Bizim yapmamız gereken şey ise onu anlamak, sistemi ve olağanüstü mekanızmaları anlamak,Nuestro desafío es comprender el sistema de una nueva y fenomenal manera.
Bizim yapmamız gereken şey ise onu anlamak, sistemi ve olağanüstü mekanızmaları anlamak,Onze uitdaging bestaat in het begrijpen van het systeem en de erin optredende fenomenen.
Bizim yapmamız gereken şey ise onu anlamak, sistemi ve olağanüstü mekanızmaları anlamak,Otóż naszym wyzwaniem jest zrozumienie, zrozumienie systemu i wspaniałych sposobów.
Bizim yapmamız gereken şey ise onu anlamak, sistemi ve olağanüstü mekanızmaları anlamak,Αυτή είναι η πρόκληση του να καταλάβουμε, να καταλάβουμε το σύστημα και τους φαινόμενους τρόπους του.
Bizim yapmamız gereken şey ise onu anlamak, sistemi ve olağanüstü mekanızmaları anlamak,Перед нами стоит задача понять эту систему с помощью новых, необыкновенных способов.
Bizim yapmamız gereken şey ise onu anlamak, sistemi ve olağanüstü mekanızmaları anlamak,Това е нашето предизвикателство за разбиране - да разбираме тази система и феноменални начини.
Bizim yapmamız gereken şey ise onu anlamak, sistemi ve olağanüstü mekanızmaları anlamak,האתגר שלנו הוא להבין, להבין את המערכת ואת דרכי פעולתה יוצאות הדופן.
Bizim yapmamız gereken şey ise onu anlamak, sistemi ve olağanüstü mekanızmaları anlamak,هذا هو تحدينا أن نفهم نفهم النظام وطرق الظواهر
Bizim yapmamız gereken şey ise onu anlamak, sistemi ve olağanüstü mekanızmaları anlamak,新しい驚異的な方法で この系を理解することです これは緊急の課題です
Bizim yenilenebilir kaynaklarımız ve bunun için ülke büyüklüğünde bir alan gerektiğini anlamak.Erneuerbare Energien anderer, und die Leute
Bizim yenilenebilir kaynaklarımız ve bunun için ülke büyüklüğünde bir alan gerektiğini anlamak.나라를 뒤덮을 정도 규모의 재생 에너지, 다른 나라를 활용한 재생 에너지,
Bizim yenilenebilir kaynaklarımız ve bunun için ülke büyüklüğünde bir alan gerektiğini anlamak.מקורות מתחדשים, מתוך הכרה בכך שעליהם להיות בסדר-גודל ארצי; מקורות מתחדשים של אחרים,
Bizim yenilenebilir kaynaklarımız ve bunun için ülke büyüklüğünde bir alan gerektiğini anlamak.الطاقة المتجددة وإدراك أنها تحتاج جزء من حجم البلد؛ المصادر المتجددة للناس الآخرين
Bizim yenilenebilir kaynaklarımız ve bunun için ülke büyüklüğünde bir alan gerektiğini anlamak.左上の国々に対して 礼儀正しく
Bizler öyle görsel bir türüz ki bunu gerçekten anlamak bizim için çok zor.Comme nous sommes une espèce très visuelle il nous est difficile de le comprendre.
Bizler öyle görsel bir türüz ki bunu gerçekten anlamak bizim için çok zor.Dado que somos una especie visual, nos es difícil entender cabalmente esto.
Bizler öyle görsel bir türüz ki bunu gerçekten anlamak bizim için çok zor.Da wir die Umgebung vor allem mit unseren Augen wahrnehmen, können wir dies nur schwer nachvollziehen.
Bizler öyle görsel bir türüz ki bunu gerçekten anlamak bizim için çok zor.Din moment ce suntem o specie atât de vizuală, este destul de greu pentru noi să înțelegem asta cu adevărat.
Bizler öyle görsel bir türüz ki bunu gerçekten anlamak bizim için çok zor.Doordat wij mensen zo op het zien zijn ingesteld, is het voor ons moeilijk dit echt te begrijpen.
Bizler öyle görsel bir türüz ki bunu gerçekten anlamak bizim için çok zor.Já que somos uma espécie bastante visual, é difícil entendermos realmente isto.
Bizler öyle görsel bir türüz ki bunu gerçekten anlamak bizim için çok zor.Keďže sme taký vizuálny živočíšny druh, je pre nás ťažké naozaj to pochopiť.
Bizler öyle görsel bir türüz ki bunu gerçekten anlamak bizim için çok zor.우리는 꽤나 시각적인 동물이기 때문에 이것을 이해하는데 좀 어려울겁니다.
Bizler öyle görsel bir türüz ki bunu gerçekten anlamak bizim için çok zor.Ludzie polegają na wzroku, więc trudno nam go zrozumieć.
Bizler öyle görsel bir türüz ki bunu gerçekten anlamak bizim için çok zor.Poiché noi siamo una specie che visualizza, questa non è per noi una cosa facile da capire.
Bizler öyle görsel bir türüz ki bunu gerçekten anlamak bizim için çok zor.Поскольку человек так сильно зависит от зрения, нам сложно по-настоящему понять звук.
Bizler öyle görsel bir türüz ki bunu gerçekten anlamak bizim için çok zor.Тъй като ние сме толкова визуален тип, ни е трудно наистина да разберем това.
Bizler öyle görsel bir türüz ki bunu gerçekten anlamak bizim için çok zor.מאחר ואנחנו כזה זן חזותי, זה קשה להבין את זה באמת.
Bizler öyle görsel bir türüz ki bunu gerçekten anlamak bizim için çok zor.وبما اننا كائنات بصرية جدا فان فهم تلك " الاصوات " صعب علينا فعلا
Bizler öyle görsel bir türüz ki bunu gerçekten anlamak bizim için çok zor.理解の難しい世界です そこで 理解の助けになればと
Bırak anlamak için bir kez sarılayım.Alors, venez dans mes bras.
Bırak anlamak için bir kez sarılayım.Jadi biar aku memelukmu agar aku tahu.
Bırak anlamak için bir kez sarılayım.Nên hãy để tôi ôm một lát đi!
Bırak anlamak için bir kez sarılayım.Per cui abbracciamoci, cosė capirō meglio.
Bırak anlamak için bir kez sarılayım.Szeretném megölelni, hogy eldönthessem.
Bırak anlamak için bir kez sarılayım.لذلكِ دعيني أعانقكِ لكي أكتشف الأمر
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.Aşa că am devenit interesat să înţeleg ce a contribuit la o viaţă care a meritat trăită.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.Così iniziai a interessarmi allo studio di quali fattori contribuissero ad una vita degna di essere vissuta.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.Da begann ich mich dafür zu interessieren, welche Faktoren ein Leben lebenswert machen.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.Då vaknade mitt intresse för att försöka förstå vad som bidrog till ett liv som var värt att leva.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.Dlatego zapragnąłem zrozumieć, co sprawia, że warto żyć.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.Donc je me suis intéressé à la compréhension de ce qui faisait que la vie valait la peine d'être vécue.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.Jeg blev derfor interesseret i at forstå, hvad der er medvirkende til at gøre et liv værd at leve.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.그리하여 저는 삶을 의미있게 하는 요인들을 이해하는데 관심을 갖게 되었습니다.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.Maka saya menjadi tertarik untuk memahami apa yang berkontribusi pada sebuah kehidupan yang layak dijalani.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.Thế nên tôi bị thu hút vào việc tìm hiểu điều gì làm cho cuộc sống trở nên đáng sống.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.Začal jsem se zajímat o pochopení toho, co činí život takovým, že stojí za to žít.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.Zato me je začelo zanimati, kaj je tisto, kar vpliva na življenje, da ga je vredno živeti.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.Έτσι, ενδιαφέρθηκα να κατανοήσω τι συνεισφέρει σε μια ζωή που έχει αξία και σημασία.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.И мне захотелось понять, что именно наполняет жизнь смыслом?
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.Така започнах да се интересувам какво дава стойност на това да живеем.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.אז התחלתי להתעניין בהבנה מה תרם לחיים שהיה שווה לחיות אותם.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.ولذلك أصبحت مهتمًا بفهم الأمور التي تساهم في خلق حياة جديرة بأن نعيشها.
Böylece yaşamaya değer bir hayatın nasıl mümkün olduğunu anlamakla ilgilenmeye başladım.ということに興味を持つようになりました ティーンエイジャーの若者ながら哲学書を読み
Boyutunu biraz anlamak için alttaki AB standartlarındaki insanlara bakabilirsiniz.Bạn có cảm giác về kích cỡ-- bạn có thể chỉ thấy những tiêu chuẩn kích cỡ Châu Âu bên dưới.
Boyutunu biraz anlamak için alttaki AB standartlarındaki insanlara bakabilirsiniz.- da unten sehen Sie ein paar Personen in EU-Standardgröße. (Gelächter)
Boyutunu biraz anlamak için alttaki AB standartlarındaki insanlara bakabilirsiniz.이것이 얼마나 큰지는 저 아래의 EU 표준 크기의 인물그림을 참고하시면 짐작하실수 있을듯 합니다.
Boyutunu biraz anlamak için alttaki AB standartlarındaki insanlara bakabilirsiniz. (Kahkaha)Ви отримаєте відчуття розміру - бо внизу видно цих - стандартного для ЄС розміру - людей... (сміх)
Boyutunu biraz anlamak için alttaki AB standartlarındaki insanlara bakabilirsiniz.Man får en fornemmelse af størrelsen - man kan se de her gennemsnitlig europæere forneden.
Boyutunu biraz anlamak için alttaki AB standartlarındaki insanlara bakabilirsiniz.Na vytvorenie predstavy o jeho rozmeroch môžete vidieť postavy veľkosti EU normy pod ním.
Boyutunu biraz anlamak için alttaki AB standartlarındaki insanlara bakabilirsiniz.Občutek velikosti vam dajo ljudje standardne EU velikosti ob vznožju detektorja.