Ana içeriğe geç
Sözlük

anlatmak ile cümle

anlatmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Anlatmak, söylemek anlamları vardır.Connaître, c'est exprimer.
Anlatmak istediğim çok şey vardı.Il y aurait là bien des choses à dire.
"Birthday Cake" şarkısı Rihanna'nın anlık seks isteğini anlatmaktadır.Les paroles de Birthday Cake expriment le désir de Rihanna quant à avoir une relation sexuelle spontanée.
Kıskanç erkek arkadaşına durumu anlatmak imkânsızdır.Ces dernières peuvent toutefois susciter la jalousie de leurs collègues.
Bir erkek kedi ile dişi sahibi arasındaki ilişkini kedinin bakış açısından anlatmaktadır.Ce film met en scène les relations entre un chat et sa maitresse, du point de vue du chat.
Genellikle, bir tür tanımlar dizesinin mantıki açıdan devamını anlatmak için kullanılır.En logique, un ensemble de symboles est couramment utilisé pour exprimer la représentation logique.
Film, bir grup Rus kökenli Amerikalı çelik işçisinin ve ailelerinin hayatını anlatmaktadır.Le film raconte l'histoire d'une famille russe de travailleurs de chantiers navals.
Şarkı paranın insan hayatına yansımalarını anlatmaktadır.Les chansons reflètent sa vie.
Film, Amerikalı amatör soprano Florence Foster Jenkins'in hayatını anlatmaktadır.Le film est librement inspiré de la vie de la cantatrice américaine Florence Foster Jenkins.
Alaska'nın altında kalan bir parçayı anlatmak için kullanılır.Cet article est une ébauche concernant une localité de l'Alaska.
Bu madde Almanya coğrafyasını anlatmaktadır.Cet article est une ébauche concernant la géographie de l'Allemagne.
Başından geçenleri ve üzüntülü geçen hayatını anlatmaktadır.Il lui révèle alors son passé et sa solitude présente.
Onlara göre şiir düşüncelere değil duygulara seslenmelidir; çünkü şiir bir şey anlatmak için yazılmaz.Or, les animaux n’ont pas de croyances, donc pas de désirs, car avoir des croyances nécessite le langage.
Sana öykü anlatmak istiyorum.Quiero contarte la historia.
Ne olduğunu sana anlatmak istiyorum.Quiero contarte lo que pasó.
Sana anlatmak istemem.No quiero contártelo.
Size anlatmak istemem.No quiero contároslo.
Hiç dinlemiyorsun. Sana laf anlatmak duvara konuşmak gibi.¡Nunca escuchas, hablar contigo es como hablar con la pared!
Parsifal Amfortas'a huzuruna çıkıp uzun serüvenini anlatmak istemektedir (Zu ihm, des tiefe Klagen.)Parsifal habla de su deseo de encontrar a Amfortas („Zu ihm, des tiefe Klagen“).
Film aynı apartmanda yaşayan üç farklı karakterin hayatını anlatmaktadır.La película cuenta la historia de tres personajes que viven en un mismo edificio.
Dizide Earl'ün bunu yaparken başından geçen olaylar anlatmaktadır.Ellos dicen a Earl lo que pensaban del asunto.
Pope hadiseyi eşine anlatmak ister fakat ona Will hakkında hiçbir şey söylemez.Pope le contó esta aventura a su mujer pero nunca le dijo lo de su hijo Will.
Bu tür teoriler, tipik karakteristik uzunluk ölçeği ile klasik fizik işlemlerini anlatmaktadır.Algunas teorías describen típicamente los procesos físicos clásicos con una inusual escala de tamaño.
Film farklı sosyal sınıflardan gelen iki genç kızın yakınlaşmasını anlatmaktadır.La película explora la relación entre dos mujeres jóvenes de diferentes clases.
Genellikle, bir tür tanımlar dizesinin mantıki açıdan devamını anlatmak için kullanılır.A veces, están dados un anillo concreto para escuchar para.
Anlatmak istediğim çok şey vardı.Les quería contar algo.
2012'de kitabı ve 2016 yılı yapımı Queen Of Katwe isimli film, hayat hikâyesini anlatmaktadır.En septiembre de 2016, la película Queen of Katwe que cuenta su historia, llegó a los cines.
Film FBI yöneticisi J. Edgar Hoover'ın kariyerini, özel hayatını ve gizli eşcinsel olduğunu anlatmaktadır.El director del FBI J. Edgar Hoover mantenía un expediente de ella y sus actividades.
Film çok yakın iki arkadaşın aynı gizemli adama tutulmasını anlatmaktadır.Sigue la vida de dos amigos que están enamorados del mismo chico misterioso.
Bölüm, Lisa'nın depresyonunu ve saksofon çalarak bunu yüceltmeye çalışmasını anlatmaktadır.El episodio trata sobre la depresión de Lisa y sus intentos de consolarse tocando su saxofón.
Hikâye cadıların maceralarını anlatmaktadır.Las memorias de la Bruja Aburrida.
Ama etrafimda ne olup ne bittigini iyi anlatmaktaydım ve şimdi bile hatırlamaktayım.Yo sé lo que hago y lo que digo, pero mi vida aún no me la sé.
Daha önceleri, tarihi olayları anlatmak için modeller, aktörler gibi kullanılıyordu.Se utilizaba originalmente para describir hechos y procesos históricos.
Anlattığı öyküler hangi dönemde geçmiş olursa olsun, sanki birkaç saat önce yaşanmış gibi anlatmaktadır.Si bien parecen surgir de la nada, éstos conversan como si hubieran estado allí por cierto tiempo.
Not: Bu sayfadakiler C-T hipotezi değil, Turing testini anlatmaktadır.El nombre TT no indica twin turbo , sino que es una referencia a la Tourist Trophy.
Kitap, Talat Bey ile Fitnat Hanım'ın aşkını anlatmaktadır.Conmocionado, El vicepresident Truman pidió a la Sra.
Yakut dilinde destan anlatmak ise Ologolo- veya Olonholo- fiili ile karşılanır.De ahí la necesidad de traducirlo a acto de lenguaje por medio de símbolos lingüísticos o icónicos.
Bu endişesini anlatmak için Hitler'in karargahına gitti.Una secretaria de Hitler cuenta su vida.
"Birthday Cake" şarkısı Rihanna'nın anlık seks isteğini anlatmaktadır.La canción trata sobre los deseos carnales de Rihanna.
Amacı Ray ile yüzleşmek ve aralarında geçen olaylardan sonra çektiklerini ona anlatmaktır.Forma una amistad con Red después de mostrarle qué bueno es reparando cosas.
Yazar Daniel Defoe bu kitabında … konusunu anlatmaktadır.Defoe:Daniel Defoe, sobre el proyecto.
Resimleri Berlin'deki işçi sınıfının anlatmaktaydı.I suoi dipinti si incentrarono sulla classe operaia di Berlino.
Biz Socrates ismiyle farklı bir şey anlatmak istedik.Ha quindi significato analogo al nome Glauco.
Hikâye cadıların maceralarını anlatmaktadır.La predella mostra Storie della Vergine.
Yazmakla anlatmak çok zor.È davvero difficile da scrivere!
Anlatmak istediğim çok şey vardı.Se ne è parlato molto.
Film Anastasia ve Christian arasındaki sadomazoşist ilişkiyi anlatmaktadır.Il film racconta la relazione sentimentale tra Anna e Montserrat.
Üniversiteyi anlatmak için Cal, California, UC Berkeley ve yalnız Berkeley sözcükleri de kullanılır.Di solito il campus viene informalmente chiamato Cal, UC Berkeley o solo Berkeley.
Yanlışlıklar Komedisi iki değişik özdeş ikiz kardeşin karşılaşma hikâyesini anlatmaktadır.La commedia degli errori racconta la storia di due coppie di gemelli identici separati dalla nascita.
Diğer oyuncular ise çizen kişinin anlatmak istediği kelimeyi tahmin ederler.Nonostante ciò, sembra che gli altri personaggi capiscano quello che dice.
Bir roman yazmaya başlar, romanında yaşamını anlatmak istemektedir.Nacque allora in lui l'idea di scrivere De l'amour.
Akio Morita kitapta ailesinin kökenlerini ve Sony'nin nasıl kurulduğunu anlatmaktadır.Morita introduce le origini della propria famiglia, come fondatore della Sony.
Bu sayfa Electronic Arts tarafından geliştirilen bir oyunu anlatmaktadır.Il gioco è stato poi pubblicato da Electronic Arts.
Derdi bir aşk hikâyesi anlatmak değil.Non ci dev'essere una storia d'amore troppo interessante.
Bunu tren yetkililerine anlatmak ister ama ne kanıt ne de görgü tanığı vardır.Jim riferisce tutto ciò alla polizia, che tuttavia ha bisogno di prove, non di accuse.
Tenten durumu anlatmak için kaptanın evine gider.Guiderà l'astronave del padre per cercare gli elementi.
Ona ne olduğunu sordum ama o bana anlatmak istemedi.Я спросил его, что случилось, но он не захотел рассказывать.
Gerçekleri tüm çıplaklığı ile anlatmak kolay değildir.Трудно рассказывать голые факты.
Kitap Siddhartha ismindeki genç bir Brahman'ı ve arkadaşı Govinda’yı anlatmaktadır.Книга повествует о молодом брахмане по имени Сиддхартха и его друге Говинде.
Film aynı apartmanda yaşayan üç farklı karakterin hayatını anlatmaktadır.Фильм рассказывает о трёх женщинах, живущих в одной квартире.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod