Ana içeriğe geç
Sözlük

anlatma ile cümle

anlatma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama önce, size neden önemli olduklarını anlatmalıyım.Але спочатку я маю пояснити, чому вони важливі.
Ama önce, size neden önemli olduklarını anlatmalıyım.Но първо трябва да обясня защо са важни те.
Ama önce, size neden önemli olduklarını anlatmalıyım.Но сначала я должен объяснить, почему они важны.
Ama önce, size neden önemli olduklarını anlatmalıyım.אבל תחילה, עליי להסביר מדוע הם כה חשובים.
Ama önce, size neden önemli olduklarını anlatmalıyım.و لكن أولاً, يجب أن أُوضح سبب أهميته.
Ama önce, size neden önemli olduklarını anlatmalıyım.ワクチンの力は たとえるなら
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Aber ich meine, ist es ein wichtiges Thema, um das wir uns kümmern müssen.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Ale chcem vám povedať, že podľa mňa sa jedná o dôležitú tému, ktorá si zaslúži našu pozornosť.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Ale chcę was przekonać, że mimo to, jest bardzo ważny i warto się nim zająć.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Ale chci vám ukázat, že je to důležité téma, o které bychom se měli zajímat.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Dar vreau să vă spun că este un subiect important de care trebuie să ne pese.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.De én úgy hiszem ez egy fontos téma, amivel foglalkoznunk kell.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.우리가 신경쓸 필요가 있는 중요한 문제라 생각하기에 여러분께 말씀드리고자 합니다.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Maar ik wil het er toch over hebben omdat het zo'n belangrijk onderwerp is.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Mais je veux vous dire, j'estime que c'est un sujet important dont nous avons besoin de nous préoccuper.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Mas eu quero dizer-vos, que penso ser um tema importante que nos precisamos de preocupar.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Ma voglio dire, credo che sia un argomento importante di cui dovremmo preoccuparci.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Men jag vill säga er, att jag tycker det är ett mycket viktigt ämne som vi måste bry oss om.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Men jeg vil gerne fortælle jer, at jeg mener det er et vigtigt emne som vi skal bekymre os om.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Namun saya ingin mengatakan, saya pikir ini adalah topik yang penting yang perlu kita pedulikan.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Nhưng tôi muốn nói với bạn rằng, tôi nghĩ đây là chủ đề quan trọng mà chúng ta cần phải quan tâm đến
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Pero quiero decirles que creo que es un tema importante del que tenemos que ocuparnos.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Αλλά θέλω να σας πω ότι πιστεύω ότι είναι ένα σημαντικό θέμα που χρειάζεται το ενδιαφέρον μας.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Але хочу сказати вам, що я вважаю її важливою темою, яка мусить хвилювати нас усіх.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Но искам да ви кажа, че мисля, че това е важна тема, от която трябва да се интересуваме.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.Но я считаю, что это важная тема, которая должна нас волновать.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.אבל אני רוצה לספר לכם, אני חושב שזה נושא חשוב שאנחנו צריכים לדאוג לגביו.
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.لكن أريد أن أقول لكن، أعتقد أنه موضوع مهم ويحتاج منا لعناية به
Ama size anlatmak istiyorum, bence bu ilgilenmemiz gereken önemli bir konu.私たちが関心を持つべき課題だということです 州予算は
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Aber ich will Ihnen eine Geschichte erzählen, um das zu illustrieren.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Ampak rada bi vam povedala zgodbo -- za ilustracijo.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Dar vreau să vă spun o poveste despre asta - pentru a ilustra.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.사랑의 생물학에 대해 말했던 것을 보여주는
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Les quiero contar una historia para ilustrarlo.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Maar ik wil jullie een verhaal vertellen over -- om te illustreren.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Mais je voudrais vous raconter une histoire, en guise d'exemple.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Mas quero contar-vos uma história... para ilustrar.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Ma voglio parlarvi di una storia che illustra la biologia dell'amore.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Men jag vill berätta en berättelse -- för att illustrera.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Nhưng tôi muốn kể cho bạn một câu chuyện để minh họa.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.No chcela by som vám povedať príbeh -- na ilustráciu.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Opowiem historię - ilustrację.
Ama size bir öykü anlatmak isterim. Sürekli aşkın biyolojisini anlattım.Ale chtěla bych vám povědět příhodu, abych ukázala, abych tu předvedla biologii lásky.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Αλλά θέλω να σας πω μια ιστορία για κάτι - να διευκρινίσω.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Але я хочу для прикладу розповісти вам історію.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Но искам да ви разкажа една история - за нагледен пример.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Но я хочу рассказать вам одну показательную историю.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.אבל אני רוצה לספר לכם על - להדגים.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.لكني أرغب في إخباركم بقصة حول -- للتوضيح.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.今日は愛の生物学についての話をしてきました
Ama size bir öykü anlatmak isterim.但我想同你講一個故事 - 去描述
Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelimAle náš ovocný příklad. Řekněme, že mám citróny.
Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelim Limonum var diyelim레몬이 있다고 합시다 여기에 레몬이 있다고 합니다
Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelimMaar onze vruchten voorbeeld.
Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelimNáš príklad s ovocím.
Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelimYah, saya tidak akan pergi terlalu jauh ke dalamnya Tapi contohkan pada buah.
Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelimНека не задълбавам. Та нашия плодов пример.
Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelimولا اريد ان اتمادى في هذا ولنأخد مثالا على الفاكهة
Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelim果物の例を出すね。 ここに、レモンがあります。
Ancak ayın sonunda yazdığım 30 şiire baktığımda aslında hepsinin aynı şeyi anlatmaya çalıştığını gördüm.하지만 끝이 날 무렵 제가 썼던 30개의 시는 결국 다 같은 이야기라는 걸 깨달았어요.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod