anlayış ile cümle

anlayış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dolaylı Zeybek unvanı Divânu Lügati't-Türk de, anlayışlı ve akıllılı, sözünü sağlam tutan olarak görünüyor.Chera Duduca, sinteză greco-turcească, frumoasă și inteligentă, se pierde datorită desfrâului.
Cömertti ve güçlü bir espri anlayışı vardı.Era înzestrat cu un deosebit simț al umorului.
Eşi onu anlayışla karşıladı bunun üzerine O'da biraz rahatladı.A stat de vorbǎ cu fiica ei și aceasta a fost de acord sǎ se implice.
Özel olarak, Ernst Mach'ın felsefe anlayışına bilimcilik de denir.Trebuie menționat curajul profesorului Franck din punct de vedere moral.
Soyut matematiksel anlayışı iktisada sokan adamdır.Inteligența superioară este comună multor persoane creative.
Göç, iltica, Demokrati, Hukuk Devleti anlayışı .Oamenii vor dreptate, justiție, domnia legii, stat de drept.
Yine zekâyı da anlayışa bağlar.Ea trebuie combinată cu inteligența.
Dürzilerin dini anlayışlarına göre, yaşadıkları ülkeye hizmet etmek önemlidir.Ca parte a religiei lor, druzii sunt loiali țării în care locuiesc.
Yel girmesi kavramı bu anlayışın en belirgin göstergesidir.Origins este fără îndoială cea mai bună repetiție a acestei formule.
Deyişe kaynaklık eden anlayış, bu anlayışa sahip birçok dinin kutsal metinlerinde görülebilir.O calitate sacră este căutată în această națiune și în memoriile populare pe care le trezește.
Sembolistler bu anlayışa karşı çıkmış, duygusallığa, insanın iç dünyasına yönelmişlerdir.Aceste intervențiuni le-a făcut dezinteresat, din spirit de umanitate.
İnsanların zaaflarını esprili bir anlayış ve zarif bir mizahla eserlerinde işlemiştir.Lucrările sale se disting prin erudiție și printr-un autentic simț al frumosului.
Eşi onu anlayışla karşıladı bunun üzerine O'da biraz rahatladı.A férj megvigasztalta feleségét, majd boldogan visszament hozzá.
Bu anlayış, Karma Prensibi’nden sonra benimsenen yararlı (Kusala) davranış türlerini de kapsar.Da zu dir der Heiland kam - nyitókórus (első felvonás) Mein Herr!
Dünya anlayışı için gelen duyguları anlamlı bilgiler haline çevirmek gereklidir.Ahhoz, hogy a világot megértsük, fontos, hogy a bejövő érzékleteket értelmes információkká szervezzük.
4. sezonda ise Ron, Kim'e aşık olduğunu Yori'ye söyler ve o da bunu anlayışla karşılar.4. évadban visszatért és Ron elmondta neki, hogy Kimmel jár, amit könnyedén elfogadott.
Annesi ise tam tersine sevecen ve anlayışlıydı ve oğlunun resim konusundaki çabalarına destek veriyordu.Édesanyja, ezzel szemben, csendes és félénk volt, és jelentős hatást gyakorolt fia műveire.
Matematik, doğal bilimlerle (en azından modern anlayışla) yakından ilgilidir.A matematika közeli rokona a tudományoknak de mégsem tudomány (legalábbis a modern felfogás szerint).
Son arzum Almanya'nın birlik ve barış uğruna, Doğu ve Batı arasındaki anlayışı kurtarmak gerektiğidir.Utolsó kívánságom, hogy Németország egységét megőrizzék, a Kelet és a Nyugat pedig jusson megértésre.”
Realistik sanat anlayışı egemendi.Művészi stílusa realista volt.
Bu sebeple bilim anlayışımız asla tamamıyla nesnellik kavramına dayanamaz.Így a tudományos megértés soha nem alapulhat teljes „objektivitáson”.
Hırslı oyun anlayışı ve takım aşkı nedeniyle Lambert, taraftarların en sevdiği futbolculardan biri olmuştur.A klub iránti szeretete és a kiemelkedő tehetsége miatt a Flamengo szurkolóinak egyik kedvence lett.
Mozart'ın Phrygian anlayışı da bunu gösterir.Ezt bizonyítja Petőcz hangváltása is.
Bu anlayışta eğer bu zincirin tek bir halkası olan bir tür bile çıkarılırsa sistem bozulacaktır.Ennek az a veszélye, hogy ha a lánc egy eleme mégis elfelejtődik, akkor a lánc megszakad.
Göz kafiyesi anlayışı yerine kulak kafiyesine ağırlık verilmiştir.Szád mondására jobban vigyázz, mint pénzedre.
Bu tanımlama ve anlayış, tarihi bağların ve dini geleneklerin Yahudileri İsrail’e bağlamasından doğar .Rámutat, hogy a tények, a történelem, és a hagyomány bizonyítja Izrael igazságát.
Resim ve tasvir anlayışı gelişti.Ezek az olvasmányok ízlését és képzeletét fejlesztették.
Tüm Budist öğretinin temelini oluşturan bir anlayışı ifade eder.A buddhista tanítás kőből épült fellegvára.
Ancak hiçbir zaman tarikat anlamında bir anlayışı benimsememiştir.Érdekes módon a dialógus hiányát soha nem érezzük.
Toplumcu bir anlayışla yazılmıştır ve ders vermeyi amaçlamaktadır.Egy fogalom, amely a tanuláshoz kapcsolódik és irányt ad annak.
Cehennem anlayışındaki farklılıkların bir nedeni de, bu tür farklı çevirilerdir.A jelzői típusú mondatokban is jelentős az utalószóhiány, ennek más okai vannak, mint a fenti két esetben.
Antik Çin anlayışında Dünya kare şeklindeydi ve tam ortasında Çin ülkesi bulunurdu.A Korán muhakkak stílusban írt lapjai, a harmadik oldal Kínából származik.
İnsanların zaaflarını esprili bir anlayış ve zarif bir mizahla eserlerinde işlemiştir.A fiataloknak szóló munkáit humorral és a természet iránti csodálattal töltötte meg.
1993’deki ilk başlangıcından beri DXN, “Tek Ejder, Tek Dünya, Tek Pazar ve Tek Akıl” anlayışını sürdürmüştür.A DXN a világ legnagyobb ganoderma kávét gyártó vállalata.
Bu güçlü anlayışla DXN yıllar boyunca sürekli bir büyümeye doğru yelken açmıştır.Termékeit 100 országban, több mint 5 millió törzsvásárló és környezete fogyasztja nap, mint nap.
Bu anlayışa göre mucize gibi olaylar yoktur.Sen mukaisesti mitään ihmeiden kaltaisia tapahtumia ei tapahdu.
Bu madde İslam dinindeki cehennem anlayışı hakkındadır.جهنم‎‎) on islaminuskon käsitys helvetistä.
Espri anlayışı tam anlamıyla berbattır ve ördeklere karşı bir fobisi vardır.Vitsi on mauton, jos se loukkaa kohderyhmäänsä.
Kendi anlayışına göre dindar olan Nasırî dinsizlikle itham edilmiştir.Vaikka sitä ajattelee, että uskonto on korruptoitunut...
John Stuart Mill kendi belirimcilik anlayışını System of Logic (1843)'te özetlemektedir.John Stuart Mill esittelee seurausetiikan klassikkoteoksessaan Utilitarismi (1861).
Bu bilişsel beceri sosyal anlayışa işaret eder.Tämä taito olisi sosiaalista älykkyyttä.
Durkheim'in din anlayışının ateist veya agnostik olduğu belirtilir.Sagan on laajasti kuvattu ateistiksi tai agnostikoksi.
Destek ve anlayışınız için teşekkür ederim.Julkinen sana ja tuki.
Ana madde: Namaz Geleneksel Sünni islam anlayışında bir günlük süre içinde beş vakit namaz kılınır.Kyseinen lause liittyy islamin viisi kertaa päivässä tehtävään rukoukseen.
Platon'un öğretisinde de bu anlayışa paralellik görülür.Myös Platonin voidaan katsoa edustaneen tätä oppia.
Dünya anlayışı için gelen duyguları anlamlı bilgiler haline çevirmek gereklidir.Seuraus: Paikallinen informaatio voi johtaa globaaliin viisauteen.
İngiliz tiyatrosu anlayışıyla uyuşmaz.Teatteriesityksen ymmärtämiseen ei tarvitse kielitaitoa.
Atatürk'ün tarih anlayışı şovenist bir tarih anlayışı değildi.Autismin historia on ollut väärinkäsitysten historiaa.
Chandler sarkastik bir espri anlayışına sahiptir, zeki biri olmasına rağmen şapşalca hatalar yapar.Hollylla on sarkastinen huumorintaju ja hän on menninkäisten tapaan hyvin tunteellinen.
Bu tanım çok soyut olup somut uygulamalar üzerinde anlayış geliştirmeye yardım etmemektedir.Täytyy olla täysin tylsämielinen ollakseen ymmärtämättä sitä.
Ancak Batlamyus'un coğrafya anlayışı yeterince geniş değildir.Yantran ulkoinen piirtäminen ei kuitenkaan riitä.
Yahudilikteki mesih anlayışı, Hristiyanlıktan çok farklı özelliklere sahiptir.Juutalaisten asemasta on kristinuskon sisällä erilaisia näkemyksiä.
Oysaki İslam anlayışına göre Allah adaletin kaynağıdır.Islamin mukaan olemassaolon tarkoitus on Jumalan palvominen.
Dostluk karşılıklı anlayışla oluşur.Ystävyys tarkoittaa keskinäistä ymmärtämystä.
Burada nedenselliği de bugünkü anlayışımızdan daha farklı şekilde anlamak gerekir.Είναι, επίσης, ίσως ευρύτερα διαδεδομένη από ό,τι γνωρίζουμε σήμερα.
(Tekvir:1-2) İfadelerin 7. yy evren anlayışı ile uyumlu olduğu görülebilir.Επεισόδιο 7/Do You Believe in Magic?
Destek ve anlayışınız için teşekkür ederim.Εκτιμούμε την αγάπη και την υποστήριξη που μας δώσατε.
Bu görüş ve anlayışa göre, millet ülkesiyle birlikte bölünmez bir bütündür.Αντίθετα, θεωρούμε τη σχέση διαιρετότητας | στο σύνολο {2,3,4,5,6}.
Büyük olasılıkla bu isim, bu anlayışın sonucu bir unvan olarak verilmiştir.Το πιθανότερο μάλιστα είναι ότι και ο ίδιος ως Σύρος ήταν επηρεασμένος από την αντίληψη αυτή.
Bugünkü anlayışa uygun ilk gazetedir.Σήμερα αρθρογραφεί στην εφημερίδα Πρώτο Θέμα.

İlgili Sayfalar