Köyde yerleşim yeri bakımından antik çağlar ve Roma dönemine ait kalıntılar bulunmaktadır.В селе сохранились остатки старых верований и обрядов дохристианского периода.
Ancak Antik yazarların onun varlığından kuşku duymadıkları söylenebilir.Древние авторы не сомневались в подлинности данного диалога.
MÖ 3100 : Antik Mısır'da İlk Hanedanlar Dönemi başladı.1100 до н. э. — Новое Царство в Египте подходит к концу.
Bu yüzden antikomünist olan Naziler ile işbirliği yaptılar.Как и с кем работали министры-коммунисты.
Bu savaş kurallarına uyulmadığında ortaya antik çağın istisna çatışmaları çıkmıştır.Как и в процессе прекращения предыдущих войн, здесь наблюдался отчётливо момент капитуляции.
Antik Farsça, Babilce ve Antik İlamî dilinde yazılmışlardır.Официальные надписи, копии Бехистунской и другие ставились и здесь на вавилонском языке.
Antik Roma'da yaygın bir biçimde kullanılırdı.Вина в Древнем Риме часто подделывались.
Antik mezarlar, bir dönem su deposu olarak kullanılmıştır.Раньше погреба использовались в качестве складов.
Havsa ilçesi Antik Romalılar tarafından kurulmuştur.Тренто был завоёван древними римлянами.
Gelarabul Syedra Antik Kenti SayfasıДревние монеты Сиедры Античный город Сиедра
Antik Mısır'ın en eski dönemlerinde çiftçiler toprağa bağlıydı.Большинство древних египтян были земледельцами, привязанными к земле.
Anput , Antik Mısır dininde bir tanrıçadır.Баст (Бастет) — богиня в древнеегипетской религии.
Çünkü bebekler antikolinerjiklerin etkisine çok hassastır.Казарки очень чувствительны к антропогенному воздействию.
Doğa felsefesi İlk Çağ felsefesi Antik Çağ felsefesiЕстественная философия времени мир
Chelsom Blackpool, Lancashire'da antikacı Kay ve Reginald Chelsom'ın oğlu olarak doğdu.Родился в Блэкпуле (Ланкашир) в семье владельцев сети антикварных магазинов Реджинальда и Кэй Челсом.
Bu kuyular etrafında küçük bir antik Roma dönemi kasabası kurulmuştur.В античные времена на месте города размещалась небольшая римская крепость.
Bu lahitler daha sonra antik dönem sanatının köşe taşlarını oluşturacaktır.Потому, что именно здесь — корни авангардного искусства.
Antik çağda, ölünün dili altına sikke konulması adetti.На непреодолимую ненависть к существовавшему до них языку.
Çay üzerinde iki antik köprü yer alır.На западе расположены две запруднённые озёра.
Babası gezici antikacılık işi ile uğraşıyordu ve gittiği her yere ailesini de sürüklüyordu.Его дед путешествовал по миру и собирал старинные вещи.
Oyun Antik Yunanistan'da geçmekte ve Peloponez Savaşı'nın gizli kurgusal tarihini konu almaktadır.События игры разворачиваются в эпоху Древней Греции во время Пелопоннесской войны.
Adını antik bir yerleşim olan Terma'dan almaktadır.От его имени и пошло название древнего поселения.
Antik çağlarda bu bölgenin, bayağı sülünün Avrupa'ya tanıtıldığı bölge olduğu söylenir.Известны с глубокой древности на Востоке, откуда, по-видимому, попали в Европу.
Nitekim civarda aynı adı taşıyan antik bir kent de vardır, Ticinum.Имеется несколько древних городов со схожим названием, например Арсиноя.
Ancona'yı İ.O. 268'de antik Romalılar aldı.Древние римляне овладели им в 268 г. до н. э.
Dammam tarihinin antik köklere sahiptir.Мифология «человека-змея» имеет древние корни.
Antik zamanlarda oluşturulmuş bir şehirdir.Город был основан в древние времена.
Sonra antik Yunan kolonileri ordusu ile Himera Muharebesi (MÖ 480)'ne girişti.Часть солдат батальона Ардагана вступила в греческий полк Карса:80.
Bu terimin antik çağda herhangi bir hükmü yoktur.Во всей системе этой выставки нет ничего антирелигиозного.
Tarihsel öneminin antik altın madeni yataklarından kaynaklandığı sanılmaktadır.Это самая распространенная гипотеза о происхождении возможных сокровищ Денежной шахты.
Batı felsefesi MÖ 6. yüzyılda Antik Yunan'da başladı.Западная философская традиция зародилась в Древней Греции ещё в VI веке до н. э.
Ben antika kolleksiyoncusuyum.Коллекционер антиквариата.
Burada İbedessios Antik kenti vardır.Тут находился древний город Панорм.
Özellikle Antik Roma'dan.Искусство древнего Рима.
Ama çingenelerin antik büyüleri çok uzun zaman önce kaybolmuştur.Но старинные цыганские проклятия начинают сбываться.
Antik Roma'da kölelik toplum ve ekonomide önemli bir rol oynardı.لعبت العبودية في روما القديمة دورًا هامًا في المجتمع والاقتصاد.
Izumo Antik Japonya'nın en büyük siyasi güçlerin ortaya çıktığı bölgelerinden biri idi.كانت إزومو من أهم المناطق في اليابان القديمة التي ظهر فيها القوى السياسية.
Calakmul'da tespit edilmiş 6.750 antik yapı bulunmaktadır; bunlardan en büyüğü sitedeki büyük piramittir.ثمة 6750 مبنىً تم تحديدها في كالاكمول؛ أكبرها الهرم العظيم.
Antik Roma'da yaşam, yedi tepe üzerine kurulmuş olan Roma şehri etrafında dönerdi.الحياة في روما القديمة تدور حول مدينة روما، التي تقع على سبعة تلال.
Bu hipotez atomların bölünmez olduğunun antik varsayımını çürütmek için önemli bir adım oldu.كانت تلك الفرضية خطوة هامة في دحض الافتراض القديم بأن الذرات غير قابلة للانقسام.
Termessos kenti iyi korunmuş bir antik yerleşmedir.مدينة قديمة محافظٌ عليها بشكلٍ جيد.
Bu gözlemi onu evrendeki zamanın rolü ile ilgilenen antik çağın ilk bilginlerinden biri yaptı.هذه الملاحظة جعلته واحدا من أوائل علماء الفيزياء القديمة المهتمين بدور الزمن في الكون.
Antik Roma'da eşcinsellik, çağdaş Batı medeniyetinden belirgin farklılıklar göstermektedir.تختلف المثلية الجنسية في روما القديمة بشكل ملحوظ من ناحية المواقف الاجتماعية عن العالم الغربي المعاصر.
Böyle sözleşmeler antik Avrupa tarihindekilerine benzerdi.وكان هذا النوع من الترتيب أيضا مماثلة في التاريخ الأوروبي القديم.
Antik Roma dönemin en etkileyici teknolojik becerilerine sahipti.وهو يقف شاهدا على البراعة التقنية الفائقة عند الرومان القدماء.
Tanais antik yerleşimi, günümüzde Rostov-na-Donu'nun 30 km batısında kalmaktadır.موقع تانايس القديمة يبعد نحو 30 كيلومترا إلى الغرب من روستوف-نا-دونو الحديث.
Plazma hücreleri kısa ömürlü (2-3 gün), antikorları saklayan hücrelerdir.وخلايا البلازما هي خلايا قصيرة الأجل (يومان-3 أيام) تفرز أجسامًا مضادةً.
Bunu - ölümden bahsederken - antik çağ filozofu Epikur da benzer tanımlamış."إنه من السهل أن تتحدث عن الموت بشكل نظري، كما تناقش ذلك الفلاسفة القدماء.
Genellikle kullanılmış mallar, ucuz eşyalar, koleksiyonlar ve antikalar satılmaktadır.وتباع عادة البضائع المستعملة والمواد الرخيصة والمقتنيات والتحف.
Paula, Antik Roma'nın Cornelius klanındandır.باولا هي واحدة من العشيرة الرومانية القديمة كورنِليوس.
Antik dönemde şehir hakkında fazla bilgi yoktur.لا نعرف الكثير عن الحياة الاقتصادية للمدينة في ذلك الوقت.
Domuz eti tüketiminde dini kısıtlamalar, Antik Yakın Doğu'da bir gelenektir.(ديسمبر 2014) القيود الدينية على استهلاك لحوم الخنازير هي تقليد في الشرق الأدنى القديم.
Antikacı Dükkanı (İngilizce özgün adıyla The Old Curiosity Shop), Charles Dickens'in bir romanı.متجر الفضول القديم (بالإنجليزية: The Old Curiosity Shop) رواية بقلم تشارلز ديكنز.
İsrail'de test edilen diğer leyleklerin vücutlarında Batı Nil virüsüne karşı antikorlara rastlanmıştır.وقد وجدت اجسام مضادة تجاة فيروس غرس النيل في أجسام اللقالق اللتى أجري عليها الأختبار في أسرائيل.
Özellikle antik dönemin bilim insanlarının çoğu, günümüz standartlarında hezârfen kabul edilir.معظم العلماء من العصر القديم يعتبر كل منهم موسوعيا بمقاييس اليوم.
Antik Yafa limanı tarih boyunca sürekli el değiştirdi.كان لدى ميناء يافا التاريخي الكثير من المالكين على مرّ التاريخ.
Onlar her zaman bir yıl önce, her dört yılda bir yapılan Antik Olimpiyat Oyunları.كانت المسابقات تجري في أولمبيا القديمة كلّ أربع سنوات.
JE antik İsrail'in düşüşüyle bağdaştırıldığından P, M.Ö. 722'den sonra yazılmış olmalıdır.يرتبط النص اليهوي-الإلوهي مع سقوط إسرائيل الكتابية لذا فالنص الكهنوتي كتب بعد 720 ق م.
Ancak modern biyolojinin kökeni Antik Yunan felsefesinin seküler geleneğine dayandırılır.على الرغم من هذا، فإن جذور علم الأحياء الحديث تعود في الغالب إلى التقاليد العلمانية للفلسفة الإغريقية القديمة.
Harput, Elâzığ'da bulunan bir antik kenttir.الأمازيغ: وبَنَوا فيها أصل المدينة القديمة وهي « أغادير »، أي القلعة.