Ben de kısaca size genomu anlatmayı düşündüm.Tôi nghĩ nên dành 1 chút thời gian để định nghĩa về hệ gen.
Ben de kısaca size genomu anlatmayı düşündüm.Σκέφτηκα ν' αφιερώσουμε ένα λεπτό για να σας πω τι είναι ένα γονιδίωμα.
Ben de kısaca size genomu anlatmayı düşündüm.Мислих се да отделя момент, за да ви обясня какво е геном.
Ben de kısaca size genomu anlatmayı düşündüm.Я хотел бы воспользоваться моментом и рассказать вам что же представляет из себя геном.
Ben de kısaca size genomu anlatmayı düşündüm.חשבתי לקחת דקה לספר לכם מהו הגנום.
Ben de kısaca size genomu anlatmayı düşündüm.لقد خطر لي ان اقتطع لحظات لأخبركم ماهو الجينوم بالضبط
Ben de kısaca size genomu anlatmayı düşündüm.それは人に こう聞くようなものです
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.Cerco sempre di trovare il modo migliore per raccontare ogni storia.
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.Estou sempre a tentar encontrar a melhor forma de contar cada história.
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.Ich versuche immer, den richtigen Weg zu finden um jede Geschichte zu erzählen.
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.Ik zoek altijd naar de beste manier om elk verhaal te vertellen.
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.Jag försöker hela tiden hitta det bästa sättet att berätta varje historia.
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.Já se vždy snažím najít tu nejlepší cestu jak vyprávět příběh.
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.Jeg forsøger altid at finde den bedste måde at fortælle en historie på.
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.J'essaie toujours de trouver le meilleur moyen de raconter chaque histoire.
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.전 항상 각각의 이야기를 전할 수 있는 최선의 방법을 생각하곤 해요
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.Mereu caut cea mai bună cale de-a spune fiecare poveste.
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.Mindig megpróbálom megtalálni a legjobb módját egy-egy történet elbeszélésére.
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.Ngược lại tôi luôn cố gắng tìm kiếm cách tốt nhất ̣để kể từng câu chuyện
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.Saya selalu berusaha menceritakan cara terbaik di setiap cerita
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.Siempre estoy tratando de encontrar la mejor forma de contar cada historia.
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.Vedno poskušam najti najboljši način, da povem zgodbo.
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.Vždy sa snažím nájsť najlepší spôsob, ako príbeh vyrozprávať .
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.Zawsze szukam najlepszego sposobu, by opowiedzieć daną historię.
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.Πάντα προσπαθώ να βρω τον καλύτερο τρόπο να πω μια ιστορία.
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.Винаги се стремя да намеря най-добрия начин да разкажа всяка история.
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.Я всегда в поиске наилучшего способа рассказать каждую историю.
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.Я завжди намагаюся знайти найліпший спосіб розповісти, кожну історію.
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.אני לא חושבת ששירה מדוברת
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.ولكني أحاول دائما إيجاد افضل طريقة لكي أروي كل قصة تصادفني
Ben her zaman bir öyküyü en iyi şekilde anlatmaya çalışıyorum.ミュージカルを書くことも 短編映画を作ることもあります
Beni burada Kipling türü hikaye anlatmaya lütfedin......
Beni burada Kipling türü hikaye anlatmaya lütfedin.Daţi-mi voie să vă spun o scurtă poveste în stilul lui Kipling.
Beni burada Kipling türü hikaye anlatmaya lütfedin.여기서 조금 유치한 이야기를 하는것을 용서해 주세요
Beni burada Kipling türü hikaye anlatmaya lütfedin.Здесь нужен рассказ в стиле Киплинга.
Beni burada Kipling türü hikaye anlatmaya lütfedin.תרשו לי קצת סיפור- סיפורים בסגנון קיפלינג לרגע.
Beni burada Kipling türü hikaye anlatmaya lütfedin.もちろん進化は行きあたりばったりですが
Benim bunu yorumlama şeklim büyük olasılıkla en önemli hikaye anlatma kuralı:De manier waarop ik dat graag interpreteer, is waarschijnlijk het beste verhaalgebod:
Benim bunu yorumlama şeklim büyük olasılıkla en önemli hikaye anlatma kuralı:E a maneira como gosto de interpretar isso é provavelmente o maior mandamento de uma história, que é:
Benim bunu yorumlama şeklim büyük olasılıkla en önemli hikaye anlatma kuralı:제가 그것을 해석하고자 하는 방법은, 아마도 가장 위대한 이야기 계명이라는 것일텐데,
Benim bunu yorumlama şeklim büyük olasılıkla en önemli hikaye anlatma kuralı:Lubię to interpretować w ten sposób, pewnie jest to najważniejsze przykazanie opowiadań, a mianowicie:
Benim bunu yorumlama şeklim büyük olasılıkla en önemli hikaye anlatma kuralı:Sättet jag vill tolka det är att det troligen viktigaste budordet i historieberättande
Benim bunu yorumlama şeklim büyük olasılıkla en önemli hikaye anlatma kuralı:Ο τρόπος που μου αρέσει να το ερμηνεύω αυτό είναι πιθανόν και η μεγαλύτερη προσταγή στην αφήγηση:
Benim bunu yorumlama şeklim büyük olasılıkla en önemli hikaye anlatma kuralı:И начинът, по който аз разбирам това е може би най-висшата заповед в разказването на истории, а тя е:
Benim bunu yorumlama şeklim büyük olasılıkla en önemli hikaye anlatma kuralı:Интерпретируя эту цитату по-своему, я получаю главную заповедь повествования —
Benim bunu yorumlama şeklim büyük olasılıkla en önemli hikaye anlatma kuralı:ובעיני, זה אומר שכנראה הדיבר החשוב ביותר של אמנות הסיפור,
Benim bunu yorumlama şeklim büyük olasılıkla en önemli hikaye anlatma kuralı:والطريقة التي أود بها أن أفسر بها ذلك هو أنه ربما أعظم وصية للقصة
Benim bunu yorumlama şeklim büyük olasılıkla en önemli hikaye anlatma kuralı:素晴らしい物語というものは こんな鉄則を守っているものです 「関心を持たせよ」
Benim bu siteye katkım da bu olacak. Ama size bir öykü anlatmak isterim.És ez az amit én most hozzáteszek, de ezt illusztrálandó, szeretnék elmesélni Önöknek egy történetet.
Benim de bugün anlatmak istediğim konu bu.A to je to, o čem chci dnes mluvit.
Benim de bugün anlatmak istediğim konu bu.Daarover wil ik het vandaag hebben.
Benim de bugün anlatmak istediğim konu bu.E é disso que quero falar hoje.
Benim de bugün anlatmak istediğim konu bu.Et c'est ce dont je souhaite parler aujourd'hui.
Benim de bugün anlatmak istediğim konu bu.Ez az, amiről ma beszélni szeretnék.
Benim de bugün anlatmak istediğim konu bu.그리고 오늘 제가 논하려는 주제는
Benim de bugün anlatmak istediğim konu bu.Oggi vorrei parlare anch'io di questo argomento.
Benim de bugün anlatmak istediğim konu bu.O tym właśnie chcę dzisiaj mówić.
Benim de bugün anlatmak istediğim konu bu.Şi despre asta vreau să vă vorbesc astăzi.
Benim de bugün anlatmak istediğim konu bu.Und darüber möchte ich heute reden.
Benim de bugün anlatmak istediğim konu bu.Và đó là vấn đề tôi muốn nói hôm nay.