Aslında şöyle birşey, size nasıl olduğunu anlatmak istiyorum.Żebyście mogli poczuć przedsmak tego urządzenia - naprawdę wygląda ona tak.
Aslında şöyle birşey, size nasıl olduğunu anlatmak istiyorum.Μοιάζει πραγματικά σαν και αυτό, απλά για να σας δώσω μία αίσθηση για το πως μοιάζει.
Aslında şöyle birşey, size nasıl olduğunu anlatmak istiyorum.Вот как он выглядит. просто чтобы дать вам представление о том, как он выглядит.
Aslında şöyle birşey, size nasıl olduğunu anlatmak istiyorum.То всъщност изглежда така, просто за да добиете представа как изглежда.
Aslında şöyle birşey, size nasıl olduğunu anlatmak istiyorum.זה באמת נראה כך, רק כדי לתת לכם את התחושה איך זה נראה.
Aslında şöyle birşey, size nasıl olduğunu anlatmak istiyorum.وهي تبدو كهذه ولكي اعطيكم التصور الملائم لها
Aslında şöyle birşey, size nasıl olduğunu anlatmak istiyorum.このような形となっています 巨大なiPhoneのように動作します
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Er zijn niet veel goede woorden voor de concepten waar we over gaan praten.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Es gibt nicht viele gute Bezeichnungen für die Modelle über die wir reden werden.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Il n'y a pas beaucoup de mots adéquats pour les concepts dont nous allons parler ici.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.không có nhiều khái niệm chính xác
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.우리가 이야기 하려는 개념에 딱 맞는 좋은 단어들은 그리 많지 않습니다.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Não existem muitas palavras adequadas para os conceitos de que vamos falar.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Není mnoho dobrých slov pro pojmy, o kterých budeme hovořit.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Nie je veľa dobrých slov na koncepty, o ktorých budeme hovoriť.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Nie ma zbyt dużo dobrych słów opisujących koncepcje, o których będziemy rozmawiać.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Nincs igazán sok jó szó a fogalmakra amikről beszélni fogunk.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.No hay muchas palabras útiles para los conceptos que vamos a describir.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Non ci sono tante parole adatte per i concetti dei quali parleremo oggi.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Nu există prea multe cuvinte potrivite pentru conceptele despre care vom vorbi.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Tidak banyak kata yang tepat untuk menunjukkan konsep yang akan saya kemukakan.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Δεν υπάρχουν πολλές σωστές λέξεις για τις έννοιες για τις οποίες θα μιλήσουμε.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.Не съществуват много подходящи думи за концепциите, които ще обсъждаме тук.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.У нас очень мало подходящих слов, чтобы выразить понятия, о которых сейчас пойдёт речь.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.אין הרבה מילים טובות עבור המושגים עליהם נדבר.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.لا يوجد كثير من الكلمات الجيدة للأفكار التي سنتكلم عنها.
Bahsedeceğimiz kavramları anlatmak için yeterince doğru kelime bulunmuyor.良い言葉があまりないのです 安全を
Bana anlatmak zorundasın.Debes decírmelo. ¡Por favor!
Bana anlatmak zorundasın.Ты должна мне рассказать.
Basitçe anlatmak gerekirse, dağların zirvesinden çıkan bir güç bu, toprağa girer ve onu zenginleştirir.Det är en kraft som strålar från bergstopparna- -och tränger ner i marken och berikar den.
Basitçe anlatmak gerekirse, dağların zirvesinden çıkan bir güç bu, toprağa girer ve onu zenginleştirir.Det er en kraft, der stråler fra bjergtoppene - - og trænger ned i jorden og beriger den.
Basitçe anlatmak gerekirse, dağların zirvesinden çıkan bir güç bu, toprağa girer ve onu zenginleştirir.De uma forma mais simples, é um poder que nasce do topo das montanhas, depois entra no solo e enriquece-o.
Basitçe anlatmak gerekirse, dağların zirvesinden çıkan bir güç bu, toprağa girer ve onu zenginleştirir.En otras palabras, es un poder que emana de las cimas de las montañas, luego penetra la tierra y la enriquece.
Basitçe anlatmak gerekirse, dağların zirvesinden çıkan bir güç bu, toprağa girer ve onu zenginleştirir.Mówiąc po prostu, jest to moc płynąca z wierzchołków gór, która wnika w głąb ziemi i wzbogaca ją.
Basitçe anlatmak gerekirse, dağların zirvesinden çıkan bir güç bu, toprağa girer ve onu zenginleştirir.Per semplificare, è un potere che scaturisce dalle cime dei monti, che entra nel terreno e lo arricchisce.
Basitçe anlatmak gerekirse, dağların zirvesinden çıkan bir güç bu, toprağa girer ve onu zenginleştirir.Se on voima, jota pulppuaa vuorenhuipuista- -ja joka ravitsee maata.
Basitçe anlatmak gerekirse, dağların zirvesinden çıkan bir güç bu, toprağa girer ve onu zenginleştirir.Για να το πω απλά, είναι η δύναμη που βγαίνει από τα βουνά, εισχωρεί στο έδαφος και το εμπλουτίζει.
Basitçe anlatmak gerekirse, dağların zirvesinden çıkan bir güç bu, toprağa girer ve onu zenginleştirir.Попросту говоря, это сила, которая изливается из горных вершин, а потом проникает в почву и обогащает её.
Başka çocuklar için devrimler ve i mıknatıs anlatmak ve biliyorsun olsun Eğer yapan konum aferin또 다른 어린이를위한 회전 및 당신에게 자석을 설명하고 당신이 알고 얻을 당신에 종사하는 잘 했어요
Başka çocuklar için devrimler ve i mıknatıs anlatmak ve biliyorsun olsun Eğer yapan konum aferinעוד לילדים ולמהפכות אני אומר לך מגנט ולקבל אתה יודע אתה עוסק ב כל כבוד
Başka çocuklar için devrimler ve i mıknatıs anlatmak ve biliyorsun olsun Eğer yapan konum aferinآخر الثورات للأطفال و أنا أقول لك والحصول على المغناطيس تعلمون انت تشارك في أحسنت
Başka çocuklar için devrimler ve i mıknatıs anlatmak ve biliyorsun olsun Eğer yapan konum aferin私はあなたに磁石を伝え、あなたが知っている得る あなたが従事している よくやった あなたが同性愛者である独身時代だという意味 もうすぐ終わり
Başlangıçta anlatmak istediğim öykü, bu hayvanların kur yapma, çiftleşme ve yavru doğurmak içinBây giờ câu chuyện tôi muốn kể, đầu tiên,
Başlangıçta anlatmak istediğim öykü, bu hayvanların kur yapma, çiftleşme ve yavru doğurmak için처음 제가 하고 싶었던 이야기는 일 년중 단 몇 주를 관찰하는 것에만 초점을 두고 있었습니다.
Başlangıçta anlatmak istediğim öykü, bu hayvanların kur yapma, çiftleşme ve yavru doğurmak içinהכתבה אשר רציתי לעשות, בהתחלה, הייתה רק התמקדות קטנה על מספר השבועות בכל שנה
Başlangıçta anlatmak istediğim öykü, bu hayvanların kur yapma, çiftleşme ve yavru doğurmak içinأريد ان اقدم القصة في البداية مجرد التركيز الصغيرة للنظر في الأسابيع القليلة من كل عام
Başlangıçta anlatmak istediğim öykü, bu hayvanların kur yapma, çiftleşme ve yavru doğurmak içinアザラシが毎年数週間、カナダ北極圏から セントローレンス湾に渡り、求愛して交尾し
Başlangıçta her gösteriden sonra kadınlar kendi hikayelerini anlatmak için kapıda sıra oluyorlardı.그리고 첫 공연부터 연극이 끝날 때마다 여성분들이 그야말로 줄을 섰어요. 자신들의 얘기를 들려주려고요.
Başlangıçta her gösteriden sonra kadınlar kendi hikayelerini anlatmak için kapıda sıra oluyorlardı.las mujeres literalmente hacían fila despues del show porque querían contarme sus historias.
Başlangıçta her gösteriden sonra kadınlar kendi hikayelerini anlatmak için kapıda sıra oluyorlardı.les femmes faisaient la queue après le spectacle parce qu'elles voulaient me raconter leur histoire.
Başlangıçta her gösteriden sonra kadınlar kendi hikayelerini anlatmak için kapıda sıra oluyorlardı.בכל אחת מההופעות הראשונות שלי - בסיום ההצגה נשים ממש עמדו בתור כדי לספר לי את הסיפורים שלהן.
Başlangıçta her gösteriden sonra kadınlar kendi hikayelerini anlatmak için kapıda sıra oluyorlardı.و في كل مرة اقوم بالعرض في البداية تصطف النسوة بعد العرض لانهن يردن ان يخبرنني عن حكاياتهم
Başlangıçta her gösteriden sonra kadınlar kendi hikayelerini anlatmak için kapıda sıra oluyorlardı.私に伝えたいことがあると 女性が列を作りました 彼らの素晴らしい性生活や
Bayanlar baylar, haydi toplanın. Size bir hikaye anlatmak istiyorum.Dámy a pánové, shromážděte se kolem, rád bych vám vyprávěl příběh.
Bayanlar baylar, haydi toplanın. Size bir hikaye anlatmak istiyorum.Mine damer og herrer, kom nærmere, jeg ville elske at dele med jer en historie.
Belki görüntü, çizim ve kelimeleri hikayeye birleştirip mimari hakkında hikayeler anlatmak mümkün olabilir.Có thể là gộp các hình ảnh và bản vẽ và từ ngữ với nhau để thật sự kể lên những câu chuyện về kiến trúc.
Belki görüntü, çizim ve kelimeleri hikayeye birleştirip mimari hakkında hikayeler anlatmak mümkün olabilir.Esetleg képek, rajzok és szavak kombinációjával adhatnánk elő építészeti történeteket.
Belki görüntü, çizim ve kelimeleri hikayeye birleştirip mimari hakkında hikayeler anlatmak mümkün olabilir.영상이나 그림들, 그리고 글자를 조합해 건축이야기를 실제로 만들 수 있을 것 같았습니다.
Belki görüntü, çizim ve kelimeleri hikayeye birleştirip mimari hakkında hikayeler anlatmak mümkün olabilir.Magari combinando immagini con disegni e parole per cercare di raccontare storie di architettura.
Belki görüntü, çizim ve kelimeleri hikayeye birleştirip mimari hakkında hikayeler anlatmak mümkün olabilir.Można połączyć zdjęcia, obrazy i słowa żeby opowiadać historie o architekturze.