Ana içeriğe geç
Sözlük

anlatma ile cümle

anlatma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Drama Bölümleri" sırasında oyun, hikâyeyi anlatmak için metinlere başvurmaktadır.During "Drama Parts" the game proceeds as a text adventure to tell the story.
Türk efsaneleri, halkın kurtların soyundan geldiğini anlatmaktadır.The Turkic legends say the people were descendants of wolves.
Hikayesini anlatmak için okullara birkaç ziyaret yaptı.He made several visits to schools to tell his story.
Paneller ve bilgilendirme broşürleri arazi, insanlar ve kültür hakkındaki hikayeleri anlatmaktadır.Panels and info-brochures tell the stories about the land, the people and the culture.
Bu hikaye anlatma sürecinde araştırmacı, kafa karıştırıcı bir deneyime anlam vermeye çalışır.In this storytelling process, the researcher seeks to make meaning of a disorienting experience.
Virginia çok şaşırır ama bunu hakime anlatmayacağını söyler.Virginia is visibly shocked, yet she states she will not reveal this to the judge.
Videolar FBI ajanı David Smith'in hikayesini anlatmaktadırlar.They tell the story of David Smith, an FBI agent.
Doğrudan sinema teknikleri, kadınları kendi hikayelerini anlatmaya bıraktı.Their direct cinema technique left the women to tell their own stories.
Robert Sapolsky , Why Zebras Don't Get Ulcers adlı kitabında fenoptozu anlatmaktadır, 3.Robert Sapolsky discusses phenoptosis in his book Why Zebras Don't Get Ulcers, 3rd Ed., p. 245-247.
Styron'un Holokost ile ilgili kişisel görüşlerini anlatma şekli tartışmalıydı.It was controversial for the way in which it framed Styron's personal views regarding the Holocaust.
Adı, onun trajedisini anlatmaktadır.His name appeared to mark him for tragedy.
Ama konu, Aeneas'ın nasıl soyunu anlatmamı gerektiriyor: Bunu da kısaca yapacağım.But the subject requires that I relate also how Aeneas was descended: this, too, I shall do briefly.
Hatta içinde anlatmak istediğim bazı hikayeleri bile biliyorum.And I even know some of the stories that I want to tell in it.
Google Kitaplar, Here Be Dragons: İnsanların, Tutku ve Gücün Hikayelerini Anlatmak Peter C. NewmanGoogle Books, Here Be Dragons: Telling Tales Of People, Passion and Power By Peter C. Newman
Şarkı, Gary ve Walter karakterlerinin gerçek kişiliklerini sorgulamalarını anlatmaktadır.The song is a piece that reflects Gary and Walter questioning what their true identities are.
Animasyon filmi The Boy and the King, hendekte yakılan insanların hikâyesini anlatmaktadır.The animated film, The Boy and the King, is a movie about people of the ditch.
Coyle, evcil köpeklerinin ardıllarına "Sappho" adının verildiğini anlatmaktadır. [1]Coyle recounts that a "succession of their pet dogs were named 'Sappho'."[1]
Roman, 1940'ların Londra'sında bir adam ve üç kadının hikayelerini anlatmaktadır.The novel tells the stories of a man and three women in 1940s London.
Zaferi anlatmak için Mısır ve Şam'a mesajlar gönderildi ve padişah Şam'a gitti.Messages were sent to Egypt and Damascus to tell of the victory, and the Sultan went to Damascus.
Tez, simya sürecini Hıristiyan mitolojisi açısından anlatmaktadır.The treatise describes the alchemical process in terms of Christian mythology.
Hikayeyi anlatmak için yaşayan maymun.The ape that lived to tell the tale.
Hayallerimi sana anlatmak istemiyorum.Ich möchte dir meine Träume nicht erzählen.
Bana her şeyi en başından anlatmadıkça sana güvenmeyeceğim.Solange du mir nicht alles ganz von Anfang an erzählst, vertraue ich dir nicht.
Aslında anlatmaya çalıştığım şey sadece buydu.Eigentlich war es nur das, was ich dir mitzuteilen versuchte.
Kaza hakkındaki gerçeği anlatmanı istiyorum.Ich möchte, dass du mir die Wahrheit über den Unfall erzählst.
Gelin bugün, yarın anlatmak istediğimiz masalları yazalım.Kommt, lasst uns heute die Geschichten schreiben, die wir morgen erzählen wollen.
Sana onların kimini anlattık, kimini de anlatmadık."Daraufhin sprach ich für dich: Und wir haben ihn (d. h. Mohammed) nicht die Dichtkunst gelehrt.
Bir ermişin doğuşunu anlatmağa çalıştım.Versuch einer Geschichte der Geburtshülfe.
Kıskanç erkek arkadaşına durumu anlatmak imkânsızdır.Damit wäre eine Eifersuchtstat ihres Mannes denkbar.
Resimleri Berlin'deki işçi sınıfının anlatmaktaydı.Die soziale Lage der arbeitenden Klassen in Berlin.
Dark Side Of The Moon, modern yaşamın normal insanlar üzerindeki etkilerini anlatmaktadır.Dark Side of the Moon handelt davon, wie normale Menschen in den Wahnsinn getrieben werden können.
Bu tür ifadeler ölülerin yaşadığını anlatmazlar.Winter erwähnt diese Toten nicht.
Terapist danışana bu düşüncelerin rahatsızlıklarının nedeni olduğunu anlatmaya çalışır.Eine Therapeutin fordert sie auf, sich über die Ursachen ihrer Verletzung Gedanken zu machen.
Film, Amerikalı amatör soprano Florence Foster Jenkins'in hayatını anlatmaktadır.Der Film basiert auf der wahren Lebensgeschichte von Florence Foster Jenkins.
Şarkı kahramanın barış çağrısına küfrederek cevap veren düşmanlarını anlatmaktadır.Das Lied The Messenger rufe Erinnerungen an Queensrÿche wach.
Üzerinde konuşulsun veya konuşulmasın, var olan nedenleri anlatmalıdır" savından yola çıkar.Sie lauten nicht sprechet dies oder erwäget, verkündet, preiset, was geschehen ist, sondert tuet dies!
İngiliz yazar Michael Frayn'ın 1998 sahnelenen Kopenhag adlı oyunu bu görüşmeyi anlatmaktadır.Das Theaterstück Kopenhagen von Michael Frayn hat dieses Treffen zum Inhalt.
Doğruluk ve kesinlik arasındaki farkı anlatmak için bir hedef benzetmesi yapılabilir.Bei der Zusicherung muss deutlich zwischen Wirksamkeit und Rechtmäßigkeit unterschieden werden.
Ben de rüyamı anlatmaya gidiyorum.Damit soll es außerdem möglich sein, Träume aufzuzeichnen.
Şarkıda üflemeli çalgılar hocasının kızına olan aşkını anlatmaktadır.Im Lied singt Scherzinger über ihren Liebhaber.
Kendilerine geçmişini anlatmasını isterler.Es geht ihm um deren Deutung.
Bu kitap, bu süreci anlatmakta.""Er bringt dieses Buch."
Bu endişesini anlatmak için Hitler'in karargahına gitti.Er wurde während dieses Telefongesprächs von Hitler zum Oberst befördert.
Hocasından o olayı anlatmasını ister.Darauf erzählt ihm der Schneider von dem Geschehen.
Bunun üzerine kaptan farklı bir hikaye anlatmaya başlar.Und der habe die Geschichte etwas anders erzählt.
Anlatmadım mı?Nichts sagen?
Onun yeteneklerini taraftarlarımıza anlatmamıza gerek yok.Seinen erwirtschafteten Gewinn muss er nicht mit Partnern teilen.
Olanları yetkililere anlatmaya çalışırlar.Der Vorfall wurde den Behörden gemeldet.
Yazmakla anlatmak çok zor.Leicht zu verfassen!
Anlatmak istediğim çok şey vardı.Was ich unbedingt noch erzählen musste.
Fakat ne olduğunu da anlatmaz.Doch um was es sich handelt, können sie nicht sagen.
Eski bir halk şarkısı olan parça New Orleans'ta bulunan bir hapishaneyi anlatmaktaydı.Besonders populär war der Song Es steht ein Haus in New Orleans.
Buradaki geliş, İsa'nın Atanmış Kral olarak Armageddon savaşı için harekete geçeceğini anlatmaktadır.Jesus liebt Dich vermittelt, was es bedeutet, ein evangelikaler Missionar zu sein.
Hikâyelerin çoğunda İstanbul yaşamındaki insanları ve kendisini anlatmaktadır.Vor allem aber leben die Ulmer Geschichte und seine Sagen in ihnen weiter.
Kendi yazdığı otobiyografisi Boy, Roald Dahl'ın çocukluğunu anlatmaktadır.Kathleen Kelly liest in ihrer Vorlesestunde aus der Autobiographie Boy von Roald Dahl.
Pope hadiseyi eşine anlatmak ister fakat ona Will hakkında hiçbir şey söylemez.Nein, kommentiert Devi ihre Aktionen, sie hasse Männer nicht.
Bu paragraf aslında insanların nasıl yaşaması gerektiğini anlatmaktadır.Werte bestimmen, wonach Menschen streben, wie Menschen leben wollen.
Film, 1960'larda Kahire'de yaşamakta olan Mısırlı Hristiyan bir ailenin yaşamını anlatmaktadır.Der Film erzählt die Geschichte einer Großfamilie, die in einem Slum in den Vororten Roms lebt.
Strabon, kentin iki bölümden oluştuğunu anlatmaktadır.Corumbá besteht aus zwei Stadtteilen.
Bütün bunlar olduktan sonra da bütün hikâyesini anlatmak için özel olarak dedektif Norman ile görüşür.Am Ende treffen sie sich immer mit Inspektor Jenks und erzählen die ganze Geschichte mit Auflösung.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod