II. Dünya Savaşı sırasında Savaş Bakanlığında çalıştı, ayrıca antikacılıkla uğraştı.شاركت في أعمال الإغاثة في الحرب العالمية الأولى، وعملت كذلك في رعاية الأيتام.
Ölümden sonra dirilme ve yeni bir yaşama uyanma, Antik Mısır inancında temel figürlerden birisidir.البعث بعد الموت والايمان بالاخرة هو معيار أساسي للإيمان في الأديان الإبراهيمية.
Adını, yeryüzünün 4 elementten oluştuğuna inanan Antik Yunan filozofu Empedokles'ten almıştır.يحمل اسم الفيلسوف إمبيدوكليس اليوناني الذي اعتقد أن كل شيء على الأرض يتكون من أربعة عناصر.
Aynı zamanda Antik İpek Yolu'nun vaha merkezlerinden biriydi.كانت قديماً مركزاً لطريق الحرير.
Bu bölgede onlarca antik kent, tarihi yapı, tarihi cami ve kiliseler bulunmaktadır.ويوجد في هذه المناطق عشرات المدن القديمة، أبنية، مساجد وكنائس تاريخية.
Bunlardan en önemlisi Knidos antik kentidir.توجد فيها آثار قديمة أهمها القلعة.
Antik Mısır tanrıları, Antik Mısır'da kendilerine tapınılan tanrı ve tanrıçalardır.المعبودات المصرية القديمة هي الآلهة والإلهات التي كانت تُعبد في مصر القديمة.
Roma Cumhuriyeti, hükümetin bir cumhuriyet olarak işlediği Antik Roma uygarlığının dönemiydi.الجمهورية الرومانية هي مرحلة من مراحل الحضارة الرومانية القديمة و التي تتميزت بوجود حكومة ذو الشكل الجمهوري.
Antikora bağlı protein ise daha sonradan pH veya tuzluluk değişikliği ile reçine yüzeyinden akıtılabilir.يمكن استخلاص البروتين عن طريق تغيير درجة pH أو الملوحة.
Liman, Antik Roma'daki insan yerleşimine kadar uzanan geniş bir tarihe sahiptir.الميناء لديه تاريخ طويل من الاستيطان البشري تمتد إلى عصور ما قبل الرومانية.
İnsanların tanrılarla olan ilişkileri Antik Mısır topluluğunun temel parçalarından biriydi.وكانت العلاقات بين البشر وآلهتهم جزًءا أساسيًا من المجتمع المصري.
Bu enfeksiyonlar antik çağlardan beri insanlarda görülmektedir.وقد لوحظ الجرب في البشر منذ العصور القديمة.
Mısır’da Antik Dönem Mimari Eserleri ve Müzelerdeki Mısır Sanatı üzerine araştırmalar yapmıştır.قام بإنشاء الجمعية المصرية للدراسات التاريخية بالإضافة للمتحف المصري.
Ağaç duruşlarının kökeni Çin'de antik çağlara kadar geri gitmektedir.يعود الوخز بالإبر في الصين إلى العصر الحجري.
Tesselasyona sanat tarihi boyunca, antik mimariden modern sanata kadar rastlanabilir.لكنها تاريخيا يمكن أن تظهر في تاريخ الفنون من العمارة القديمة إلى الفنون الحديثة.
Antik Asya Dünyasıالعمارة التاريخية الآسيوية.
Sestertius ya da sesterce, bir Antik Roma sikkesidir.السسترس أو السسترتيوس أو السيسترتيوس، كانت عملة رومانية قديمة.
Antik çağda Herkül'ün Sütunları olarak da bilinirdi.يعرف العصر الذي عاش فيه الأبطال باسم عصر الأبطال.
Biyoloji tarihinde antik çağlardan günümüze yaşayan dünyanın incelenmesi ele alınmaktadır.يدرس تاريخ علم الأحياء تطور الأحياء من الزمن القديم إلى المعاصر.
Belirli Antik Roma yollari bir özel yol isimi tasimaktaydi.عملت شركات خاصة على مكافحة حرائق روما قديما.
Antik Yakındoğu’nun Tarihi.التسلسل الزمني للشرق الأدنى القديم.
Antik Roma çok fazla doğal kaynağa ve insan kaynağına sahip fevkalade geniş bir alana hükmediyordu.قالب:RomanMilitary قادت روما القديمة منطقة واسعة من الأرض، مع ما يستتبعه من الموارد الطبيعية والبشرية.
Genel olarak Roma İmparatorluğu'ndan önceki dönemler Antik Yunan tarihi olarak değerlendirilir.وكما ذكرنا سابقا فإن الرسومات الملونة في العصر الروماني يحكم عليها بأنها نسخ لأصول إغريقية مشهورة .
Antik kalıntılar bulunmaktadır.البقايا الأثرية الثلاثة.
HIV vücuda girdiğinden itibaren, vücutta bununla savaşmak için özel antikorlar oluşur.ففي اللحظة التي تصل بها الفيروسات إلى داخل الجسم تبدأ بصنع نسخ عن نفسها بهدف الانتشار داخل الجسم.
Aksaray şehrinin tarihi antik dönemlere kadar uzanmaktadır.يعتقد أن تاريخ مدينة بانياس يعود إلى حقبة ما قبل التاريخ.
Antik Romalılar, cam kürelere su doldurup mercek olarak kullanmışlardır.لقد كان الرومان القدماء رائدين في استخدام الزجاج كمواد.
Palalar, antik Anadolu halkı.التعرف بترددات الراديو The New Palaces of Medieval Venice.
Gut antik çağlardan beri bilinmektedir.كانت الحالة معروفة منذ العصور القديمة.
Nitekim antik Mısırlılar gibi birçok ulusta çok erken tarihlerde matematiksel etkinlikler görülmektedir.حقًا يرى فعاليات رياضية في العصور المبكرة في كثير من الأمم مثل المصرين القدماء.
Antik Mısır'da ruh ya da Ba ile bağdaştırılmış ve hiyeroglifi olarak kullanılmıştır.وقد أستخدمت في مصر القديمة على شكل أشكال هيروجليفية ومرتبطة بالروح.
Bunların dışındaki bilimlerin de kökenlerini antik çağda bulmak mümkündür.ولكن هذا ما سيحاول الباحثون اكتشافه في المراحل القادمة.
Dionysos antik kenti buradadır.تقع في مدينة انتيغونيش.
Bu terim Antik Yunan ve Yakın Doğu dinlerinde tanrıların görünmesini tariflemek için kullanılır olmuştur.لقد استُخدِم هذا المصطلح للإشارة إلى ظهور الآلهة في العقائد الإغريقية القديمة وعقائد الشرق الأدنى.
(Özgün adıyla La Luna) Ay krallığı, Antik Hindistan'da bir hanedanlık.تاج محل، وهو ضريح بالهند.
Sonunda antik bir büyü bulur, ama bu çok eski ve unutulmuş dillerden birinde yazılmıştır.البحث عن أصل اللغة له تاريخ طويل ومتأصل في الأساطير .
Calakmul'da tespit edilmiş 6.750 antik yapı bulunmaktadır; bunlardan en büyüğü sitedeki büyük piramittir.Existem 6 750 estruturas antigas identificadas em Calakmul, sendo a maior delas a grande pirâmide.
Antik Mısır geleneğinde dünya yeri, göğü ve Duat'ı kapsar.Na tradição egípcia, o mundo inclui a terra, o céu e o Duat.
Antik Mezopotamyalı kadınlar, büyük ihtimalle ruju icat eden ve kullanan ilk kişilerdi.As mulheres da Antiga Mesopotâmia foram possivelmente as primeiras mulheres a inventarem e usarem batom.
Böyle sözleşmeler antik Avrupa tarihindekilerine benzerdi.Este tipo de arranjo também foi semelhante na história da Europa antiga.
Antik Mısır dinî sanatı yerleri, nesneleri ve kavramları da insan biçiminde tasvir etmiştir.A arte religiosa egípcia também retrata lugares, objetos e conceitos em forma humana.
Antik Yunanistan'daki köleliğin akademik çalışması, önemli metodolojik problemlerle kuşatılmıştır.O estudo da escravidão na Grécia Antiga oferece um número de significantes problemas metodológicos.
Antik Mısır tanrı ve tanrıçalarının çoğu doğal ve sosyal olayları temsil eder.A maioria das divindades egípcias representa fenômenos naturais ou sociais.
Birçok Antik Yunanca bilim ve felsefe eserinin Latince çevirisi de bulunmuyordu.Muitas palavras gregas antigas de ciência ou filosofia não dispunham de tradução em traduções latinas.
Birçok Romalı "Bocca"nın Tiber Nehri'nin antik dönem tanrısı olduğuna inanır.A maior parte dos romanos acredita que a Bocca representa o antigo deus fluvial do rio Tibre.
Antik Yunan’daki evler genellikle avlu biçimliydi; odalar merkezî bir avlunun etrafına yerleştirilmişti.As casas na Grécia Antiga eram normalmente as de tipo átrio: os quartos eram arranjados ao redor de um pátio.
Normal şartlar altında bile bazı T hücreleri ve antikorlar kendinden-olan peptidlerle tepkimeye girerler.Em circunstâncias normais, muitos dos linfócitos T e anticorpos reagem com peptídeos próprios.
İnsanların tanrılarla olan ilişkileri Antik Mısır topluluğunun temel parçalarından biriydi.As relações dos seres humanos com suas divindades eram uma parte fundamental da sociedade egípcia.
Antik çağda Herkül'ün Sütunları olarak da bilinirdi.Era conhecido na Antiguidade como Os Pilares de Hércules.
"Ennead" terimi sıklıkla Antik Mısır2ın tüm tanrılarından söz etmek için de kullanılır.O termo "enéade" foi, frequentemente, estendido para incluir todas as divindades do Egito.
Hieronymus, Antik Latin Hristiyanlığı devrindeki en verimli yazarlardan biridir (Aziz Augustinus'tan sonra).Jerônimo é o segundo autor mais prolífico do cristianismo antigo tardio (depois de Santo Agostinho).
Babil'in Asma Bahçeleri antik dünyanın yedi harikasından biri oldu.Os Jardins Suspensos da Babilônia foram uma das Sete Maravilhas do Mundo Antigo.
Kadınlar arası aşka değinen bilinen en eski yazılı kaynaklar Antik Yunan'a dayanmaktadır.As primeiras referências escritas de amor entre mulheres remontam à Grécia Antiga.
Çeşitli antik yazılı eserler Hamlet 'e kaynak olarak tanımlanabilir.São identificadas muitas fontes antigas para o texto de Hamlet.
Kojiki veya Furukotofumi (古事記) Antik Japonya'nın tarihine dair yazılmış ve bugüne ulaşmış en eski eserdir.Kojiki ou Furukotofumi (古事記) é o livro mais antigo sobre a história do Japão antigo.
Antik dönemde Suriye'de yaşayan ustalar E. m. asurus'un fildişlerinden oyma eserler vermiştir.Os artistas da Síria antiga utilizavam as presas do E. m. asurus para fazer esculturas de marfim.
Antik Çağda Amazonlar birçok tarihi kavimle ilişkilendirilmiştir.As amazonas foram associadas com diversos povos históricos, ao longo da Antiguidade tardia.
Onlar her zaman bir yıl önce, her dört yılda bir yapılan Antik Olimpiyat Oyunları.Elas aconteciam a cada quatro anos, sempre um ano antes de os antigos Jogos Olímpicos.
Kutaisi, antik dönem krallığı Kolheti’nin başkentiydi.Kutaisi foi a capital do antigo Reino da Cólquida.
Ayrıca kişinin kanında hastalığa karşı antikorların bulunmasıyla da teyit edilebilir.Também pode ser confirmada pela identificação de anticorpos contra a doença no sangue.