Bu eserde olayı L'in gözünden anlatmaktadır.Страда В. Он сказал мне с глазу на глаз.
Anlatmak istediğim çok şey vardı.О нём можно было бы очень много сказать.
"Birthday Cake" şarkısı Rihanna'nın anlık seks isteğini anlatmaktadır.Лирическое содержание «Birthday Cake» выражает желание Рианны заняться спонтанным сексом.
Kıskanç erkek arkadaşına durumu anlatmak imkânsızdır.Судьбе этого мага вряд ли можно позавидовать.
Yanlışlıklar Komedisi iki değişik özdeş ikiz kardeşin karşılaşma hikâyesini anlatmaktadır.Герцог безуспешно пытается примирить два враждующих дома.
Yazmakla anlatmak çok zor.Мне трудно писать.
Hikâye cadıların maceralarını anlatmaktadır.Фильм рассказывает о приключениях сёрфингистов.
Bu tür teoriler, tipik karakteristik uzunluk ölçeği ile klasik fizik işlemlerini anlatmaktadır.Такие теории обычно описывают классические физические процессы без характеристической длины.
2008'deki film ise ana diziden sonra gerçekleşen olayları anlatmaktadır.13 серия» рассказывает о событиях, произошедших уже после основного действия.
Pope hadiseyi eşine anlatmak ister fakat ona Will hakkında hiçbir şey söylemez.Уилл рассказывает жене о случившемся, но та отказывается верить в это.
Derdi bir aşk hikâyesi anlatmak değil.Нет никаких оснований говорить о том, что у нас был любовный роман.
İsa' ya idam günü kendi çarmıhının taşıtılması olayını anlatmaktadır.Иисус вынуждает мать рассказать ему об этом эпизоде.
Arkadaşı, her gece aynı rüyanın tekrarını gördüğünü anlatmaktadır.Выясняется, что им всем снится один и тот же человек.
Batıda On-Ok'lara sığındılar.) bu tarihî olayı anlatmaktadır.大幸 あすか Оосати Асука) — протагонист истории.
Derdi bir aşk hikâyesi anlatmak değil.وتروي قصة حب جميلة.
Bir erkek kedi ile dişi sahibi arasındaki ilişkini kedinin bakış açısından anlatmaktadır.يعرض الفيلم تفاصيل حياة قطّة مع مالكتها الشابّة، من منظور القطّة نفسها.
İslam'ı anlamak ve anlatmakla kendilerini görevli sayıyorlardı.قيل إنه أدرك الإسلام وأسلم.
Film aynı apartmanda yaşayan üç farklı karakterin hayatını anlatmaktadır.تحكي القصة عن الحياة اليومية لثلاث أخوات، يعشن وحيدات في شقة.
Bazı savaş filmleri muharabeleri anlatmak yerine asker veya sivil halkın günlük yaşamlarına da odaklanabilir.في بعض الأحيان تركز أفلام الحرب على الحياة العسكرية أو المدنية اليومية في زمن الحرب دون تصور المعارك.
Film dönemin yaşantısını anlatmaktadır.حكاية العمر كله فيلم عودة الحياة.
Zîrâ, kendisine mahsus bir dili bulunmadığı için veca1 halini anlatmak oldukça güçtür.(صقع عليك)، وهي للتعبير عن كون الأمر ليس بالسهل. - "حاجة صقع عليك" (أي من الصعب عليك اقتناءه.
Anlatmak istediğim çok şey vardı.وقد روى عنه مسائل كثيرة.
Program satırlarında buyrukların ne yaptığını anlatmak için kullanılır.عتبات النص في ستذكرون ما أقول لكم .
Bu paragraf aslında insanların nasıl yaşaması gerektiğini anlatmaktadır.من خلال هذه الدروس تعلم الناس كيف يكونون أعضاء في المجتمع.
Stephen Thompson tarafından yazılan bölüm TARDIS'in içindeki bir macerayı anlatmaktadır.Este episódio foi escrito por Stephen Thompson e é sobre uma aventura na TARDIS.
Anlatmak istediğim çok şey vardı.Tenho algo muito importante a lhe contar.
Kasetlerin içeriğinde Hannah, hayatına son vermesinin on üç gerekçesini anlatmaktadır.Nas fitas, Hannah explica que existem treze motivos que a levaram à decisão de se matar.
O 2000 yılının Ekim ayında, Alaska Nome'da yaşanılan yakın karşılaşma olayı ile ilgili hikâyeyi anlatmaktadır.Ela conta a história de um contato imediato ocorrido em Nome, Alasca em outubro de 2000.
GNU, Linux ve özgür yazılımı anlatmaktadır.Portanto, vamos começar a contar a história do GNU/Linux e do software livre a partir desse ponto.
Film Pennsylvania'da kaçırılan iki kız çocuğunun aranması sürecinde yaşanan olayları anlatmaktadır.O enredo centra-se no rapto de duas garotas na Pensilvânia e o resultado da busca para encontrá-las.
Film iki katilin hikâyesini anlatmaktadır.O filme contém informações adicionais sobre a vida de ambos.
Said Nursî'nin hayatını anlatmaktadır.Conta a história de Dona Miséria.
Diğer oyuncular ise çizen kişinin anlatmak istediği kelimeyi tahmin ederler.Apesar disso, os outros personagens parecem entender o que ele diz.
Anlatmak, söylemek anlamları vardır.Saber Escrever, Saber Falar.
Bu gerçekten bir güven aralığının kurulmasında kullanılacak özel bir yordamı anlatmaktdır.Isto está relacionado a uma forma particular pela qual o intervalo de confiança pode ser construído.
Bu paragraf aslında insanların nasıl yaşaması gerektiğini anlatmaktadır.Para isso, procurou ver como realmente era a vida dessas pessoas.
Arkadaşı, her gece aynı rüyanın tekrarını gördüğünü anlatmaktadır.De hoofdpersoon droomt iedere nacht dezelfde droom.
Paragraf okunduktan sonra ''Yazar burada ne anlatmak istiyor?'' sorusunun cevabıdır.Zo niet, wat kan de schrijver dan doen om "binnen te komen"?
Diğer oyuncular ise çizen kişinin anlatmak istediği kelimeyi tahmin ederler.Aan het andere team om te raden wie de waarheid spreekt.
Amacı Ray ile yüzleşmek ve aralarında geçen olaylardan sonra çektiklerini ona anlatmaktır.Ze confronteert Ray met het verleden dat hij probeert te vergeten.
Film bu durumdan kurtulmak için verdiği mücadeleyi anlatmaktadır.De film laat de moeilijkheden zien die hij moest overwinnen.
Rio filmi, Blu adında bir mavi papağanın hayatını anlatmaktadır.Rio in de rol van de papegaai Blu.
Peter Pan'ın geçmişini anlatmaktadır.Een verhaal over Peter Pan.
Anlatmak istediğim çok şey vardı.Er bleven heel veel vragen over.
Josephus ve Filon, Essenileri ayrıntılı olarak anlatmaktadır.Thulborn noch Hopson beschreven de fossielen in detail.
Film, zaman olarak ilk filmden 57 yıl sonrasını anlatmaktadır.De film speelt 57 jaar na de vorige film.
Kendi dilimizle anlatmakta zorlanıyorsak, neden boşuna zorlanalım?"Als jouw God zo machtig is, waarom spreekt Hij dan mijn taal niet?"
İlk defa Generals'te öyküyü anlatmak için ara videolar kullanılamıştır.Voor het nummer werd voor het eerst in de geschiedenis van het label een videoclip opgenomen.
Doğruluk ve kesinlik arasındaki farkı anlatmak için bir hedef benzetmesi yapılabilir.Hierbij wordt onderscheid gemaakt tussen juistheid en precisie.
Ancak terim genellikle ılıca ve çevresindeki tesisleri (kaplıcayı) anlatmak için kullanılır.De term wordt daarom voornamelijk gebruikt om de leefbaarheid in buurten en wijken te omschrijven.
Anlatmak istediğim hikayenin tamamını anlatabilmek için kitabı ikiye bölmek zorunda kalacaktım.Dit zijn de enige twee albums die samen gelezen moeten worden om het verhaal vol te maken.
Bu film ilk Şeytan filminden önce olanları anlatmaktadır.Het verhaal speelt zich net voor de gebeurtenissen van de eerste film af.
Şarkı, aniden sona eren ve "binbir gece" boyunca yeniden yaşanması istenen bir aşkı anlatmaktadır.Het lied gaat over het weerzien met "zijn" geliefde; hij heeft de hele nacht gereisd.
Film gelecekte geçmekte (kıyamet sonrası bir evrende) ve iki robot arasındaki romantik ilişkiyi anlatmaktadır.De film volgt het liefdesverhaal van twee robots in de toekomst.
Bu kitap, bu süreci anlatmakta."En dat boek heb je nou net uit.".
Film iki katilin hikâyesini anlatmaktadır.De film vertelt twee verhalen.
Kıskanç erkek arkadaşına durumu anlatmak imkânsızdır.Kandaulus kan zijn jaloezie nauwelijks onderdrukken.
Yazar Daniel Defoe bu kitabında … konusunu anlatmaktadır.In die tijd schreef de schrijver en journalist Daniel Defoe een feuilleton over hem in de krant.
Size anlatmak istemiştim.Ik had ’t jullie willen vertellen.
Kıskanç erkek arkadaşına durumu anlatmak imkânsızdır.Nie udaje mu się jednak zmylić zazdrosnego męża.