyona girmesi sonucu üretilebilir.Anticancermedicinen 5-fluorouracil kan framställas genom att låta xenondifluorid reagera med uracil.
Erkek kardeşi, Jonathan Barnes antik felsefe dalında uzman bir filozoftur.Hans bror Jonathan Barnes är filosof specialiserad på antikens filosofi.
Treponemal antikor testleri genellikle ilk bulaşmadan iki ila beş hafta sonra pozitif hale gelir.Treponema-antikroppstest brukar bli positiva två till fem veckor efter smittotillfället.
Kültürel geçmişi nedeniyle Cosenza Antik Çağ'da Calabria'nın Atina'sı olarak bilinir.Tack vare sin kulturella historia var Cosenza under antiken känd som Kalabriens Athen.
Hepatit C tanı testlerine: HCV antikor, ELISA, Western blot, ve niceliksel HCV RNA dahildir.Diagnostiska metoder för hepatit C involverar: HCV-antikropp, ELISA, Western blot och kvantitativt HCV-RNA.
Almadén madeni Antik Çağdan beri faaliyette iken, Idrija madeni ise ilk olarak 1490'da kuruldu.I Almadén har kvicksilver brutits sedan antiken, medan i Idrija påbörjades år 1490.
Antik Filistinlilerin anadili ile ilgili hiçbir doküman yoktur.Inget arkivmaterial med gamla filmer från Nazityskland används.
Antik Mısır'da kölelik vardı ancak, yaygınlığı ve köle emeğinin kullanım tarzı çok net olarak bilinmemektedir.Slaveri förekom i det forntida Egypten, men det är oklart i vilken omfattning.
Bu terimin antik çağda herhangi bir hükmü yoktur.Något sådant finns inte för Gamla Testamentet.
Diğer antik kaynaklar da buna yakın rakamlar vermektedir.Andra antika källor ger andra siffror.
Ayrıca antik çağlarda yeşim taşının böbrek hastalıklarını iyileştirici gücü olduğuna inanılırdı.Under medeltiden trodde man att rosenolja kunde bota ögonsjukdomar.
Vücut, özellikle dang virüsü ile savaşması için 5-7 gün sonra antikor üretir.Kroppen bildar antikroppar som specifikt bekämpar dengueviruset efter 5 till 7 dagar.
Antik Roma yolları görünüm.Vägar i det Antika Rom.
Sicilya’da da yine aynı şekilde antik bir sembol olarak karşımıza çıkar.Triskelen är också känd som en forntida symbol för Sicilien.
Merit-Ptah ("Ptah’ın sevgilisi", MÖ 2700’lü yıllar), Antik Mısır'da hekim.Merit Ptah, omkring 2700 f.Kr., var en forntida läkare i Egypten.
Ancak biz antik çağda yaşamıyoruz artık.Ingen undervisning sker längre i de gamla lokalerna. ^ den.
Teori (θεωρία, theoria) kelimesi Antik Yunan filozofisinden teknik terim olarak türetilmiştir.Ordet teori härstammar från en teknisk term inom den antika grekiska filosofin.
Mısır sfenksi antik bir efsanevi yaratıktır.Är det svenska jordbruket en förlegad idyll?
Ancak antikor testleri kişinin dang hastalığı enfeksiyonunun geç evrelerinde olduğunu doğrulayabilir.Däremot kan antikroppstest bekräfta att en person har denguefeber i senare stadier av infektionen.
Höyüğün üzerine Geç Antik Çağ'da yapılan bir tümülüs tahribata neden olmuştur.Detektivarbeten under mer än ett sekel i en gammal stads historia.
Antika saatlerin tamiri üzerine ustalaştı.Till exempel ankarrörelsen i äldre klockor.
Publius Flavius Vegetius Renatus, Geç Roma İmparatorluğu döneminde yaşamış antik yazar.Vegetius, fullständigt namn Publius Flavius Vegetius Renatus var en romersk författare på 400-talet.
Bir zamanlar Kolhis'in antik kentlerinden olan Kutaisi şehri, nehrin yanına kurulmuştur.Staden Kutaisi, förr huvudstad i antikens Kolchis, ligger vid floden.
Meymuniye, birçok antik gelenekten ve efsanelerden etkilenmiştir.Givetvis har denna dominanta hög associerats till gamla sägner och legender.
Antik çağlarda gemiler yalnızca sakin sularda ve ırmaklarda kullanılabiliyordu.Förr i tiden kunde konstgjorda öar vara flytande strukturer i lugna vatten.
Darbenin bastırılmasının ardından büyük çaplı (antikomünist) 1965-1966 Endonezya katliamları yapılmıştır.Handlingen kretsar kring personerna bakom massakern i Indonesien 1965–1966.
Antik Romalı anfitiyatrosu: MÖ.Djävulens anhang: roman.
Antik Mısır tarihinin büyük bir kısmı boyunca, Teb (Thebes) kenti Yukarı Mısır' ın idari merkezi oldu.Under tiden tar en annan rivaliserande släkt, med sin bas i Thebe, kontroll över Övre Egypten.
Makedonya, Antik Yunanistan'da bir krallık.Vem är vem i antikens Grekland.
Antik Eşyalar.Moderna Antikviteter.
Lukka ayrıca antik Mısır metinlerinden de bilinmektedir.Lukka är även känt från fornegyptiska texter.
Kelimenin kökü Antik Yunan’dan gelmektedir.Talesättet härstammar från antikens Grekland.
Kuark kuramına göre Baryonlar 3 kuarktan, Mezonlar ise bir kuark ve bir antikuarktan oluşmuşlardır.Detta skiljer baryonerna från mesoner som består av en kvark och en antikvark.
Antik şehrin ne zaman ve neden yıkıldığı tam olarak bilinmemektedir.Man vet inte när och varför staden gick under.
Vibo Valentia orijinal olarak bir antik Grek denizaşırı kolonisi olan "Hipponion".Vibo Valentia var från början den romerska kolonin Hipponium.
Charles Dickens'in Antikacı Dükkanı isimli romanının kitap olarak basılması.Filmen är baserad på Charles Dickens roman Den gamla antikvitetshandeln.
Heykeller, bozuk paralar, mutfak eşyaları ve mücevher gibi antik eserler yaygın olarak görülmektedir.Statyer, mynt, husgeråd och smycken hittas ofta.
Lost-balmumu Antik Yunan'a yayıldı.Palsternacka odlades redan i antikens Grekland.
Antik Yunanistan'da tarım, ülke ekonomisinin başlıca kaynağıydı.Innan var skogsrenen i norra Finland den största källan för kött.
Diğer bir test, kanda vücudun dang virüsü ile savaşmak için ürettiği antikorları bulmaya çalışır.Med ett annat test söker man i blodet efter antikroppar som kroppen tillverkar för att bekämpa dengueviruset.
Babil'in Asma Bahçeleri antik dünyanın yedi harikasından biri oldu.Babylons hängande trädgårdar räknas till antikens sju underverk.
Antikythera Mekanizması'nın keşfi de bu tür araçların antik çağda bile bulunduğuna işaret etmektedir.Antikythera-mekanismen kan ha varit ett av ämnena man diskuterade där.

İlgili Sayfalar