Ana içeriğe geç
Sözlük

anlamak ile cümle

anlamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Menurut saya, pemahaman tidak menghilangkan keajaiban dan kesenangan.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Para mí, comprender esto, no le quita lo maravilloso ni la alegría.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Para mim, a compreensão não afasta o encanto nem a alegria.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Pentru mine, faptul că înţelegem nu îndepărtează uimirea și bucuria.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Porozumění, podle mého, neničí údiv ani potěšení.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Poznawanie wcale nie umniejsza zachwytu i radości.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Sự hiểu biết, đối với tôi, không hề lấy đi sự huyền diệu và niềm vui.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Η κατανόηση, για μένα, δεν αφαιρεί το θαυμασμό και τη χαρά.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Понимание, по моему мнению, не устраняет удивления и радости.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Разбирането, за мен, не премахва чудото и радостта.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Розуміння, як на мене, не знищує чудо і радість.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.הבנה, לדעתי, איננה שוללת את הפלא וההנאה.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.الفهم، بالنسبة لي، لا يزيل الذهول والبهجة.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.驚きや喜びを失わせるものではありません 例えば 妻が私を見てこう言ったとします
Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım.By pojąć cokolwiek, trzeba zrozumieć te szczegóły.
Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım.Để hiểu mọi thứ, bạn cần hiểu từng chút một.
Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım.뭔가를 이해하려면, 여러분은 단지 그 작은 부분들을 이해하는 것이 필요합니다.
Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım."Om iets te begrijpen, moet je gewoon de kleine onderdelen snappen."
Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım."Para percebermos qualquer coisa, só temos de perceber um pouco
Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım.Um irgendetwas zu verstehen, muss man all die kleinen Dinge verstehen.
Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım.Untuk mengerti sesuatu, anda hanya perlu memahami hal-hal kecil.
Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım.Για να καταλάβεις οτιδήποτε, πρέπει να καταλάβεις τα μικρά πράγματα.
Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım.За да разбереш нещо, е необходимо само да разбереш малките парченца от него.
Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım..כדי להבין משהו, צריך להבין קצת
Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım.لفهم أي شئ، يتوجب عليك فهم قليل من القطع.
Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım.それを取り囲むすべてについて、少しずつ
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimAls Shinnecock-Indianer wurde ich mit diesem Bewusstsein erzogen.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimAspoň ma v tomu duchu ako Indiánku z kmeňa Shinnecock vychovali.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimDa indiana Shinnecock, sono cresciuta con la coscienza di tale verità .
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimEn tant qu'Indienne Shinnecock, j'ai été élevé en le sachant.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimFiind o indiancă Shinnecock, am fost crescută să ştiu asta.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimJako Indianka Shinnecock zostałam wychowana w takim przekonaniu.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildim저는 시네콕 원주민으로서 이 것을 잘 알고 있죠.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimKot Shinecock Indijanka sem odrasla s tem znanjem.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimLà một người Anh-điêng Shinnecock, tôi đã được nuôi dạy để học được điều đó.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimSeperti layaknya seorang Indian Shinnecock, saya dibesarkan untuk mengetahui hal ini.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimShinnecock indiánként úgy neveltek, hogy ezt tudjam.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimSom en Shinnecockindian, lärde jag mig detta när jag växte upp.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimSom Shinnecock indianer, blev jeg opdraget til at vide dette.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimΩς Σίνεκοκ Ινδιάνα, μεγάλωσα για να το γνωρίζω αυτό.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimКак индианка из племени шиннекок, я выросла с этим знанием.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimКато индианец от племето Шинекоk израснах знаейки това.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimЯк індіанка Шінекок, я зростала, розуміючи це.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimכאינדיאנית משבט השינקוק, לימדו אותי את זה מילדות.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildimكهندية شينيكوكية، نشأت على تلك القناعة.
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildim作為一個辛納科克印度人 我從小就知道呢一點
Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak, bunu anlamak için yetiştirildim漁業を営む 小さな部族で
Bir sonraki yapacağınız şey şunu anlamak,Lo siguiente que deben hacer es entender que
Bir sonraki yapacağınız şey şunu anlamak,Далее вам нужно понять, что
Bir sonraki yapacağınız şey şunu anlamak,「顧客は何が欲しいか分かっていない」
Bir tanesinde neredeyse hicbbiryerden basliyorum, fakar oburunde, neler olup bittigini anlamak istedim.Een ervan komt praktisch uit het niets, maar bij de andere ging ik op zoek naar wat er nu al werkt.
Bir tanesinde neredeyse hicbbiryerden basliyorum, fakar oburunde, neler olup bittigini anlamak istedim.일부는 제가 거의 처음으로 시작하는 거지만, 그 외 다른 것들은 바로 현재 진행되고 있는 상황에 대해 알아보려는 것이었습니다.
Bir tanesinde neredeyse hicbbiryerden basliyorum, fakar oburunde, neler olup bittigini anlamak istedim.Um deles não está ligado a nada, mas quanto ao outro, queria saber o que é que já está a ser feito.
Bir tanesinde neredeyse hicbbiryerden basliyorum, fakar oburunde, neler olup bittigini anlamak istedim.Uno nasce quasi dal nulla, ma l'altro...
Bir tanesinde neredeyse hicbbiryerden basliyorum, fakar oburunde, neler olup bittigini anlamak istedim.Едно от тях започвам почти отникъде, но за другото исках да открия какво става, което действа в момента.
Bir tanesinde neredeyse hicbbiryerden basliyorum, fakar oburunde, neler olup bittigini anlamak istedim.אחת מהן אני מתחיל כמעט מאפס, אבל את השניה, רציתי לברר מה עובד בנידון, כעת.
Bir tanesinde neredeyse hicbbiryerden basliyorum, fakar oburunde, neler olup bittigini anlamak istedim.أحدها بدأتها من لا شيء تقريبا ، ولكن الأخرى ، كنت أرغب في معرفة ما يحدث على هذا العمل الآن.
Bir tanesinde neredeyse hicbbiryerden basliyorum, fakar oburunde, neler olup bittigini anlamak istedim.現在 何がうまくいっているか調べようとしました worldchanging.comは素晴らしいブログで
Bir tedavinin işe yarayıp yaramadığını anlamak için o tedaviye ait verilerin tümüne sahip olmalıyız.Bisognerebbe avere tutti i dati di un particolare trattamento per capire se è realmente efficace.
Bir tedavinin işe yarayıp yaramadığını anlamak için o tedaviye ait verilerin tümüne sahip olmalıyız.Chúng ta cần phải có tất cả dữ liệu từ cuộc điều trị đặc biệt để biết nó có thật sự đạt hiệu quả hay không.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
anlamak ile cümle - Sayfa 29 - anlamak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App