anlayış ile cümle

anlayış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eşi onu anlayışla karşıladı bunun üzerine O'da biraz rahatladı.しかし、そのことが原因で母親と不仲になったがその後無事仲直りした。
Yal/Al anlayışı ile de bağlantılı olabilir.ゆずとも関連が深いとされる。
Her şeyi doğa içinde gören bir anlayışa sahiptir.彼は一切万有を自然の事実と観じた。
Aarseth'in onun hakkında konuştuğunu hatırlıyorum, bana onun espri anlayışı olmadığını söylemişti.オーシェトが彼について話してて、ユーモアのかけらもないやつだって言っていたことを俺は覚えているよ。
Bunun nedeni olarak İslam dininin kadercilik anlayışı gösterilir.ここで彼は刻印教会の目的を知る。
Aynı zamanda İslami anlayışta Allah'ın 99 adından biridir.イスラム教の伝統はまた99の神名(99 Names of God)も語る。
Risksiz bir oyun anlayışına sahiptir.Ancak 2012 ile beraber vuruş çeşitliliğini geliştirmiştir.制球力が課題であったが、2012年は制球力が大幅に向上した。
Oysaki İslam anlayışına göre Allah adaletin kaynağıdır.例えば、アウグスティヌスにとって、自然法の法源は神の理性ないし意思であった。
Avrupa'da gerçekçi portre anlayışına dönüş, Orta Çağ'ın sonlarında, Burgonya ve Fransa'da gerçekleşti.ヨーロッパでは、個人の外見を写実的に表す肖像がブルゴーニュとフランスで中世の終わりに復活した。
Toplam kalite yönetimi bir sorumluluk anlayışını da beraberinde getirmektedir.頼場も失意を抱えながら責任をもって指揮を退任する。
Evler, karmaşık bir şehir planlama anlayışına uygun olarak standart bir plana göre inşa edilmiştir.個々の家は、緻密な都市計画に基づいて標準化されている。
"Mor ekonomi, kültürü hesaba katan bir ekonomi anlayışına gönderme yapar.「紫の経済は、経済の文化的側面を考慮する。
İngiliz tiyatrosu anlayışıyla uyuşmaz.英国演劇が専門。
Yani filmin keyfi kişisel mizah anlayışına bağlı olarak çıkmaktadır.撮影理由は、個人的な愉しみのためだという。
Bu, bireysel anlayışın en anlamlı bütünü olarak görülmüştür.ある意味彼女の最大の理解者と言える。
Geceleri çok fazla dışarıya çıkmanın doğru olmadığını vurgulayan bir halk anlayışının dışavurumudur.したがって、旅人が夜露をしのぐすべもないままに夜を明かす時代は相当に長かったと考えられる。
Kur'ancıların aksine Sünni anlayış hadislerin de etkisi ile 5 vakit namazı farz saymıştır.堤防の高さを半分にまで切り下げたことから五合目洗堰(ごごうめあらいぜき)とも呼ばれたという。
Burada nedenselliği de bugünkü anlayışımızdan daha farklı şekilde anlamak gerekir.これは現在のわれわれの常識とは異なる。
Matematik, doğal bilimlerle (en azından modern anlayışla) yakından ilgilidir.また、この狭義の自然科学に数学を含む場合もある(自然科学と数学の節を参照)。
Gerçek bir bilim anlayışına sahip olan Birûni, ırk kavramına da önem vermezdi.遺伝学志向の強い一部人類学者は人種という概念を認めようとしない。
Realistik sanat anlayışı egemendi.彼は現実主義外交を提唱した。
Akılcı bir etik anlayışı olan bu anlayışta irade konusu da irdelenir.しかし道徳に反しない世俗の知識を学ぶこともここに含まれる。
Muntasır Şiilere karşı babası ve dedesinden daha anlayış gösterdi.その行いは父や祖父にはるかに劣るものである。
Dördüncü duvar anlayışının babası oldu.四男の康長は旗本となった。
Anlayışı kurnazdı ve çok yönlüydü ve herhangi bir acil durumdan kendini kurtarması mümkün görünmekteydi.生前は凄腕の道士であり、自分の姿を消す術を会得していた。
İsrailoğullarının "kurtarma" anlayışı, "Kudreti Mutlak"ın doğasıyla örtüşmektedir.讓我們爲以色列復國這個偉大的事業而奮鬥吧!」。
Kadınlar ise daha anlayışlı, bağışlayıcı ve duygusaldır.具慶下,妻王氏,兄玉,弟俊;謀;哲;睿;誠。
Sünnî anlayış “Hayır; Rabbine and olsun ki bunlar inanmazlar.時人稱:“沈既不忠于主,其为众论所非。
Toplu zekâ anlayışı Norman Lee Johnson tarafından "simbiyotik zekâ" olarak adlandırılır.集体智慧被诺曼·L·约翰逊称为共生智能。
Bu anlayışa göre, erdemli olmayan davranışlar zararlıdır ve ıstıraba (Dukkha) neden olur.加以謙虛下士,刑罰不濫,太武甚悼惜之。
“Doğru Davranış” anlayışı; öldürmekten, hırsızlıktan ve doğru yoldan çıkmadan uzak durmayı önerir.十善業道,是於十惡行所依止之處,遠離故而發起之業道: 不杀生:不杀害人类以及畜生下至昆虫等生命。
Ancak hiçbir zaman tarikat anlamında bir anlayışı benimsememiştir.“我从来没有完全理解这个性感符号。
Japonya'da kamu diplomasisi anlayışının en az 100 yıllık bir tarihi vardır.日本釀造威士忌歷史距今短短不足100年。
Halk anlayışında aylara düşen gün miktarı buna göre belirlenmiştir.从該月份開始的计算该日的星期数。
Lev Yaşin, 1950'lerde dünyadaki kalecilik anlayışını değiştirir.开头,路德维克回顾对一个在五十年代改变了他整个人生的笑话。
Kur'ancıların aksine Sünni anlayış hadislerin de etkisi ile 5 vakit namazı farz saymıştır.於是五部淨來到佛所,旋繞行道,合掌禮拜,退坐一面,後世人即皆知禮則了。
Jantlar da ilerici bir anlayışla dizayn edilmişti.立面装饰着浅浮雕。
Eski Türk-İslam devletlerinde de bu anlayış söz konusu olmuştur.很多前蘇聯加盟共和國也持有這種觀點。
Klasik liberal anlayış ile Modern liberal anlayış arasında bir ayrım yapmıştır.费尔南多是一个聪明的艺术与现代自由主义思想的人。
Lakatos, aynı zamanda klasik bilim anlayışına yönelik itirazlarıyla tanınmıştır.另一方面,邹韬奋对于传统的教育方式也有所不满。
Cömertti ve güçlü bir espri anlayışı vardı.他有良好的幽默感。
Kelimeler asla anlayışı aktaramaz.其言灵从未展示。
Toplam kalite yönetimi bir sorumluluk anlayışını da beraberinde getirmektedir.執行功能簡單來說就是一整群包含認知處理過程的集合。
Günümüzde bile bazı yerlerde görülen bu anlayış gerçek bir göçebelik değilidir.我经常觉得天上的事情并不那么真实。
Snatçı, kendi resim anlayışı konusunda ise şunları söylemiştir: "Renge önem veriyorum.他告诉Spin杂志,“我逐字逐句地告诉自己,‘去他妈的画画。
İslamda da bu anlayış korunmuş ve hac haram aylardan olan Zilhicce ayında yapılmıştır.賽米(セミ,Semi) 身材高大的月人,王子的手下,個性憨厚老實。
Öğretebileceğiniz tek şey anlayıştır.내가 가르친 건 당연한 것일 뿐이다.
Annesinden de hayatı boyunca sürdürdüğü espri anlayışını kazanmıştır.그는 또한 그의 삶을 통틀어 따라다녔던 악습인 도박을 했다.
Dördüncü duvar anlayışının babası oldu.오관대왕 저승 네 번째 관문의 수장.
İnsan şeklinde düşündükleri çok tanrılı din anlayışı vardır.신을 믿는다는 것이 인간에게 어떤 의미인지 독자들에게 진지하게 묻는다.
Toplam kalite yönetimi bir sorumluluk anlayışını da beraberinde getirmektedir.주교면(舟橋面)은 대한민국 충청남도 보령시에 속한 면이다.
Avrupa'da gerçekçi portre anlayışına dönüş, Orta Çağ'ın sonlarında, Burgonya ve Fransa'da gerçekleşti.유럽에서는 개인의 모습을 사실적으로 표현한 초상이 부르고뉴와 프랑스에서 중세 시대 말에 부활했다.
Şimdi yeni bir anlayış geliştirmek zorundayız.그 때문에 새로운 발전이 기대되고 있다.
Çünkü geleneksel tarih anlayışından tarih üstü bir bakış açısı söz konusudur.그렇기 때문에 역사의 이해 과정에서 시대구분론이 의미를 갖는다.
Bu bakımdan, geniş anlamda, tarihsel dil bilgisi anlayışı vardır.그에 의하면 언어를 이해하기 위해서는 광범위한 상식적 배경 지식이 전제되어야 한다.
Bu anlayışın, komşusu Mısır İmparatorluğunun şaşaalı sanatından etkilendiğine hiç şüphe yoktur.이 신화는 근동 제국의 신화의 영향을 받았을 가능성도 있다.
Okula geri dönerek müzik anlayışını geliştirmeyi planlıyordu.הוא תיכנן לחזור ללימודים ולשפר את הידע שלו במוזיקה.
"Yapıdan göreve" anlayışı, biyoloji için çok önemlidir.הרעיון של "מבנה לשם תפקוד" הוא מרכזי עבור הביולוגיה.
Yukarıdan aşağıya yaklaşımlar, planlamayı ve sistemin tam bir anlayışını vurgular.שיטת מעלה-מטה מדגישה תכנון והבנה מלאים של המערכת.
Oysaki İslam anlayışına göre Allah adaletin kaynağıdır.על פי התורה והאמונה היהודית, המקור לחוקי התורה הוא אלוהים.

İlgili Sayfalar