anlayış ile cümle
anlayış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu anlayış sonucu özgün bir Kuşan - Hint sanatı doğmuştur.Κατά τη διάρκεια της βασιλείας του εμφανίστηκε η πρωτορομανική τέχνη.
Bu anlayışta, bazı Mach prensibi filozofik holism ile bağlantılıdır.Πολλές από τις πρώιμες θεωρίες του Μαχαγιάνα βουδισμού συσχετίζονται με την ελληνική φιλοσοφική σχολή σκέψης.
"Platon'un Adalet ve Filozof Kral Anlayışı".«Η ηθική φιλοσοφία του Πλάτωνος».
Anlayışı kurnazdı ve çok yönlüydü ve herhangi bir acil durumdan kendini kurtarması mümkün görünmekteydi.Ήταν πρακτικός, προσγειωμένος άνθρωπος, που επιθυμούσε να επιλύσει άμεσα προβλήματα.
Dördüncü duvar anlayışının babası oldu.Η ταινία αποτέλεσε την τέταρτη συνεργασία του ζευγαριού.
Tasarladığı ürünlerin temiz, basit ve akılcı oluşu bu anlayışın ispatıdır.Τα μέσα που επινόησε για αυτές τις έρευνες ήταν απλά και εύκολα στη χρήση.
Son zamanlarda Türkiye'de bulunan bazi Alevi kurumları da Alevilik anlayışlarını değiştirmiştir.På det seneste har nogle organisationer i Tyrkiet også ændret deres definitioner af alevismen.
Akılcı bir etik anlayışı olan bu anlayışta irade konusu da irdelenir.Etisk udvikling og klar forståelse af tingenes sammenhæng er også nødvendigt.
"Doğu Batı". anlayis.net."Vestre Ringvej (Næstved)". statensnet.dk.
Marge, "küçük özel oğlu" için anlayış göstermektedir ve çoğu zaman oğlunu savunmaktadır.Marge har udtrykt forståelse for sin "specielle lille fyr" og har forsvaret ham ved mange lejligheder.
Bu anlayışı Nagarjuna şu cümlelerle belirtmiştir: “Varoluş bir boşluktur.Men disse klager afvises med begrundelsen: "Dette er en social sag.
Ama onun hukuk anlayışı geleneksel devletler hukukuna daha yakındır.Lovgivningen afspejler derfor i større grad landets egne traditioner.
Kuğu – Merhameti ve anlayışı.4)Binah – Bøn om forståelse og klogskab.
Oyunlarında, ABD'nin batısına has yaşamı gerçekçi bir anlayışla ele aldı.I USA vandt hun hurtigt det amerikanske publikum med sin naturlighed.
Klasik anlayışla yaptığı figüratif resimlerle tanındı.Rene forstandsbegreber betragtede han som fiktioner.
İslam Coğrafyacılarında Yedi İklim Anlayışı.De hentyder til middelalderteologiens syv dødssynder.
Dick Dick terbiyeli ve mizah anlayışına sahiptir, aynı zamanda güvenilirdir.Dick Dick har en frekk humor, men er også født pålitelig og snill.
Eşi onu anlayışla karşıladı bunun üzerine O'da biraz rahatladı.Han lot moren slippe unna og etterhvert komme tilbake og nyte hans gunst.
Bu anlayış insan yaşamını göz ardı eder.Har den manglende hånden begynner å leve sitt eget liv?
Teologlar ve filozoflar, tarih boyunca sayısız tanrı kavramını ve anlayışını incelemişlerdir.Teologer og filosofer har studert utallige oppfatninger av Gud siden sivilisasjonenes begynnelse.
Ling sözlerine şöyle devam etti: "Bunu devam ettirebilmek için karşılıklı anlayışlı olmamız gerekiyordu.Han sa på nederlandsk: «Vi kunne ha tilnærmet oss på forskjellige måter.
Köken olarak kut kavramı ile aynı anlayıştan kaynaklanma olasılığı mevcuttur.Med samme svingetilstand menes samme utslag og samme fartsretning.
Kelimeler asla anlayışı aktaramaz.Deres betydning blir kanskje aldri helt forstått.
Bu madde İslam dinindeki cehennem anlayışı hakkındadır.Men denne konstruksjonen gjenspeiler også forståelsen av Paradiset i den islamske verdensoppfattelsen.
Büyük olasılıkla bu isim, bu anlayışın sonucu bir unvan olarak verilmiştir.Antagelig er det isteden en forveksling av navn som har ført til denne fortellingen.
Oysaki İslam anlayışına göre Allah adaletin kaynağıdır.Adalah betyr rettferdighet, og i islam brukes det om Allahs rettferdighet.
Destek ve anlayışınız için teşekkür ederim.Takk for meldingene og omsorgen dere har gitt oss.
Böyle bir reformulasyon için izin veren çeşitli anlayışlar vardır.Det er stor motstand mot en slik utvidelse.
Kimi zaman Budist yeniden doğum anlayışı da reenkarnasyon olarak nitelenmektedir.Hver ny Karmapa ansees å være sin forgjenger gjenfødt.
Ama onun hukuk anlayışı geleneksel devletler hukukuna daha yakındır.Lovgivningen avspeiler derfor i større grad landets egne tradisjoner.
Siyasal gerçekçilik insanın doğası hakkında pluralist bir anlayışa dayanır.Realisme politik didsarkan pada sifat manusia yang pluralistik.
Bu apokaliptik teoloji anlayışı sonradan Büyük Mücadele teması adıyla bilinecekti.Pemahaman teologi apokaliptik ini kemudian dikenal sebagai Great Controversy theme.
Gaga'nın sıra dışı moda anlayışı kendisinin karakteristik özelliklerinden biridir.Selera mode aneh Gaga juga menjabat sebagai aspek penting dari karakternya.
Matematik, doğal bilimlerle (en azından modern anlayışla) yakından ilgilidir.Matematika terkait erat tetapi berbeda dari ilmu alam (setidaknya dalam konsepsi modern).
Halk anlayışında aylara düşen gün miktarı buna göre belirlenmiştir.Proses yang sama juga telah diajukan untuk menjelaskan penciptaan dari Bulan.
Bu diplomasi anlayışının gelişmesini etkileyen iki ana etmenden sözedilebilir.Ada dua faktor utama yang mungkin menjelaskan pertumbuhan kegiatan penelitian ini.
Bunlar: Jainist anlayışa göre, eylemlerin sonucu kişiden kaynaklanır.Sementara, menurut Yoris, ide bisa berasal dari mana saja.
Bu kitap, o dönemden itibaren Memlûk anlayışında değişimin başladığını göstermektedir.Kouta mulai merasa bahwa hidupnya mulai berubah sedikit demi sedikit sejak saat itu.
Destek ve anlayışınız için teşekkür ederim.Terima kasih atas tanggapan Anda yang baik.
Yani kabul edilen nesnellik anlayışı bizim için de söz konusudur.” demiştir.Dan kami juga memberi kesaksian yang baik tentang dia, dan engkau tahu, bahwa kesaksian kami adalah benar."
Alman filozof Feuerbach ise materyalist bir etik anlayışı ortaya koyar.Filsuf Jerman Immanuel Kant merancang argumen dari moralitas berdasarkan nalar praktis.
Bu özellikler, aynı zamanda şairin şiir anlayışını ortaya koymaktadır.Buku tersebut juga meliputi pengenalan dari karya penyair tersebut.
Mutluluk ancak Gerçek Hak anlayışı ile sağlanabilir.Hanya pertobatan yang membawa sukacita sejati.
"Mor ekonomi, kültürü hesaba katan bir ekonomi anlayışına gönderme yapar.Budaya ekonomi adalah cabang dari ilmu ekonomi yang mempelajari hubungan budaya dengan hasil ekonomi.
Babası 2004 yılından sonra mizah anlayışında gelişme gösterdiğini söylemiştir.Cha anh nói rằng óc hài hước của anh đã xuất hiện từ năm 2004 hoặc khoảng đó.
Devrimci Yol bu iki eğilimden de farklı bir anlayışla hareket etmeye başlar.Cuộc cách mạng như vậy sẽ được kích hoạt bởi hai xu hướng cơ bản khác nhau.
Michelle Obama, giyim tarzıyla ve moda anlayışıyla pek çok kez en iyi giyinenler listelerinde yer aldı.Catherine trở nên nổi bật với phong cách thời trang của cô và đã lọt vào nhiều danh sách "ăn mặc đẹp nhất"..
İslam Coğrafyacılarında Yedi İklim Anlayışı.Trong chính điện bài trí 7 bàn thờ.
Ancak, Yaşin, bu anlayışı değiştirdi.Thế nhưng sau cuộc chiến tranh, quan niệm đó đã thay đổi.
Destek ve anlayışınız için teşekkür ederim.Có sẵn gỡ lỗi và hỗ trợ IntelliSense.
Böyle bir reformulasyon için izin veren çeşitli anlayışlar vardır.Các số phức cho phép giải phương trình này.
Bilgelik ve anlayış içerisinde yaşarlar.Do đó, chúng có sự sống và hiểu biết.
İkincisi Karabağ hakkında anlayışı olmayan gelme "dığa" bazen ingilizce ya da fransızca konuşuyordu.Danh từ « chính thống » dịch từ chữ 'orthodox' thường dùng trong tiếng Anh hoặc Pháp.
Ne var ki, bu akımın algılanma biçimi geleneksel anlayışla pek örtüşmemektedir.Tuy nhiên, các khía cạnh định hướng quá khứ của khái niệm truyền thống là không phù hợp.
Kapalı toplum anlayışı, gelişen Dünya’ya ayak uyduramamıştır.Thao trường tập luyện không thể lẫn lộn với đất phát triển kinh tế-xã hội được.
Toplam kalite yönetimi bir sorumluluk anlayışını da beraberinde getirmektedir.Hội đồng nảy do Hương cả phụ trách chung.
Fakat bu ifadelerin anlayışı belirli biçimde farklıdır.Ý nghĩa của các thuật ngữ này khác nhau.
Kadınlar ise daha anlayışlı, bağışlayıcı ve duygusaldır.またあなたがかれらを御赦しなされても,本当にあなたこそは,偉力ならびなく英明であられます。
Kimi yörelerde bu anlayış "dağdan gelme" şeklindedir.この伝承に基づけば、社名には元々「山上」の意は含まれていない。
Linnee'nin doğa anlayışı, dönemindeki düşünür ve bilim adamlarının düşüncelerinden farklıdır.カロリックの性質は、時代や当時の科学者によって見解が異なる。