Sizin orada durumu anlamak biraz zor."Что-нибудь определённое на этот счёт сказать трудно».
Erlik’in yaptığı hileleri anlamakta ve onu cezalandırmaktadır.Потому что знает свои грехи волк и боится расплаты.
(Tabi bunu anlamak için köyden uzaklaşmak gerekir.)(Часть ротора удалена, так чтобы была видна ось.)
Yeni nesil, hızla değişen kelimeleri anlamakta zorluk çekebilir.Переводчику предстояло изобретать совершенно новые определения.
İhtiyaç “iş süreci” kavramını doğru anlamaktır."Нужно правильно понимать слово «группа».
Bu leylekler kuşların göçlerini anlamak için faydalı olmuştur.Это было задолго до того, как мы узнали, что воробьи — хорошие птицы.
Bu nedenle de Zindikler’den hangisinin gerçek “Mânichéen” olduğunu anlamak epey güçleşmişti.Остается лишь гадать, у кого Анастасия хотела бы быть „младшей“?».
Walter Laqueur'a göre Kur'an'ın çeşitli yorumlamaları Müslümanların tavırlarını anlamak için önemlidir.وفقا لوالتر لاكير، التفسيرات المتباينة للقرآن هامة لفهم مواقف المسلمين.
Marx "kapitalizmin iç işleyişini anlamak" için araştıyordu.سعى ماركس " لفهم ما يدور بداخل الرأسمالية."
İslam'ı anlamak ve anlatmakla kendilerini görevli sayıyorlardı.قيل إنه أدرك الإسلام وأسلم.
Matt Groening cevap olarak şunları söyledi: "Bart'ı anlamak, peki.فأجابت ميرندا : "بالتأكيد، أتذكر، يا أبي".
Böyle bir savda bulunmak bu kitabın niyetini yanlış anlamak demektir.في كلا المثالين، يبدو أن القصد من الرسالة واضح.
Hayat hakkında filozofların ne dediklerini anlamak istedim.O que os Filósofos pensam sobre as Mulheres.
Bunları anlamakta zorlanıyoruz." demiştir.É difícil para mim entender isso".
Belirtileri genellikle erken çocukluk döneminde anlamak zordur.Esta condição pouco usual é geralmente detectada cedo, na infância.
Sizin orada durumu anlamak biraz zor."É difícil se aproximar dele".
Bunu anlamak için ise onun Hukuki emir teorisine bakmak gerekmektedir.E para sua compreensão exige a aplicação da teoria sistêmica.
Ancak bu alanın bilinen temelini anlamak için Münih Üniversitesi'nde 1874 yılında çalışmalarına başladı.Assim, começou seus estudos nesta área em 1874 na Universidade de Munique.
Bu leylekler kuşların göçlerini anlamak için faydalı olmuştur.Os binóculos auxiliam no avistamento de aves.
Ne olup bittiğini anlamak için etrafı kontrol eder.Ze gaat naar buiten om te kijken wat er aan de hand is.
Zamanı Anlamak Mitch Albom'un kurgu eseridir.Het verhaal is een verfilming van het gelijknamige boek van Mitch Albom.
Hayat hakkında filozofların ne dediklerini anlamak istedim.De grote filosofen over het goede leven.
Bach'ın İyi Düzenlenmiş Klavye (das wohltemperierte klavier) adlı eseri bu bağı anlamak için iyi bir örnektir.De koppelaarster van Dirck van Baburen is een goed voorbeeld van dit type schilderij.
Bunu anlamak için fotoğrafsal bir malzeme kullanıyordu.Daar baatte hij om den brode een fotozaak uit.
Belirtileri genellikle erken çocukluk döneminde anlamak zordur.Het syndroom is daarom soms moeilijk al op jonge leeftijd te herkennen.
Amacı sadece anlamak değil, ayrıca açıklamaktır.Het betreft niet alleen de beschrijving van de spreiding, maar ook het verklaren.
Bu dersler kişinin kendindeki değerleri anlamak için sunulan bilgilerdir.Pas dan leren cliënten dat dit ook voor hen zelf geldt.
Böyle bir savda bulunmak bu kitabın niyetini yanlış anlamak demektir.Het bewijst dat de strekking van het boek juist is.
Bu teoriyi anlamak, benim için çok zordur.Deze theorie is voor mij te moeilijk om te verstaan.
Burada nedenselliği de bugünkü anlayışımızdan daha farklı şekilde anlamak gerekir.Aczkolwiek pojęcie to jest rozumiane całkiem inaczej niż to przez nas obecnie.
Müşteriyi bilmek ve anlamak demek müşterinin gereksinimlerini anlamak için çaba göstermek demektir.W oparciu o wiedzę na temat przedsiębiorstwa, określa i realizuje wymagania klienta.
Ayrıca Melampus hayvanların dilini de anlamaktaydı.Posiada także zabytki języka ormianokipczackiego.
Tabii, anlamak isteyene...Gdybym wtedy wiedział co robię...
Bu sebeple Bulgarların büyük bir kısmı Pomakça'yı anlamakta güçlük çeker.Tylko połowa Polaków uważa spór o TK za istotny.
Bu hahamlar gerçeğin ne olduğunu anlamak ve doğru olanı yapmakla ilgileniyordu.Miały służyć przywracaniu prawdy, o tym co było.
Matematiği çok kolay anlamaktadır.I znowu matematyczne rozumowanie jest proste.
Bu leylekler kuşların göçlerini anlamak için faydalı olmuştur.Przypuszcza się, że wydmy były miejscem odpoczynku tych ptaków.
Speer, öte yandan, “Anlamadıysam, anlamak istemediğim içindi” dedi.Định Hương powiedział: "Nawet wtedy kiedy zrozumiałem, nie różniło się to od tego, kiedy nie rozumiałem."
Ancak yine de işlevlerini anlamak için yeterli veri yoktur.Jednak brak danych o jego działaniach.
Niçin gitmek istediğini anlamak zor.Trudno jest zrozumieć, czemu chcesz iść.
Onun ne söylemeye çalıştığını anlamak bir süremi aldı.Zajęło mi chwilę, zanim zrozumiałem, co próbowała powiedzieć.
Arkaik dönem bir yana bırakılırsa eski Gürcüce’yi bugün de anlamak mümkündür.I Dag Till Bättring Kallar Jag Till Grafven Kanske Nästa Dag.
Hayat hakkında filozofların ne dediklerini anlamak istedim.Han har engagerat sig i frågan om filosofins praktiska betydelse i samhällslivet.
Dolayısıyla, kuramın gelişimini anlamak için kendi içindeki disiplinini anlamak oldukça işe yarayacaktır.Forskning visar att det kan vara svårt att se sin utveckling i sin egen kompetens.
Bunları anlamakta zorlanıyoruz." demiştir.Att uppnå denna klarhet är att bli förstådd."
Bacılar da anlamaktadır ki, mutluluğun temeli hiç de çeyizle konmaz.Підлітки також розуміють, що основа щастя не знижується.
Matematiği çok kolay anlamaktadır.Особливо легко давалася математика.
Bu akımı sürdürmek için mekanik işin gerekli olduğunun nasıl ortaya çıktığını anlamak ilginçtir.Цікаво зрозуміти, як виходить, що щоб управляти цим струмом, необхідна механічна робота.
"Çerkeslerin acısını da anlamak zorundayız!".О, як я страждала, Узрівши муки інших!''
Tabii, anlamak isteyene...Жінка, яка вміла кохати...
Bunu anlamak için fotoğrafsal bir malzeme kullanıyordu.Для розвідки використовувалася аерофотозйомка.
Çünkü gazetenin sayfa düzeninden hangi günün gazetesi olduğunu anlamak çok kolaydır.Насправді, важко визначити, на кого орієнтований цей журнал.
Gorz bunu şöyle açıklıyor: “Biz birbirimizi anlamak için yaratılmışız.”Я знаю з досвіду, що ми були створені, щоб зробити один одного щасливими.
Belirtileri genellikle erken çocukluk döneminde anlamak zordur.Недуга виявляється зазвичай у ранньому дитинстві.
Seni anlamak gerçekten zor.Тебе дуже складно зрозуміти.
Tabii, anlamak isteyene...Hm, kdo by to řek...
Zamanı Anlamak Mitch Albom'un kurgu eseridir.Pochází z alba Half Hour of Power.
Ne olup bittiğini anlamak için etrafı kontrol eder.Vyběhne ven, aby zjistil, co se děje.
Nedenlerini anlamak, şiddeti azaltmak veya riski düşük tutmak için ilk adımdır.Jejím účelem je snížit riziko uklouznutí, namáhání šlach.
Dinleyici için bu müziği anlamak çaba gerektirir.To už je ovšem hudba pro posluchače náročnější.