anlayış ile cümle

anlayış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İdris Şah'a göre Bafomet kelimesi Ebu Fihamet (Anlayışın Babası) kelimesinden türetilmiştir.Действительно, голова идола напоминала голову описанного бродягой-шемитом животного. — Так вот, каков бог Яры!
Aynı zamanda İslami anlayışta Allah'ın 99 adından biridir.Является одним из 99-ти имён Аллаха и может быть и именем собственным, и нарицательным.
Yeni bir mobilya anlayışına öncülük etti.И в итоге он предложил новую мебель.
Eşi onu anlayışla karşıladı bunun üzerine O'da biraz rahatladı.Он легко брался за работу, легко же с ней и расставался.
Bu özellikler, aynı zamanda şairin şiir anlayışını ortaya koymaktadır.Именно эти источники дают достоверные сведения о жизни поэта.
Bu sanatsal güçler üzerine olan anlayışını eserlerinde ifade etti.Это речь уже идет о силе воздействия его искусства.
Ama gene de kişisel yetkilerini otoriter bir anlayışla kullanıyordu.Но ещё большее значение имел его личный авторитет.
Tam tersine mangada Izumi, trajik ve anlayışlı biridir.История Stainboy грустна и трагична.
Böylece yeni bir hacim anlayışı biçimlenmiştir.Метод введения нового аргумента.
Sonra dürtülerini, ilgi alanlarını ve anlayışlarını takip etmiştir.После этого он описал свои ощущения и замечания.
Bu anlayış Aristo’nun “bütün parçaların toplamından daha fazladır” sözü ile özetlenebilir.Он процитировал слова из «Метафизики» Аристотеля «целое больше, чем сумма его частей».
Hükümdarlık da kut anlayışı egemendi.Но жажда власти расколола круг.
Sünnî anlayış “Hayır; Rabbine and olsun ki bunlar inanmazlar.وقَد قال بعض العلماء هربا من هذا التشبيه: بأن المؤمنين يرون ربهم بلا هيئة ولا كيف.
Şair, ayrıca ilk önsözü birçok açıdan gözden geçirip, 1945'teki şiir anlayışına yaklaştırmaya çalıştı.كما أن الشاعر قد قام بمراجعة المقدمة الأولى من عدة زوايا وفي عام 1945 كان قد سعى إلى تقريب الشعر إلى مفهومه .
Annesinden de hayatı boyunca sürdürdüğü espri anlayışını kazanmıştır.واكتسب من أمه حس الفكاهة الذي عرف به طوال حياته.
Kur'an'daki Tanrı - Muhammed'in Tanrı Anlayışı, Kaynak Yayınları, 1. Baskı Şubat 2007; 2. Baskı Aralık 2007.الإله في القرآن _ إدراك إله محمد ، المنشورات الأصلية ، الطبعة الأولى فبراير 2007 ، الطبعة الثانية ديسمبر 2007.
Garip akımı kendisinden önceki şiir anlayışına bir tepki olarak doğdu.ولد تيار الغريب وكأنه رد فعلٍ على المفاهيم الشعرية السابقه عليه.
Bu yüzyıldan itibaren Türkler İslamiyet anlayışını benimsemişlerdir.وأعتباراً من هذا القرن اعتنق الأتراك الإسلام .
Günümüzde bile bazı yerlerde görülen bu anlayış gerçek bir göçebelik değilidir.وهذا المفهوم(الترحال)الذي يوجد في بعض الأماكن حالياً لا يعد ترحالاً حقيقيا.
“Toplum için sanat” anlayışını benimsemiştir.وقد تبنى مفهوم "الفن من أجل المجتمع".
Yukarıdan aşağıya yaklaşımlar, planlamayı ve sistemin tam bir anlayışını vurgular.تؤكد طرق التصميم من أعلى إلى أسفل على التخطيط والفهم الكامل للنظام.
Bu eylemlerin şeriat anlayışında maddi ya da manevi karşılıkları bulunur.سواء كان لتلك الحقوق تقدير مادي أو معنوي.
Yine bu gezide tarih anlayışını etkileyen kimi Fransız tarihçilerle tanıştı.ولقد تعرف خلال هذه الجوله على المؤرخين الفرنسيين الذين أثروا بشكل كبير في مفهوم التاريخ .
Bu ilgi ise kısa zamanda şaire duyulan anlayış, sevgi ve hayranlığın artmasına yol açtı.ولكن هذا الاهتمام قد فتح طريقاً للشاعر الذي شعر في مده قصيره بزيادة التفاهم والحب والإعجاب به.
Ayrıca, yazarın yasaklara ve toplum baskısına karşı duruşu, özgürlük ve ahlâk anlayışı da aynı kalmadı.بالإضافة إلى أن نفس مفهوم الحرية والأخلاق وموقفه تجاه ممنوعات المجتمع وضغوطه لم تبقَ كما هي.
Bu anlayış oluşumun ikinci zincirinde yer almaktadır.وحصل على المركز الثاني في هذه السلسلة.
Bu çalışma zamanla tıp dünyasına doğru anlayışı kabul ettirdi.واستطاع هذا العمل أن يقنع العالم الطبي تدريجيا بصحته.
Bu araştırmalarda anlayışın değerlendirilmesi yapılmaktadır.يتعلق الأمر على تقييم الإدراك الخاصة بهم.
Jainizmde diğer birçok dindekinin aksine her şeye kadir bir üst varlık veya yaratıcı anlayışı yoktur.في الإسلام، الله هو أبعد من الفهم أو المساواة ولا يشبه أي من إبداعاته بأي شكل من الأشكال.
Bunlar arasında yer alan Ahmet Haşim, arı şiir anlayışına bağlı ürünleriyle tanındı.ومن بين هؤلاء عُرف أحمد هاشم بإنتاجه المرتبط بمفهوم الشعر الصافي.
Bazı hadislerle de desteklenen bu anlayışa göre kadın burka, peçe benzeri giysilerle tamamen örtünür.هناك دراسات أجريت في باكستان تشير إلى أن معظم النساء اللاتي يرتدين الحجاب كان ذلك بكامل إرادتهم.
"Perçemli Sokak" adlı kitabıyla Türk şiirinde İkinci Yeni denilen anlayışa, anlamca kapalı bir şiire yöneldi.اتجه إلى الشعر المغلق بالمعانى التى أطلق عليها الثانى الجديد في الشعر التركي بكتابه "ناصية الشارع ".
Eleştirmenler gösteriyi beğendiler ve Gaga'nın vokal yeteneği ile tarz ve moda anlayışını övdüler.وأحب النقاد العرض ومدحوا قدرة غاغا الغنائية وأزيائها والقدرة المسرحية.
Eşi onu anlayışla karşıladı bunun üzerine O'da biraz rahatladı.تأكدت من أنها حققت ما أرادته، ثم عادت أدراجها سريعاً.
Teknoloji bilgilerini ilişkilendirmek gereken uygulamalar için ağ trafiği küresel bir anlayış sağlar.ليس من الغريب أن تلجأ الأعمال التجارية لتكنولوجيا المعلومات لمعالجة هذه الظاهرة.
Şuabiye hareketi ise Mevâlî ırkçı anlayışına bir tepki olarak ortaya çıkmıştır.وكانت نتيجة هذه الحركات نشوء حركة طلابية مناوءة للفكر العنصري.
Destek ve anlayışınız için teşekkür ederim.شكراً لدعمكم وحبكم الدائم لي.
Yeraltı Edebiyatı anlayışında kötülük artık iyiliğin zıddı değil, yeni bir yaşam biçimidir.بالنسبة لفيليبس، الإيمان بالله ليس إفتراض ذو قيمة حقيقة ولكنه شكل من أشكال الحياة.
Bu anlayış dolayısıyla Dünya'nın da aslında bir gezegen olduğu sonucunu çıkartmıştır.وهذا يعزز الفرضية القائلة بأن القمر والأرض كانا شيئا واحدا في وقت ما.
Aarseth'in onun hakkında konuştuğunu hatırlıyorum, bana onun espri anlayışı olmadığını söylemişti.Eu lembro do Aarseth falando dele, dizendo que ele não tinha senso de humor.
Yukarıdan aşağıya yaklaşımlar, planlamayı ve sistemin tam bir anlayışını vurgular.Abordagens de cima para baixo enfatizam o planejamento e uma compreensão completa do sistema.
"Yapıdan göreve" anlayışı, biyoloji için çok önemlidir.O tema da "estrutura para função" é central para a biologia.
Levnî, geleneksel anlayışın dışına çıktı ve kendine özgü bir biçim geliştirdi.Evitou o lirismo tradicional, expressando-se de uma forma mais natural.
Destek ve anlayışınız için teşekkür ederim.Obrigado pelo amor e apoio.
İnsanların zaaflarını esprili bir anlayış ve zarif bir mizahla eserlerinde işlemiştir.Agitava os braços com o aspecto alegre de uma boa mensagem.
İlçe merkezi, planlı bir biçimde çağdaş şehircilik anlayışına uygun olarak gelişmektedir.O crescimento da cidade tem seguido de perto um plano urbano bem estruturado.
Gaga'nın sıra dışı moda anlayışı kendisinin karakteristik özelliklerinden biridir.O senso de moda extravagante de Gaga também serviu como um aspecto importante de sua personalidade artística.
Her şeyi doğa içinde gören bir anlayışa sahiptir.Um pouco de exploração é algo que você vê na natureza.
Açık sahne anlayışını geliştirdi.Foi aqui que o seu verdadeiro talento brilhou.
Anlayışı kurnazdı ve çok yönlüydü ve herhangi bir acil durumdan kendini kurtarması mümkün görünmekteydi.Graciosa e rápida, tornou-se capaz de se defender sozinha.
Yani filmin keyfi kişisel mizah anlayışına bağlı olarak çıkmaktadır.Não, aquele filme apresenta algum tipo de senso de humor.
Pozitivist bilim anlayışı olan birisidir.Lógica como um ciência positiva.
Şarkı, bir çocuğun anlayışından sevgiyi vatansever sevgiyle kıyaslar.Ela compara o amor em que resulta a concepção de uma criança com este seu amor patriótico.
Bu anlayışa göre mucize gibi olaylar yoktur.Coisas assim não podem ser senão milagre, puro milagre.
Durkheim'in din anlayışının ateist veya agnostik olduğu belirtilir.Assim, o conhecimento da existência de Deus é considerado impossível para agnósticos teístas ou ateístas.
II. Meşrutiyet döneminde padişaha bağlılık anlayışından padişahın anayasaya bağlılığı esasına geçildi.Em troca, o beneficiado passava a dever fidelidade ao seu senhor.
Hanbelî mezhebi, Selefiyye anlayışına en yakın Sünni mezhep olarak tanınır.Amamentação deve ser a unica fonte de alimentação para o recém-nascido.
Genelde kalıpların dışına taşma anlayışıyla ortaya çıkıyor, özellikle de tiyatroda.Tem uma imensa aversão por celulares, especialmente quando eles tocam no teatro.
Bu anlayış sonucu özgün bir Kuşan - Hint sanatı doğmuştur.Aprenda a nascer com os índios - Parto de cócoras.
Bu unsur, egemenlik ve güç anlayışları ile ilgilidir.Esse arquétipo quer liderança e poder.

İlgili Sayfalar