Benim de bugün anlatmak istediğim konu bu.Y de eso es de lo que les quiero hablar hoy.
Benim de bugün anlatmak istediğim konu bu.Κι είναι αυτό για το οποίο θέλω να σας μιλήσω σήμερα.
Benim de bugün anlatmak istediğim konu bu.За това искам да говоря днес.
Benim de bugün anlatmak istediğim konu bu.И именно об этом я хочу поговорить сегодня.
Benim de bugün anlatmak istediğim konu bu.ועל זה אני רוצה לדבר היום.
Benim de bugün anlatmak istediğim konu bu.وهذا ما أريد أن أتحدث عنه اليوم.
Benim de bugün anlatmak istediğim konu bu.「小さなもの」を集めて 「大きなもの」の創造を促し手助けすること
--benim durumumda filmlere-- anlatmaya devam edebilirim.그리고 어떻게 이런 것들이 특별한 규칙으로 나타나는지 말이에요.
--benim durumumda filmlere-- anlatmaya devam edebilirim.וכיצד הם מתורגמים לדיסציפלינה המסויימת הזאת בה אני נמצא, הסרט.
--benim durumumda filmlere-- anlatmaya devam edebilirim.وكيف يمكن ترجمتها من خلال تخصص معين، كالذي امتهنه، وهو صناعة الفيلم.
--benim durumumda filmlere-- anlatmaya devam edebilirim.落とし込んでいくことです でも結局 物語とは矛盾です
Benim esas olarak anlatmak istediğim şey beyin gibi çalışan bir bilgisayar yapma hayalim.Ce que je veux partager, c'est mon rêve qui est de construire un ordinateur qui fonctionne comme le cerveau.
Benim esas olarak anlatmak istediğim şey beyin gibi çalışan bir bilgisayar yapma hayalim.Chcę opowiedzieć, najprościej mówiąc, o moim marzeniu, którym jest zbudowanie komputera pracującego jak mózg.
Benim esas olarak anlatmak istediğim şey beyin gibi çalışan bir bilgisayar yapma hayalim.Điều tôi muốn nói một cách cơ bản nhất về giấc mơ của tôi đó là chế tạo một máy tính làm việc giống như bộ não
Benim esas olarak anlatmak istediğim şey beyin gibi çalışan bir bilgisayar yapma hayalim.Ik wil het nu hebben over mijn droom: een computer bouwen die werkt als de hersenen.
Benim esas olarak anlatmak istediğim şey beyin gibi çalışan bir bilgisayar yapma hayalim.이제, 근복적으로 저는 저의 꿈의 관해 말하고자 합니다, 뇌와 같이 작동하는 컴퓨터를 만드는 것이지요.
Benim esas olarak anlatmak istediğim şey beyin gibi çalışan bir bilgisayar yapma hayalim.Vorrei parlarvi del mio sogno di costruire un computer che funziona come il cervello.
Benim esas olarak anlatmak istediğim şey beyin gibi çalışan bir bilgisayar yapma hayalim.Главное, о чем я хотел рассказать, это моя мечта создать компьютер, который работает по принципу мозга.
Benim esas olarak anlatmak istediğim şey beyin gibi çalışan bir bilgisayar yapma hayalim.Головне, про що я хочу розповісти, це моя мрія створити комп'ютер, який працює як мозок.
Benim esas olarak anlatmak istediğim şey beyin gibi çalışan bir bilgisayar yapma hayalim.Това, за което искам да говоря, е моята мечта, която е да изградя компютър, който работи като мозъка.
Benim esas olarak anlatmak istediğim şey beyin gibi çalışan bir bilgisayar yapma hayalim.מה שאני רוצה בעצם לדבר עליו הוא החלום שלי, שהוא לבנות מחשב שעובד כמו המוח.
Benim esas olarak anlatmak istediğim şey beyin gibi çalışan bir bilgisayar yapma hayalim.ما أريد أن أتحدث عنه بالأساس هو حلمي ، المتمثل في بناء جهاز كمبيوتر يعمل مثل الدماغ.
Benim esas olarak anlatmak istediğim şey beyin gibi çalışan bir bilgisayar yapma hayalim.私の夢です。 このことにここ数年取り組んでいます。
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.À mon avis, une façon de transcender ces ghettos culturels passe par l'art du conte.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.După părerea mea, un mod de a depăşi aceste ghetouri culturale este reprezentat de arta povestirii.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.Enligt min åsikt, går det att överbrygga dessa kulturella ghetton genom historieberättandets konst.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.En mi opinión, una manera de trascender estos guetos culturales es a través del arte de contar cuentos.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.제 생각에, 이같은 문화적인 '구역화(ghettos)'를 넘어서는 한 가지 방법은 이야기를 나누는 겁니다.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.Jedním ze způsobů, jak překonat tato kulturní ghetta, je vypravěčské umění.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.Meiner Meinung nach ist ein Weg, diese kulturellen Ghettos zu überwinden, die Kunst des Geschichtenerzählens.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.Menurut saya, salah satu cara untuk membebaskan diri dari sangkar budaya ini adalah melalui seni bercerita.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.Na minha opinião, uma maneira de ultrapassar estes guetos culturais é através da arte de contar histórias.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.Secondo me, un modo di trascendere questi ghetti culturali è attraverso l'arte del raccontare storie.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.Theo tôi, có một cách để xuyên qua những khu ổ chuột văn hóa đó đó là nghệ thuật kể chuyện.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.Véleményem szerint, a kulturális gettókból a történet mesélés erejével lehet kitörni (ez az egyik lehetőség).
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.Volgens mij is één manier om deze culturele getto's te overstijgen de kunst van het vertellen.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.Моето мнение е, че един начин да надминем тези културни гета е чрез изкуството да разказваме истории.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.На мою думку, мистецтво оповіді є одним із шляхів виходу з цих культурних ґетто.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.По моему мнению, переступить пределы этих культурных гетто можно через искусство рассказывать истории.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.לדעתי, דרך אחת להתעלות מעל הגטאות התרבותיים האלה היא דרך אמנות הסיפור.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.من وجهة نظري, احدى طرق تخطي هذه المعازل الثقافية قد يتحقق من خلال فن الرواية.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.物語がもつ力で 乗り越えられると思います 境界線を取り壊すことはできなくても
Benim genelde yapıklarımı, bu konudaki düşüncelerimi kısaca sizlere anlatmaya çalışacağım.Ich möchte Euch nur kurz meinen Ansatz vorstellen. Meine Gedanken und Methoden.
Benim genelde yapıklarımı, bu konudaki düşüncelerimi kısaca sizlere anlatmaya çalışacağım.Je vais en quelque sorte vous exposer ma façon de faire, mon processus mental concernant cela.
Benim genelde yapıklarımı, bu konudaki düşüncelerimi kısaca sizlere anlatmaya çalışacağım.이제 제가 게임을 디자인할 때 흔히 쓰는 방법을 알려드리지요 저의 사고 과정이라고 할 수도 있겠네요
Benim genelde yapıklarımı, bu konudaki düşüncelerimi kısaca sizlere anlatmaya çalışacağım.Mi limiterò soltanto a spiegare la maniera in cui io faccio game design, e i processi cognitivi che utilizzo.
Benim genelde yapıklarımı, bu konudaki düşüncelerimi kısaca sizlere anlatmaya çalışacağım.Pokażę Wam ja ja się do tego zazwyczaj zabieram, i jak wygląda mój proces.
Benim genelde yapıklarımı, bu konudaki düşüncelerimi kısaca sizlere anlatmaya çalışacağım.Я лишь ознакомлю вас с теми, Которые сам использую
Benim genelde yapıklarımı, bu konudaki düşüncelerimi kısaca sizlere anlatmaya çalışacağım.それが皆さんの刺激になれば幸いです。 基本的に、私がゲームを設計する時には、 私が今まで読んできた本から 多くの「ひらめき」を得ています。
Benim için hikâye anlatmanın farklı bir yoluydu, kelimeler ve resimler aracılığıyla. 6. sınıftayken,Cuando estaba en sexto grado,
Benim için hikâye anlatmanın farklı bir yoluydu, kelimeler ve resimler aracılığıyla.Dla mnie był to kolejny sposób opowiadania historii za pomocą słów i obrazów.
Benim için hikâye anlatmanın farklı bir yoluydu, kelimeler ve resimler aracılığıyla.Era outra maneira de contar histórias através de palavras e desenhos.
Benim için hikâye anlatmanın farklı bir yoluydu, kelimeler ve resimler aracılığıyla.이것은 단어와 그림을 통해 이야기하는 또 다른 방법입니다.
Benim için hikâye anlatmanın farklı bir yoluydu, kelimeler ve resimler aracılığıyla.Nog een manier voor mij om verhalen te vertellen, met woorden en plaatjes.
Benim için hikâye anlatmanın farklı bir yoluydu, kelimeler ve resimler aracılığıyla.וזו היתה עבורי דרך נוספת לספר סיפורים, בעזרת מלים ובעזרת ציורים.
Benim için hikâye anlatmanın farklı bir yoluydu, kelimeler ve resimler aracılığıyla.و تلك كانت طريقة أخرى لي حتى أحكي القصص، خلال الكلمات والصور.
Benim için hikâye anlatmanın farklı bir yoluydu, kelimeler ve resimler aracılığıyla.文と絵を使って違った形で 話を伝えるものです 6年生になると
Benim sana anlatmak istediğim hazineler farklı bir kuralı var.Die Schätze von denen ich spreche, folgen einem anderen Gesetz.
Benim sana anlatmak istediğim hazineler farklı bir kuralı var.الكنوز التي اتكلم عنها لكم، تتبع قانوناً اخر:
Ben kimim sana anlatmak için nasıl bilmiyorum:Aku tidak tahu bagaimana mengatakan kepadamu siapa saya: