anlaşmazlık ile cümle

anlaşmazlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Aynı yıl grup içinde yaşanan anlaşmazlıkların artmasıyla dağıldılar.The band broke up that same year by differences between the members.
Bu anlaşmazlık daha sonradan ayrılmaları ile sonuçlanacaktır.This controversy would later undermine his entry.
Hem geçmiş, hem de modern zamanlarda mevcut anlaşmazlıkları kapsar.This threat has been occurring both in ancient and modern times.
Ancak çift, dokuz ay sonra anlaşmazlık nedeniyle boşandı.However, the couple separated after two months of marriage and divorced less than nine months later.
Bundan dolayı da semantik bozukluklar, yanlış anlamalar ya da anlaşmazlıklar ortaya çıkmaktadır.Thus the confusion, falacies, misunderstandings, desillusions.
Fakat zaman zaman anlaşmazlıklar yaşadıkları görülmektedir.However, there were occasional conflicts.
Bu savaşın tarihi ve yeri konusunda çeşitli anlaşmazlıklar bulunmaktadır.There is contradictory information about time and place of her death.
İç anlaşmazlık hemen ortaya çıktı.There was immediate dissent.
Aynı anlaşmazlık ertesi sene yine belirdi.They disbanded again the following year.
İki taraf arasında yapılmakta olan müzakereler Nisan ayında anlaşmazlıkla sona erdi.Fighting by both sides persisted into February with mixed success.
Gruplar arasındaki anlaşmazlıklar yetkili kişiler tarafından çözülecektir.Disputes concerning individual cases are settled by the Judicial Divisions.
Herhangi kamaranın birinde oluşacak anlaşmazlık çözülmezse yasa tasarısı kanunlaşmaz.If a majority voting on this Question votes NO, there will be no Constitutional Convention.
Grup içindeki anlaşmazlıklar grubun dağılmasına neden oldu.Financial issues led to the break up of the group.
O ve Kurosava sık sık sonu gelmeyen anlaşmazlıklara giriyorlardı.He and Oscar often get into trouble together.
Asgore ile aralarında anlaşmazlık olmuştur ve ayrılmışlardır.They speak Awadhi among themselves, and Hindi with outsiders.
Grup ile şirketin arasındaki anlaşmazlıklar geçince grup, Warner Bros. Records'a geçti.When the group disbanded, she signed with Warner Bros. Records.
Akitanya Krallığı üzerindeki anlaşmazlık 960 yılına kadar tamamen çözülemedi.The dispute over the kingship of Aquitaine was not fully settled until 860.
Devler aralarında çıkan bu anlaşmazlık sonunda birbirleriyle dövüşmeye başlarlar.Warriors do this by engaging in combat with one another.
Anlaşmazlık nedeniyle Almanya-Polonya sınırı konusunda Yalta'da bir karara varılamadı.Georgia claims that there is no such thing as an Abkhazia–Russia border.
Bazen bu ikisi iyi işliyordu... ...ve bazen anlaşmazlıklara sebep oluyordu.Sometimes that would work well together, and sometimes it would sort of cause a bit of friction.
Başbakan'la Büyükbabam arasındaki... ...anlaşmazlık geçmişte kaldı.Whatever happened between your parents and my parents... That is all in the past.
Bu yüzden bir miktar anlaşmazlıklar oldu.So there was a bit of a conflict there.
Bu haritada, renkli alanlar su anlaşmazlıklarını temsil ediyor.On this map, the colored areas represent water conflicts.
Bu uygulama anlaşmazlık olmadan, doğal ve organik olarak yayıldı.And this has spread just frictionlessly, organically, naturally.
Yani sadece bir tarafa seçenek verirseniz, gerilim ya da anlaşmazlık ortaya çıkar.So if you give just to one side or the other, you'll have tension or friction.
Muazzam anlaşmazlıklar.Enormous disagreements.
Ve bu hesaplamalar konusunda anlaşmazlık bulunmamakta.And that calculation isn't much in dispute.
Yunuslar aynı zamanda politik hayvanlardır. Dolayısıyla anlaşmazlıkları çözmeleri gerekir.So dolphins are also political animals, so they have to resolve conflicts.
İşte burada anlaşmazlıkların meydana geldiği durum.Here's the case where the disagreements occur.
Anlaşmazlıklardan yarar görenleri, İsrail'in var olmasını reddedenleri geride bırakalım.Let us leave behind those who thrive on conflict, those who reject the right of Israel to exist.
Sosyal becerilerle: Arkadaş edinme, anlaşmazlıkları çözme, cana yakın ve kibar olmak.Well, there are social skills: making friends, solving conflicts, being pleasant and polite.
Son olarak, başka bir hafta, başka bir bilimsel anlaşmazlık; bu sefer ki arılar.Finally, another week, another scientific controversy, this one about bees.
Ancak sürecin ayrıntıları halen önemli bir anlaşmazlık konusu.But the details of the process are still in significant controversy.
Aslında bağış toplar ve anlaşmazlıklarımı çözer.He actually raises money, solves my disputes.
Bu konuda bilimsel düzeyde hiçbir anlaşmazlık yok.There is no significant scientific dispute about that.
Ki kendileri hakkında anlaşmazlık içindedirler.About which they have been differing?
Ki onlar onda anlaşmazlık halindedirler.About which they have been differing?
Kitapta ayrılığa düşenler, elbette derin bir anlaşmazlık içindedirler.And verily, those who disputed as regards the Book are far away in opposition.
Kitap hakkında ihtilafa düşenler ise, şüphesiz haktan uzak, bir anlaşmazlık içindedirler.And verily, those who disputed as regards the Book are far away in opposition.
-Böyle bir uygulama el yapımı bir anlaşmazlık, herkesin kafası atar.- is man-made conflict, anyone would be pissed.
Milliyetçilik üzerine kurulu ayrımcılık sadece anlaşmazlıkları koyulaştırır.Discrimination based on nationalism will only deepen conflicts.
Mura sınır bölgesi Hırvatistan ile Slovenya arasındaki tek anlaşmazlık noktası değil.The Mura border zone is not the only point of contention between Croatia and Slovenia.
Makedon hükümetiyle EVN arasındaki anlaşmazlık büyüyorDispute between Macedonian government and EVN worsens
Ancak, SDM içindeki anlaşmazlıklar, hatta bariz çatışmalar su yüzüne çıktı.But disagreements, and even open conflicts, within the DOS have resurfaced.
Tadiç ile Kostunica, Kosova genel seçimleri üzerinde anlaşmazlıklarını Perşembe günü de sürdürdüler.On Thursday, Tadic and Kostunica continued their disagreement over Kosovo's general elections.
İkili anlaşmazlıklarBilateral disputes
İki ülke 17 yıldan uzun süredir Makedonya'nın ismi konusunda anlaşmazlık içinde bulunuyor.The two countries have been quarreling about Macedonia's name for more than 17 years.
Parlamentonun anlaşmazlık nedeniyle kilitlenmesiyle, Arnavutluk'un AB üyelik umutları da bocaladı.With parliament tied up over the dispute, Albania's EU prospects have floundered.
Fakat gecikmeler ve yüksek maliyetler cezaeviyle ilgili bir dolu anlaşmazlık yarattı.But delays and high costs have surrounded the prison in controversy.
Sınır anlaşmazlıkları bu iki NATO üye ülkesini önceden de ihtilafın eşiğine getirmişti.Territorial disputes have previously brought the two NATO member states to the brink of conflict.
Ancak Kosova'nın etnik Arnavut liderleri Sırbistan'ı anlaşmazlık çıkarmakla suçladılar.Kosovo's ethnic Albanian leaders, however, accused Serbia of stirring up conflict.
Söz konusu anlaşmazlık çözümlenmediği takdirde, bütünleşme sürecini aksatabilir.If left unresolved, the quarrel has the potential to disrupt the process of integration.
UNMIK’ten görevi devralması planlanan bir AB misyonu, uluslararası anlaşmazlık nedeniyle engellendi.An EU mission intended to take over from UNMIK has been hampered by international disagreement.
Bulgaristan seçim sonuçları anlaşmazlıklara rağmen onaylandıBulgarian elections results approved, despite disputes
Nimetz, Makedonya'nın ismi konusundaki anlaşmazlıkta ilerleme arayışındaNimetz seeks progress in dispute over Macedonia's name
AP üyeleri, karşılıklı anlaşmazlıklara değil, kriterlere odaklanılmasını istiyorCriteria, not bilateral grievances, EP members say
Süregelen anlaşmazlık, ülkenin NATO’ya katılım sürecini zaten olumsuz yönde etkiliyor.The ongoing quarrel has already affected the country's prospects for NATO accession.
KDV paylaşımı konusundaki anlaşmazlık, BH'de fonların tıkanmasına yol açtıVAT sharing disagreement leads to blocked funds in BiH
Etnik gruplar arasındaki anlaşmazlıklar arttı. [Getty Images]Disagreements between ethnic groups have grown. [Getty Images]
Tabii ki Kosova önemli bir anlaşmazlık konusu olmaya devam ediyor.Kosovo remains a major area of contention, of course.

İlgili Sayfalar