Nedenini anlamak için, basamaklara bakmanız gerekiyor.To realize that, we just have to rewrite two thousand, nine hundred and forty-three.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.So I became interested in understanding what contributed to a life that was worth living.
Bence en çok insanları kafasını karıştıran şey pi'nin bir sayı olduğunu anlamak. .I think the thing that confuses people the most is to just realize that pi is a number.
Ve bunu anlamak için, görünmezliğin nasıl çalıştığını anlamanız gerekiyordu.And to understand that, you have to understand a little bit about how stealth works.
Aslında, bunu anlamak için roket bilimcisi olmaya gerek yok.And actually you don't need to be a rocket scientist to understand that.
Bunu anlamak için, bir lastik topu yere attığınızda ne olduğunu düşünün.To understand this, think about what happens when you drop a bouncy ball.
Bizi anlamak için yeterince zamanları yok.They don't have the time to get to know us.
Bunu anlamak için, bu soruyu soralım:How many atoms are in a grapefruit?
Komünizmi anlamak için, size bir görsel çizeyim.To understand Communism, let me just draw you a spectrum here.
O, seni anlamak istiyorum ne. "Herkes görebiliyordu.That's what I want you to understand." "Anyone could see that.
Ve ne seni anlamak istiyorum. "And what I want you to understand is this-- "
Verileri anlamaktır.It's understanding data.
Bunu anlamak için uç noktalara bakalım.To see, let's take the extreme view.
Torku daha iyi anlamak için işlemli bir örnek çözelim.So let's do a little bit of math, hopefully I've given you a little bit of intuition.
Rn'in altuzayını anlamak için gerekli araçlara sahibiz. .We now have the tools, I think, to understand the idea of a linear subspace of Rn.
Ders programını aradıklarını görüyordum ne zaman dışarı çıkabileceklerini anlamak için.I could see they were looking for the schedule, to see when they could get out.
Fakat bu konuşma salgına dair gerçekleri anlamak üzerine.But this talk is going to be about understanding facts about the epidemic.
Hala senin hasta aşk anlamak mümkün olmayacaktır.I still won't be able to understand your sick love.
Beklenmedik özelliklerin ne olduklarını anlamak önemli.Now, it's important to understand what the unexpected properties are.
Bunu anlamanın yolu kuvvetin iki taraf için de eşit büyüklükte olduğunu anlamaktan geçiyor.And the way to think about that is that the force is the SAME.
İşte bunu anlamak için bir tekerlek yaptık, ve bu tekerlek, dıştaki kabuğa işaret ediyor.We made a wheel to figure that out, And that wheel predicates the outside the skin.
Bence bir insan yaptığı şeyleri daha iyi anlamak için, daima yeni yollar keşfetmeli,I think one constantly tries to invent ways Of seeing into what one's doing
Elbette ki bu çok anlamlı birşey değil ama Önemli olan fikri anlamak.Not that that would necessarily make any sense, but you get the idea.
Wiesler, senin için bunu anlamak kolay değil biliyorum ama... ...raporunun bir bölümünü sildim.Wiesler, we're not allowed to record senior comrades. I deleted the citation from your report.
Bu noktada, neler olduğunu anlamak için araştırma yapmaya karar veriyor.At this point, she decides to investigate to find out what's going on.
Ne yapmak gerektiğini anlamak için hızlıca sorumluluk alıyor.She's immediately taken responsibility for figuring out what to do.
Diğerlerinin ne düşündüğünü anlamak için etrafını daha fazla kontrol etmeye başlıyor.[participant coughs]
Bu sütunun o günün imkanlarıyla nasıl yapılmış olabileceğini anlamak için hala uğraşıyorum.I'm still struggling with how it is made.
'Tutmak' gibi kelimeleri mecazi anlamda kullanıyoruz, mesela anlamak anlamında.We use words like "grasp" metaphorically to also think about understanding things.
Tasarımcılar hangi şirket için çalıştıklarını anlamak zorundalar.Dizajneri moraju razumjeti za kakvu kompaniju rade.
Bunu anlamak için,To try and figure that out,
Bunu anlamak çok önemli.That's really important to understand
Müşteri segmentlerini anlama konusundaki son kısım... ...sıkıntılarını anlamaktır.Now, the last piece in understanding customer segments is understanding their pains.
Mesele birbirimizi anlamaktır.Our challenge is to understand each other.
Neyse, bu vektör alanını anlamak için bu kadar yeter.But anyway.
Bugün konuşmak istediğim şey hızla büyüyen bu teknolojileri anlamaktır.What I'd like to talk about today is understanding these exponential technologies.
Bazılarının neden kopyalandıklarını anlamak imkansız.Some, it's quite hard to tell why.
Aynı zamanda dünyamızı daha iyi anlamak için de bu yanıtlara ihtiyacımız vardı.We also wanted to know so we can understand more about the Earth that we all live in.
Bunun anlık hızdan farkını anlamak için deNow, to see how this is different than instantaneous velocity,
Matrislerin boyutlarını anlamak çok zor değil. Böyle bir matrisim olabilir:I could have a matrix that looks like this, where its 3, 5, 0, 0, -1, -7
Yoksulların çevremizde olduğunu ve onları görmez geldiğimizi anlamak zorundayızWe have got to understand that the poor are all around us and we're ignoring them
Bu günlerin önlenebileceğini anlamak zorundayızWe have got to understand that these days are preventable
Anlamak zorundayız. Onlar biziz, biz onlarızWe have got to understand that they are us and we are them
- Bunu başarabilir misin? - Sanırım, bunu anlamak sizin işiniz.I mean, I can handle what I'm, you know, gonna do.
Yani gerçeklerini anlamaktan mahrum bırakılıyorlar.So they're deprived of understanding their reality.
Bu sadece sorunun ne kadar büyük ve önemli olduğunu anlamak içindi.That is just to understand how big and important this problem is.
Anlamak için kuşaklar boyu bakmak gerekiyor.We have to look over generations to understand it.
Neler olduğunu anlamak için bu sayının kaç olduğuna bakalım. .So let's figure out what that number is just to get a sense of things.
Anlamak için hiçbir baskı altında olduklarını.They are under no pressure to understand.
Bu nüansın nedenini anlamak önemli. -That's a little bit of a nuance, and it's good to think about why this works.
Söyleyeceklerimin önemini anlamak için çok gerekli bir şey değil.It's not necessary for understanding the importance of what I'm going to say.
Çocuklarım vatandaşlık görevi anlamak olasılığı daha düşüktür.My children are less likely to understand civic duty.
Ama daha önemlisi kökü anlamaktır, kaynakla bir olmaktır. Farkındalık olan kaynak ile...These things they are fundamental to the realization and recognition of who we really are
Ve bu şeyler kim olduğunu anlamak ve fark etmek için asıl temel olanlardır...We are leaving to the end
Anlamak isteyebileceğiniz iki ana şey var.There's some basic things that you would want to understand.
O zaman hatasız olacaktır , ama anlamak tamamen imkansız hale gelecektir.Then it would be accurate, but it would be completely impossible to understand.
Bir bebeğin ne zaman ne kadar yiyeceğini anlamak zor olabilir.It can be very difficult to understand how much a baby should eat at what time.
Şimdi, bu işleri, onu dışarı çekmek neden anlamak için.Now, to understand why this works, let's draw it out.
Siz de farkındasınızdır ki çoğu zaman her şeyi anlamak isteriz.You know, too often we want to understand everything.
Gerçekten de içerisindekini anlamak için atomları ayırmanız gerekir.You literally try to tear atoms apart to understand what's inside of them.