İyi tasarım ürünü anlamamıza yardımcı olur.قد يصرف الاسم الانتباه عن الغرض من المنتج.
Gerçi ihanet etmedi, ama aldattı ve anlamadı."كان دائماً كما يبدو، وربما يهين لكن لا يخدع."
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.تحدث لحظة تحول في حياة الصبي الصغير تثبت ذكاه .
Genel anlamda, nötron saçılma deneyleri atomların nerede oldukları ve ne yaptıklarını anlamamıza yardım eder.وهناك مجال بحثي رئيسي في العلوم العصبية يسعى لفهم كيفية توليد التذبذبات العصبية وما هي وظيفتها.
Jacob'a olan hislerinin aşk olduğunu anlamasıyla işler daha da karışır ve seçim daha da zorlaşmaktadır.ولكنها كان تشعر بخلط في المشاعر بين ادوارد وفي علاقتها مع يعقوب وما تشعره تجاهه وهذا جعل القرار أكثر صعوبة .
Böyle bir savda bulunmak bu kitabın niyetini yanlış anlamak demektir.في كلا المثالين، يبدو أن القصد من الرسالة واضح.
Birbirimizi anlamaya çalışalım.دعونا نحاول أن نفهم بعضنا البعض
"Allah: Tanımak-Bilmek-Anlamak", "Pasif İyiden Aktif İyiye", "İslâm Nedir?" yayımlanmış son kitaplarıdır.Seu último livro (2003) foi Allah weet het beter ("Alá sabe melhor"), no qual ele condenou fortemente o Islã.
Nereden geldiniz anlamadım yani.Ninguém sabe de onde veio.
Yerellik kelimesi, fizikte birçok anlama sahiptir.Deve-se notar que a palavra localidade tem vários significados na Física.
Bu durum, hayatın değerini anlaması için kendisine yararlı olmaktadır.Aí, compreende que deve ensinar o valor da vida.
Sistem Dinamiği karmaşık sistemlerin zaman içindeki davranışlarını anlamaya yarayan bir yaklaşımdır.Dinâmica de Sistemas é uma abordagem para entender o comportamento de sistemas complexos no tempo.
Melamilik aramak, sorgulamak, anlamaya çalışmak demektir.A coragem de investigar, experimentar, perguntar.
"Yanlış Anlama"."Não Me Entenda Mal".
Zaten Latince’deki iki sözcükten oluşturulmuş terim de sözcük anlamıyla bu anlama gelir.Ambas são perfeitamente corretas em latim, dependendo do que se queira dizer.
Çok hızlı konuşabilir ve kimse onun dediğini anlamaz.Está sempre com pressa, fala muito rápido e quase ninguém consegue entender o que ele diz.
Yanlış anlama ve acı çekme de yok”.Ninguém tenha medo, nem fraqueza".
Bu pozisyon veya heykelin ne anlama geldiği ise bilinmemektedir.O significado da posição ou da própria estátua permanece desconhecido.
Hayat hakkında filozofların ne dediklerini anlamak istedim.O que os Filósofos pensam sobre as Mulheres.
Öğrenmesi ve anlaması kolaydır.Crer e Compreender.
Hiç anlamadılar.Eu não entendo.
Kesin olarak ne anlama geldiği bilinmiyor.Não está bem definido o que ele significa.
İnsanlık, Keşişlerin yalanını anlamaya başlar ve onlara karşı ayaklanma başlatır.A humanidade desperta das mentiras dos Monges e se revolta contra eles, que acabam abandonando a Terra.
Bunları anlamakta zorlanıyoruz." demiştir.É difícil para mim entender isso".
Sözcükler birden fazla anlama gelebilir.Muitas pinturas podem ter mais de um significado.
Ben coğrafyadan hiç anlamam.Eu basicamente não conheci Michael.
Gerçi ihanet etmedi, ama aldattı ve anlamadı."Ou não sabes, senhora, ou és falsa e desleal."
Seyircilerin pek anlamayacağı düşünülen oyunları sahnelemekten çekinmediler.Os espectadores pareciam não perceber.
Belirtileri genellikle erken çocukluk döneminde anlamak zordur.Esta condição pouco usual é geralmente detectada cedo, na infância.
Sana küçücük görünen şeylerin bir kızın hayatını nasıl mahvettiğini anlamanı istiyorum.MacGyver conta como ocorreu a morte de sua mãe para uma pequena garota.
Kimin ne olduğunu anlamaya çalışırken bağlanabiliyorsunuz.Você pode se prender ao filme ao tentar descobrir quem é quem.
Bu kavrayışa göre zikir konuşma ve vücut hareketleriyle yapılan pratiklerden öte bir anlama sahiptir.Cada um descobre o que pensa a partir das evidências fornecidas pela fala e outros movimentos corporais.
Buffy ise Angel'ın geri dönüşünü anlamaya çalışmaktadır.Buddy trabalha para trazer de volta o Espírito de Natal.
Sizin orada durumu anlamak biraz zor."É difícil se aproximar dele".
Çünkü Kayı ve kaya aynı anlama gelmektedir.A prata e o ouro são semelhantes.
Gil ise olayları anlamamıştır ama hala Bobby'yi bir kahraman olarak görmektedir.Bruno não sabe muito sobre o amor, mas sabe como ser um amante.
Bunu anlamak için ise onun Hukuki emir teorisine bakmak gerekmektedir.E para sua compreensão exige a aplicação da teoria sistêmica.
Ancak bu alanın bilinen temelini anlamak için Münih Üniversitesi'nde 1874 yılında çalışmalarına başladı.Assim, começou seus estudos nesta área em 1874 na Universidade de Munique.
Bunlardan biri "yes", diğer "no" anlamına gelir; ancak hangi sözcüğün hangi anlama geldiği bilinmemektedir.O problema é que não sabemos qual dos termos 'Bal' ou 'Da' significa sim e qual deles significa não.
Nesnelerin interneti açısından, nesne kavramı oldukça geniş bir anlama sahiptir.A publicação faça-você-mesmo na Internet faz todo sentido.
İyi tasarım ürünü anlamamıza yardımcı olur.Valeria conferir a produção só para apreciar o desempenho dela.
ADM, durum diyagramı gibidir ancak daha az biçimseldir ve anlaması daha kolaydır.O diagrama de MEA é como um diagrama de estados, porém menos formal e mais fácil de se entender.
Eğer C arızalanır ise, B'nin bunu anlaması için bir gecikme olur.Isto é, o conhecimento de que A está atrasado, não diz se B irá se atrasar.
Bu leylekler kuşların göçlerini anlamak için faydalı olmuştur.Os binóculos auxiliam no avistamento de aves.
Popüler hayal gücünde ve kültüründe küfür ile cinsel serbestlik aynı anlama gelmektedir.Na imaginação popular e da cultura, tornaram-se sinônimo de libertinagem e abuso sexual.
Bunun ne olduğunu anlamaz.Você não sabe o que significa.
Çünkü onun kendisini yanlış anlamasını istememiştir.Scott não permitiu por achar que não era necessário.
Matematik felsefesi, matematiği anlama çabalarını sınıflandırmaya çalışan bir felsefe dalıdır.Corrente que acredita que a matemática é uma ficção.
Bu ne anlama geliyor?O que quer dizer?
Bu ne anlama geliyor?O que significa?
Söylediğinden bir kelime anlamadım .Não entendo nada do que ele diz.
Fakat sözü uzatmak ayıbından korkuyorum da apaçık anlamanı Allah'tan diliyorum.Want nu weet ik dat gij God vrezende zijt, en uw zoon, uw enige, mij niet hebt onthouden".
Ne olup bittiğini anlamak için etrafı kontrol eder.Ze gaat naar buiten om te kijken wat er aan de hand is.
Zamanı Anlamak Mitch Albom'un kurgu eseridir.Het verhaal is een verfilming van het gelijknamige boek van Mitch Albom.
4. ve son bölüm doğa kanunları ile iç içe yaşamanın insanlar için ne anlama geldiğini araştırıyor.Het vierde en laatste deel handelt over de geboorte van de gevangenis in de eigenlijke zin.
Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı.Hij wil weten wat er op de laatste dag van haar leven gebeurd is.
Dördüncü yıldızın önemini anlamasaydım buraya gelmezdim.Het ombouwen naar de vierde generatie had niet het gewenste resultaat.
Daha sonra İslam inancına sahip herkesi içine alan bir anlama kavuşmuştur.Iedereen heeft echter een idee van wat met religie bedoeld wordt.
Bu da sonunda büyük ihtimal hırpalanacağı yanlış anlamalara yol açmaktadır.Dat is het begin van iets wat uiteindelijk verkeerd zal aflopen.
Oysa çoğu öğrenci konuyu anlamamıştır.Bovendien studeerden de meeste studenten niet af.