Ana içeriğe geç
Sözlük

antik ile cümle

antik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Erek (İbranice ארך) Tevrat'a göre Şinar ülkesinde bulunan bir antik kenttir.Wahrzeichen der Stadt ist die Burg Ranis, die sich auf einem Felsen über der Altstadt erhebt.
Özellikle Antik Roma'dan.Das antike Rom.
Izumo Antik Japonya'nın en büyük siyasi güçlerin ortaya çıktığı bölgelerinden biri idi.Izumo war eine der politisch einflussreichen Regionen des historischen Japan.
Antik Eşyalar.Antiker Schmuck.
Antik çağın büyük düşünürü Aristoteles'in yazılarında bile sözü edilmektedir.Die vermutliche älteste Darstellung physiognomischen Wissens findet sich in den Schriften von Aristoteles.
Bu terimin antik çağda herhangi bir hükmü yoktur.So ein Fest wird sonst nirgends im Alten Testament erwähnt.
Antikçağ'da, Ayvalık Adaları'na Hekatonisa ismi veriliyordu.Es wurde nach einem antiken Namen für die Orkney-Inseln benannt.
Hypomeiones antik Sparta'da hukuki ve politik haklarını yitirmiş halk grubuna verilen genel isimdir.Hypomeiones waren eine rechtlich und politisch benachteiligte Bevölkerungsgruppe im antiken Sparta.
Antik kent (Çakılköy) izlerine rastlanmıştır.Ein Siegel der (ehemaligen) Gemeinde wurde aber geführt.
Bunlar yanında önemli antik Grek ve Romalı heykelleri de sergilenmektedir.Hinzu kommen wertvolle griechische und römische Plastiken.
Donanmanın kaç gemiye çıkarılacağı konusunda antik kaynaklarda açık bir ifade yoktur.Es gibt keine antiken Quellen zu den Schiffen.
B hücresi, patojenin ortadan kaldırılması için gereken antikorları üretir.Die B-Plasmazellen produzieren Antikörper, die das Pathogen unschädlich machen.
Mısırca Henet adı verilen pelikan, Antik Mısır'da ölüm ve ölümden sonra yaşam ile bağlantılıdır.Die Mumifizierungspraxis war im Alten Ägypten im Glauben an ein Leben nach dem Tod begründet.
Antikçağ’da bu şekilli taşlara altar ya da sunak taşı denilmekte idi.Nach Förstemann bedeutet es so viel wie „ein steil aufragender oder hervorragender Stein“.
Kritala, muhtemelen Niğde Ovası'ndaki Tyana antik kenti yakınlarındadır.Gemeint sind wahrscheinlich die dem Ort Ouray nahegelegenen heißen Quellen.
Antik kentin bir adı da Ayasofya'dır.Die Provinzhauptstadt heißt ebenfalls Nevşehir.
Antik Çağda Kaunos - Araxa yolu üzerinde bulunuyordu.In der Gegend von Arkitsa befand sich das antike Alopi.
Antik dönem el yazmalarında sıkça kullanılmıştır.Sie wird in antiken Schriftquellen häufig genannt.
Antik Yunan’da olduğu gibi Roma İmparatorluğu’nda da farklı para türleri vardır.Wie im antiken Griechenland gab es auch in Rom verschiedene Geldformen.
Kvass Doğu Avrupa'da antik çağlardan bu yana yaygın bir içecektir.Wodka wurde in Westeuropa lediglich in Adelskreisen als rare osteuropäische Spezialität geschätzt.
Hermetizm, Antik Mısır'da yaşamış bilge Hermes Trismegistus'un öğretisidir.Platon habe Lehren des ägyptischen Hermes Trismegistos übernommen.
Bu roman daha sonraki antik Sami kültürlerine ilişkin portreleri büyük ölçüde etkilemiştir.Ihr Einfluss auf die Malerei späterer Generationen war überwältigend.
Yakınında antik kent Sevtopolis bulunmaktadır.In der Nähe befindet sich die ehemalige thrakische Hauptstadt Seuthopolis.
Antik kaynaklara göre şehirde ticaret yapılıyordu ve hatta kendi adına para bastırmıştı.Im geschäftlichen Leben der Stadt spielten sie immerhin eine Rolle, und zwar durch ihr Geld. ...
Bu sayfa Antik Roma Tarihi ile bağlantılıdır.Dieser Absatz beschäftigt sich mit der Geschichte der PR-Wissenschaft.
Antikolinerjikler laktasyonu inhibe eder.Der Einsatz von Antischockhosen ist nicht unumstritten.
Bununla birlikte antikorlar yeterince spesifik değildirler.Die antiken Beschreibungen waren allerdings nicht sehr exakt.
Onun antikalara karşı büyük bir tutkusu var.Elle a une grande passion pour les antiquités.
1958de, Philip Morrison antikütle çekiminin enerjinin korunumuna aykırı olacağını iddia etti.En 1958, Philip Morrison soutint que l'antigravité violait le principe de conservation de l'énergie.
2007'de kitabı Antik Çağdan Bugüne Yunan ve Çin Tarihinin Bir Karşılaştırması başlığıyla yayımlandı.En 2007, parut son livre, intitulé Histoire comparée de la Grèce et de la Chine de l'antiquité à nos jours.
(Damnatio Memoriae), örneğin Antik Mısır'da Akhenaten.Article connexe : Damnatio memoriæ en Égypte antique.
Antik Mısır'ın matematiğinin temelini oluşturur.Il a posé les bases des mathématiques égyptiennes.
Safranal, etkili bir antikonvülsandır, GABAA reseptörlerine agonist olarak etki eder.Le safranal est un anticonvulsivant efficace qui agit comme un agoniste des récepteurs GABAA,.
Antik Yunanistan'daki köleliğin akademik çalışması, önemli metodolojik problemlerle kuşatılmıştır.L'étude de l'esclavage en Grèce antique pose des problèmes méthodologiques non négligeables.
Doğrudan vergi toplama Antik Yunanistan'da yaygınlaşmiş bir olgu değildi.La fiscalité directe n’est pas très développée en Grèce antique.
Sonuçta oluşan antikorlar hayvanın kanından alınır.Les anticorps qui résultent de cette réaction sont ensuite collectés dans le sang de l'animal.
Antik Çağlar'dan itibaren tanınmış bir hastalıktır.C'est une maladie connue depuis l'antiquité.
Antik dönemlerdeki adlarıyla Argessos Ardeiscus ya da Ordessus olarak da bilinir.Elle est connue dans l'Antiquité comme Argessos, Ardeiscus ou Ordessus.
Gezi Parkı'ndaki gruplardan İhsan Eliaçık yönetimindeki Antikapitalist Müslümanlar dua etti.Les musulmans anticapitalistes ont également organisé des prières collectives sur le parc Gezi.
Bu yüzden antik çağda yapılan gözlemlerin günümüzde yapılması neredeyse olanaksız derecesinde zordur.C'est pour cette raison que la plupart des observations à l'antique seraient impossibles aujourd'hui.
Maya sit alanları listesi, Maya uygarlığına ait antik sit alanlarının (ören yerlerinin) listesidir.D'autres exemples viennent de sites appartenant à la civilisation Maya.
İdari ve dini başkenti Geç antik çağ boyunca Gangra'ydı.Sa capitale administrative et ecclésiastique reste la même que durant l'Antiquité, c'est-à-dire Gangra.
Antik adı İris'ti.Le leader se nomme Iris.
Pirinç boğa, Sicilya boğası veya bronz boğa Antik Yunanistan'da icat edilen bir tür işkence aleti.Le taureau d'airain ou taureau de Phalaris est un instrument de torture inventé en Grèce antique.
Özellikle Antik Roma'dan.Dé de la Rome antique.
Bölgeye bir kanal yapma fikrinin başlangıcı Antik Yunanistan'a kadar gider.L'idée de construire un canal à travers l'Amérique centrale est ancienne.
Aureus (çoğul; aurei), 25 gümüş denarii değerindeki Antik Roma altın sikkesi.Aureus : monnaie d'or de l'Empire romain valant vingt-cinq deniers.
Antik Yafa limanı tarih boyunca sürekli el değiştirdi.Tout au long de son histoire, l'ancien port de Jaffa a changé de maître à de nombreuses reprises.
Anadolu topraklarında antik çağdan beri dokuma yapılmaktaydı.Nous l'avons déjà rencontrée dans Dragon Age Origins.
Uruk, antik bir Sümer şehri.Muraille de Urueña, une ville médiévale.
Fakat mahallenin bulunduğu bölge çok antik tarihlere kadar uzanan bir geçmişe sahiptir.Mais le lieu où la petite place a été aménagée a déjà un passé fort intéressant.
Antik Mısır dilinde şenu adı verilen kartuş, esasen genişletilmiş bir şen halkasıdır.Le nom même de l'encens dans l'ancienne langue égyptienne est évocateur.
Antik çağdaki adı ve burada bir yerleşme olup olmadığını gösteren herhangi bir kalıntıya rastlanmamıştır.Rien n'en subsiste, ou laisse deviner leur présence ancienne.
Harput, Elâzığ'da bulunan bir antik kent.Un sol (plus tard paléosol) se met en place à la surface du lœss ancien.
Bu forumlar, antik Roma İmparatorluğu'nun siyaset, din ve ekonomi merkezleridirler.Cette place était le centre religieux et économique de l'Empire romain.
Yunan Alfabesi, Antik Yunan'dan günümüze Yunanistan'da kullanılmaktadır.L'Antiquité vivante, De la Grèce ancienne à la Grèce d'aujourd'hui.
Tıpta çeşitli nükleozit türevleri antikanser veya antiviral ilaç olarak kullanılmaktadır.En médecine, plusieurs analogues de nucléosides sont employés comme antiviraux ou anticancéreux.
Babil antik kentinden kalan surlar.Les restes de la basilique Æmilia.
Antik Yunan’da Delphi Oyunları 1000 yıla yakın canlı kalmıştır.Durant presque 1000 ans, les Jeux delphiques furent une part intégrante de l’ancienne Grèce.
Bu Antik Mısır ilahı, Osiris'in habercisidir (mesajını ileten).Cet article concerne le dieu égyptien Osiris.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod