Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.O tem bi nam bilo mnogo govoriti, a je težko pojasniti, ker ste počasni postali na sluhu.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.Sobre isso temos muito que dizer, mas de difícil interpretação, porquanto vos tornastes tardios em ouvir.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.Su questo argomento abbiamo molte cose da dire, difficili da spiegare perché siete diventati lenti a capire
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.Tästä meillä on paljon sanottavaa, ja sitä on vaikea selittää, koska olette käyneet hitaiksi kuulemaan.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.Về sự đó , chúng_ta có nhiều điều nên nói , và khó cắt_nghĩa , vì anh_em đã trở_nên chậm hiểu .
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.Về sự đó, chúng ta có nhiều điều nên nói, và khó cắt nghĩa, vì anh em đã trở nên chậm hiểu.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.Περι του οποιου πολλα εχομεν να ειπωμεν και δυσερμηνευτα, διοτι εγεινετε νωθροι τας ακοας.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.О сем надлежало бы нам говорить много; но трудно истолковать, потому что вы сделались неспособны слушать.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.Про котрого маємо велике слово, та важко його висловити; тому що ви немочні стали слухом:
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.על זאת יש לנו לדבר הרבה וקשות לבאר לכם במלין יען כי כבדו אזניכם׃
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.الذي من جهته الكلام كثير عندنا وعسر التفسير لننطق به اذ قد صرتم متباطئي المسامع.
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.論 到 麥 基 洗 德 、 我 們 有 好 些 話 、 並 且 難 以 解 明 、 因 為 你 們 聽 不 進 去
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz var, ama kulaklarınız uyuştuğu için anlatmak zor.論到 麥基洗德 、 我 們 有 好些話 、 並且 難 以 解明 、 因為 你 們聽 不 進去
Bu küçük resmi, yosunlara ne olduğunu anlatmak için kullanıyorum.E uso questa piccola immagine per dire che questo è ciò che succede ai muschi.
Bu küçük resmi, yosunlara ne olduğunu anlatmak için kullanıyorum.Ik gebruik dit kleine plaatje om te zeggen,
Bu küçük resmi, yosunlara ne olduğunu anlatmak için kullanıyorum.I używam tego obrazka, by powiedzieć, że to dzieje się z mchami.
Bu küçük resmi, yosunlara ne olduğunu anlatmak için kullanıyorum.J'utilise cette petite photo pour montrer ce qui arrive aux mousses.
Bu küçük resmi, yosunlara ne olduğunu anlatmak için kullanıyorum.그래서 저는 이 작은 사진을 이용해 이끼에게 일어나는 것을 설명하곤 합니다.
Bu küçük resmi, yosunlara ne olduğunu anlatmak için kullanıyorum.Und ich nutze dieses kleine Bild um zu sagen: Dies ist, was mit den Moosen passiert.
Bu küçük resmi, yosunlara ne olduğunu anlatmak için kullanıyorum.Vă arăt această imagine ca să vedeţi ce se întâmplă de fapt cu muşchiul.
Bu küçük resmi, yosunlara ne olduğunu anlatmak için kullanıyorum.Và tôi muốn sử dụng hình ảnh nhỏ này để nói rằng đây là những gì diễn ra với rêu.
Bu küçük resmi, yosunlara ne olduğunu anlatmak için kullanıyorum.Y utilizo esta imagencita para decir esto es lo que pasa con los musgos.
Bu küçük resmi, yosunlara ne olduğunu anlatmak için kullanıyorum.Използвам този малък образ, за да кажа, че това се случва с мъховете.
Bu küçük resmi, yosunlara ne olduğunu anlatmak için kullanıyorum.Я показываю эту фотографию, чтобы сказать: "Вот что происходит со мхами.
Bu küçük resmi, yosunlara ne olduğunu anlatmak için kullanıyorum.ואני משתמשת בתמונה קטנה זו כדי לומר זה מה שקורה לטחבים.
Bu küçük resmi, yosunlara ne olduğunu anlatmak için kullanıyorum.ويمكنني استخدام هذه الصورة قليلا لأقول وهذا هو ما يحدث للطحالب.
Bu küçük resmi, yosunlara ne olduğunu anlatmak için kullanıyorum.コケたちはこうなるのです 一度なくなったらそれまで
Bunların özel bir adı var. Bu vektörler faydalı olduğu için bu konuyu açıkça anlatmak istedim. -One mają specjalną nazwę. i mają specjalną nazwę i chcę to mocno podkreślić bo są przydatne.
Bunları yazan kişi o. Ve tüm bu maddelerin anlatmak istediği şey이걸 쓴 사람이 바로 그런 사람이에요, 그리고 중요한 것은
Bunu anlatmak için gerçek bir robot kullanacağım. Chris adında bir robot.A chcel by som vám ukázať robota -- robota s menom Chris -- postav sa.
Bunu anlatmak için gerçek bir robot kullanacağım. Chris adında bir robot. Ayağa kalk.Chciałbym tu użyć robota - robot Chris - wstań, tak, ok.
Bunu anlatmak için gerçek bir robot kullanacağım. Chris adında bir robot. Ayağa kalk.Chci použít robota zde -- robot jménem Chris -- postav se.
Bunu anlatmak için gerçek bir robot kullanacağım. Chris adında bir robot.Be', voglio servirmi di un robot, ora... un robot di nome Chris...
Bunu anlatmak için gerçek bir robot kullanacağım. Chris adında bir robot.Et en fait je voudrais utiliser un robot ici -- un robot nommé Chris -- debout.
Bunu anlatmak için gerçek bir robot kullanacağım. Chris adında bir robot.Ik wil hier eigenlijk gebruik maken van een robot - een robot met de naam Chris - sta op.
Bunu anlatmak için gerçek bir robot kullanacağım. Chris adında bir robot.Și chiar vreau aici să folosesc un robot... un robot pe nume Chris - ridica-te.
Bunu anlatmak için gerçek bir robot kullanacağım. Chris adında bir robot.Và tôi muốn thực sự dùng một robot ở đây - con robot tên là Chris -- đứng lên nào.
Bunu anlatmak için gerçek bir robot kullanacağım. Chris adında bir robot.Y, de hecho, quiero usar un robot en este momento -- un robot llamado Chris -- ponte de pie.
Bunu anlatmak için gerçek bir robot kullanacağım. Chris adında bir robot.Всъщност, искам да използвам робот тук... робот на име Крис... стани.
Bunu anlatmak için gerçek bir robot kullanacağım.이해하기 쉽도록 여기있는 크리스를 로봇이라 가정하고 보여드리겠습니다.
Bunu anlatmak için gerçek bir robot kullanacağım.На самом деле, я хочу испытать робота прямо здесь, робота по имени Крис.
Bunu anlatmak için gerçek bir robot kullanacağım.ואני רוצה להשתמש ברובוט למעשה --
Bunu anlatmak için gerçek bir robot kullanacağım.في الحقيقة أريد أن استخدم واحداً من الروبوتات هنا
Bunu anlatmak için gerçek bir robot kullanacağım.クリスという名前のロボットです 立ち上がって はい OK
Bunu bu şekilde anlatmak doğru olur sanırım.Hiểu nó thế này
Bunu bu şekilde anlatmak doğru olur sanırım.Lo podemos ver de esa manera.
Bunu bu şekilde anlatmak doğru olur sanırım.Możecie patrzeć na to prawie w ten sposób.
Bunu bu şekilde anlatmak doğru olur sanırım.תוכל/י כמעט לראות את זה בדרך הזאת.
Bunu bu şekilde anlatmak doğru olur sanırım.يمكنك اعتبارها بهذه الطريقة
Bunu daha detaylı anlatmak istiyorum çünkü genelde şekil böyle verilmez.A tohle bych chtěl hodně zdůraznit, protože takhle se to většinou nekreslí.
Bunu daha detaylı anlatmak istiyorum çünkü genelde şekil böyle verilmez.אני רוצה שזה יהיה מאד ברור, כי אף פעם לא רואים את זה מצויר ככה.
Bunu daha detaylı anlatmak istiyorum çünkü genelde şekil böyle verilmez.그리고 아마 이렇게 그려진 것은 잘 못 보셨을 수도 있기 때문에 명확히하려고 해보겠습ㅂ니다.
Bunu iki örnekle anlatmak istiyorum tasarımın tasarruftan gelebildiğini gösteren örnekler.Das ist Kuba, und hier wird ein Quietschspielzeug als Fahrradklingel wiederverwendet.
Bunu iki örnekle anlatmak istiyorum tasarımın tasarruftan gelebildiğini gösteren örnekler.Để các bạn hiểu rõ hơn tôi có 2 ví dụ về thiết kế bắt nguồn từ ý thức kinh tế -- giới hạn rất, rất rõ.
Bunu iki örnekle anlatmak istiyorum tasarımın tasarruftan gelebildiğini gösteren örnekler.이걸 입증할 아주 분명한 경제적 감각을 보여주는 두가지 디자인 예제를 보여 드리겠습니다
Bunu iki örnekle anlatmak istiyorum tasarımın tasarruftan gelebildiğini gösteren örnekler.Я хочу продемонстрировать это на двух примерах дизайна, пропитанного чувством экономии, больших ограничений.
Bunu iki örnekle anlatmak istiyorum tasarımın tasarruftan gelebildiğini gösteren örnekler.אני רוצה להעביר את הנקודה הזו על ידי שתי דוגמאות של עיצובים שמגיעים מכיוון של כלכלה -- מגבלות ממש ממש ברורות.
Bunu iki örnekle anlatmak istiyorum tasarımın tasarruftan gelebildiğini gösteren örnekler.وأريد أن أثير هذه النقطة من خلال إظهار مثالين من تصميم نابع من الحس الاقتصادي - بحدود جداً جداً واضحة.
Bunu iki örnekle anlatmak istiyorum tasarımın tasarruftan gelebildiğini gösteren örnekler.経済観念をベースにしたデザインは 明確な限界があります キューバでは 握ると音のでるおもちゃを 自転車のベルとしてリサイクル使用しています
Bunu insanlara anlatmak için sabırsızlanıyorum.Abia aştept să spun oamenilor asta.