Bana her şeyi anlatmak zorunda olduğunu söylemiyorum.I'm not saying that you have to tell me about everything.
Tom, Mary'ye anlatmak için asla sıkıntı çekmedi.Tom never bothered to tell Mary.
Onlar sana hikayelerini anlatmak istiyorlar.They want to tell you their story.
Eminim ki, Tom'a anlatmak bir hata olurdu.I'm sure it would be a mistake to tell Tom.
Sana onun hakkında anlatmak istiyorum.I want to tell you about her.
Dan, o ve Linda'nın nasıl tanışmış olduklarını anlatmak istemedi.Dan didn't want to tell how he and Linda had met.
Cahile laf anlatmak, deveye hendek atlatmaktan güçtür.You can't reason with someone who is unreasonable.
Bunu Tom'a anlatmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to tell Tom about this.
Tom fıkra anlatmaktan hoşlanır.Tom enjoys telling jokes.
Gördüklerini polise anlatmak zorundasın.You have to tell the police what you saw.
Olanları size anlatmak istiyorum.I want to tell you about what happened.
Ona bunu anlatmak için şimdi Tom'un evine gidiyorum.I'm going over to Tom's house now to tell him about that.
Olanları ona anlatmak için şimdi Tom'un evine gidiyorum.I'm going over to Tom's house now to tell him about what happened.
Fıkra anlatmak hoşuma gidiyor.I like to tell jokes.
Olanları bana anlatmak zorunda değildin. Zaten biliyordum.You didn't have to tell me about what happened. I already knew.
Fransızcam derdimi anlatmak için yeterince iyi değildi.My French wasn't good enough to make myself understood.
Tom'un yaptığı ilk şey, Mary'ye olanları anlatmaktı.The first thing Tom did was to tell Mary about what had happened.
Tom, olanları kimseye anlatmak istemedi.Tom didn't want to tell anybody about what had happened.
Ne olduğunu Tom'a anlatmak istemez misin?Don't you want to tell Tom what happened?
Tom, Mary'ye olanları anlatmak istemediğini söyledi.Tom said he doesn't want to tell Mary about what happened.
Olanları Tom'a anlatmak zorundayız.We have to tell Tom what happened.
Kılavuz kameranın tüm ayrıntılarını anlatmaktadır.The instruction manual describes all the particulars of the camera.
Bunu kelimelerle anlatmak olanaksız.It's impossible to describe that in words.
Tom'a bir şey anlatmak istemiyorum.I don't want to tell Tom anything.
Tom bana her şeyi anlatmak istemedi.Tom didn't want to tell me everything.
Tom fıkra anlatmakta çok iyi.Tom is very good at telling jokes.
Sami, Leyla'ya o konuyu anlatmak istedi.Sami wanted to tell Layla about that.
Sami o konuyu Leyla'ya anlatmak için sabırsızlanıyor.Sami can't wait to tell Layla about that.
Sami hikaye anlatmakta çok kötüdür.Sami is so bad at telling stories.
Sami o hikayeyi anlatmak istedi.Sami wanted to tell that story.
Tom'a neler olduğunu anlatmaktan korkmuyorum.I'm not afraid to tell Tom about what happened.
Bana, neler olduğubu anlatmak ister misin?Do you want me tell you what's going on?
Tom'a yarın gerçeği anlatmak zorundayım.I have to tell Tom the truth tomorrow.
Tom'a her şeyi anlatmak zorunda kalacağız.We're going to have to tell Tom everything.
Tom'a ne olduğunu anlatmak istiyorum.I want to tell Tom about what happened.
Hiç dinlemiyorsun. Sana laf anlatmak duvara konuşmak gibi.You never listen. Talking to you is like talking to a wall.
"Amerikanlaşmış Meksika yemekleri ve yemek konumlarını anlatmak için Beş Yol.""Five Ways To Tell You're Eating Americanized Mexican Food."
Josephus ve Filon, Essenileri ayrıntılı olarak anlatmaktadır.Josephus and Philo discuss the Essenes in detail.
1780'de yayınlanan bir Fransız el kitabı da çikolata likörünü anlatmaktadır.A French manual published in 1780 also describes chocolate liqueur.
Bu çalışma ayrıca bir erkek çocuğunun sıradışı cinsel fantezilerini de anlatmaktadır.We also are given a look into the boy's strange sexual fantasies.
Kendi dilimizle anlatmakta zorlanıyorsak, neden boşuna zorlanalım?If we find it difficult in our own language, why should we?
Dördüncü sezon, kazadan sonraki 91. günden itibaren yaşanan olayları anlatmaktadır.Season 4 continues the story 91 days after the crash.
Bamako, Mali halkının adaleti bulduğu bir halk “mahkeme”sini anlatmaktadır.Bamako shows a community “court” where the people of Mali can find justice.
Pope hadiseyi eşine anlatmak ister fakat ona Will hakkında hiçbir şey söylemez.Pope confessed to his wife about the affair, but did not tell her about Will.
Anlatmak istediğim çok şey vardı.I had a lot to say.
Go Ask Malice isimli roman ise Faith'in onunla daha önceki karşılaşmalarını anlatmaktadır.The novel Go Ask Malice describes Faith's earliest encounters with him.
Poe şiiri, karısı Virginia'nın hastalığını anlatmak için yazmış olabilir.The poem may have been Poe's way of dealing with the illness of his wife Virginia.
Steve'in son hareketi o güne kadar yaptığı en büyük hikâyesini kendi editörü anlatmaktır.Steve's last act is to tell his editor that he's got his biggest story ever.
Newton’un kafasına düşen elma bu durumu anlatmak için kullanılabilir.The apocryphal apple that fell on Newton's head can be used to illustrate the issues involved.
Film, genç bir hemşirenin, kuzeninin intiharı sonrasında, bununla mücadele etmesini anlatmaktadır.A young nurse struggles after her cousin's suicide.
Bu kitap, bu süreci anlatmakta."This book does that."
Buffy ve Merrick, onu kurtarmak için gelirler, Amylin de olanları Lothos'a anlatmak için kaçar.Buffy and Merrick arrive to rescue him and Amilyn leaves the fight to talk to Lothos.
Parsifal Amfortas'a huzuruna çıkıp uzun serüvenini anlatmak istemektedir (Zu ihm, des tiefe Klagen.)Parsifal tells of his desire to return to Amfortas ("Zu ihm, des tiefe Klagen").
Resimleri Berlin'deki işçi sınıfının anlatmaktaydı.His paintings centered on the working class of Berlin.
2012'de kitabı ve 2016 yılı yapımı Queen Of Katwe isimli film, hayat hikâyesini anlatmaktadır.She is the subject of a 2012 book and a 2016 film called Queen of Katwe.
Anlatmak istediğim hikayenin tamamını anlatabilmek için kitabı ikiye bölmek zorunda kalacaktım.I think it's time for me to tell you the whole story.
Hikâye bir zombi kıyametinin ortasında yakalanan bir grup lise öğrencisini anlatmaktadır.The story follows a group of high school students caught in the middle of a zombie apocalypse.
Kadın tarihini, kültürünü veya sanatını toplumlara anlatmak istemektedirler.They want to provide insight into female history, culture or art to an interested public.
Akio Morita kitapta ailesinin kökenlerini ve Sony'nin nasıl kurulduğunu anlatmaktadır.Morita introduces the origins of his family, and how Sony was founded.
Beckett'ın anlatmak istediği ölümün kendisi değil, ölüm anının sonsuz defa tekrarlanmasıdır.What Beckett wants to represent is the endless repetition of dying moments rather than death itself.