anlaşmazlık ile cümle
anlaşmazlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Anlaşmazlıklar olsa da bu iki kız birbiriyle arkadaş olmuşlardır.それがきっかけで2人は友人関係となる。
Bu etkinin büyüklüğü konusunda bazı anlaşmazlıklar vardır.その区分の有効性は疑わしい。
İki ülke arasındaki sınır hala anlaşmazlık ve müzakereye tabidir.これら二つの領域は利点と制約の面で相互関係がある。
Anlaşmazlıklar, iki grup arasında geçen kanlı çatışmalarla sonuçlandı.両者大流血の喧嘩ファイトとなった。
Her türlü anlaşmazlık oyunlarla çözülecektir.完全ゲーム木があれば、ゲームを解くことができる。
Bakınız ABD'nin uluslararası toprak anlaşmazlıkları.アメリカ合衆国の内政干渉を承認する内容。
Tek anlaşmazlık yume-no-seirei, "Düş Ruhu" (夢のせいれい) resminde görülmektedir.「YUME no MELODY」というフレーズは、歌詞では「夢のメロディ」と表記される。
Bu yüzden anlaşmazlık ve çatışmalar da yaşanmıştır.恋と葛藤が起こる。
İki ülke arasındaki anlaşmazlık günümüze değin çözümsüz olarak devam etmektedir.表向き両国間で戦闘は継続しているように振舞う。
Kendi aramızda yaşadığımız anlaşmazlıkları, bazen esprisini yaparak, bazen ciddiye alarak yazmaya çalıştım.同居生活の中、時に叱咤激励し、時に喧嘩をしながらも、それぞれ必死に恋愛にもがいていく。
Asgore ile aralarında anlaşmazlık olmuştur ve ayrılmışlardır.淮西諸軍方互有紛紛之論,是行也,危矣哉!’亦弗聽。
Anlaşmazlık çözüldü ve Cartwright 2004'e kadar her bölüm için 125.000 dolar aldı.最终纠纷化解,并且在2004年前,卡特赖特每集能得到125,000美元。
Amerikan askeri liderleri arasında Japonya'yı yenmek için önerilen iki plan arasında anlaşmazlık bulunuyordu.美國參謀長聯席會議成員在兩個打敗日本的戰略建議之間出現分岐。
Her türlü anlaşmazlık oyunlarla çözülecektir.所有的糾紛一律以遊戲勝負解決。
Zira küsuratların yuvarlanmasında bir takım iktisadi anlaşmazlıklar çıkabilmektedir.楚国内部围绕是否派兵就赵发生了意见分歧。
1969'da da Çin - Sovyet sınırında anlaşmazlıklar yaşanmıştır.1962年,中国和印度在边境爆发战争。
İkisi arasında anlaşmazlıklar çıkmaya başladı.兩者開始發生衝突。
Hükûmetin değişik organları arasındaki çıkan anlaşmazlıkları çözmek çok zordur.这必然在政府各部门之间引发利益分配的争论。
Anlaşmazlıklardan sonra kilisede inşaat çalışmaları bir süreliğine askıya alınmıştır.由于没有足够的钱,有人提议分两个阶段建造教堂。
Bu sırada Dağlık Karabağ'daki anlaşmazlık giderek artıyordu.此时,沿线的山势逐渐平缓。
Lehistan ve Rusya ile anlaşmazlık çok ciddileşmişti.与勒威耶环和阿拉戈环挨得很紧。
1948 : Tito ve Stalin arasındaki anlaşmazlık neticesinde Yugoslavya’nın Kominform’dan ihraç edilmesi.1948年,由於狄托與史達林的矛盾,南斯拉夫與苏联决裂。
İkisi arasındaki anlaşmazlık Hooke'un ölümüne kadar sürdü.兩位大師爭吵不休,直至虎克离世。
Bugün de kapitalist ekonomide ciddi anlaşmazlıklar bulunmaktadır.也對社會的經濟有極大的負面影響。
Toprak anlaşmazlıkları listesi, dünya çapındaki toprak anlaşmazlıklarının bir listesidir.世界主權爭端領土列表列出世界上存在主权争议的地区。
Jumong'un babasının gerçekte kim olduğu konusunda anlaşmazlıklar vardır.요한 11세의 아버지가 누구인지에 대해서는 여전히 논쟁거리 대상이다.
Bundan sonra iki yıl süreyle iç anlaşmazlık nedeniyle hahambaşılık makamı boş kalmıştır.이후 무가세력의 이반으로 인해 겐무 신정(建武の新政)은 2년 만에 붕괴된다.
Bu etkinin büyüklüğü konusunda bazı anlaşmazlıklar vardır.이 싸움의 규모에 대해서는 여러 설이 있다.
Asgore ile aralarında anlaşmazlık olmuştur ve ayrılmışlardır.만년에는 정치 활동에 적극 참여하였으며 동인들과 갈등하였다.
1969'da da Çin - Sovyet sınırında anlaşmazlıklar yaşanmıştır.1979년에는 국경 문제로 중화인민공화국과 중국-베트남 전쟁을 벌이기도 하였다.
Filmin dramatik anlaşmazlıkları da bu beklentiler üzerine kurulmuştur.이때의 활동으로 제작된 영화 작품들은 비평가들로부터 극찬받기도 했다.
1:17 Anlaşmazlık konusunda çoğunluğa uy Ex.상대전적은 정명훈이 7:2로 많이 앞선다.
Bu değişim kadroyla prodüksiyon şirketi arasındaki anlaşmazlıklardan kaynaklanmaktadır.이것은 농경사회에서 산업사회로 옮겨옴에 따라 생겨난 변화라고 할 수 있다.
İkisi arasında anlaşmazlıklar çıkmaya başladı.이때부터 둘 사이에 불화가 생겼다.
Anlaşmazlık arttıkça diğer Arap hükümetleri barışçıl bir çözüm için arabuluculuğa girişti.반기문은 이후에도 조선민주주의인민공화국의 주장에 동조하는 청와대의 한반도 평화협정 체제 구상에 계속 집요하게 반대하였다.
Bu etkinin büyüklüğü konusunda bazı anlaşmazlıklar vardır.ישנה מחלוקת לגבי מידת סמכות זו.
Bu sıra ilk anlaşmazlıklarda ortaya çıkar.דבר זה שנוי במחלוקת ראשונים.
İç anlaşmazlık hemen ortaya çıktı.ההבדל ניכר באופן מיידי.
Anlaşmazlık arttıkça diğer Arap hükümetleri barışçıl bir çözüm için arabuluculuğa girişti.לאחר הקרב המשיכו ההתנגשויות המזוינות לגלוש לקרקע צרפתית, בעוד שונציה חתרה להסכם שלום נפרד.
Ufak tefek anlaşmazlıklar olsa bile köylüler birbirlerine her konuda yardımda bulunurlardı.לכן, על מנת לשחרר את עצמם, על כל העובדים לתמוך האחד בשני בחיכוכים מעמדיים.
Anlaşmazlıklar olsa da bu iki kız birbiriyle arkadaş olmuşlardır.למרות המתח ביניהם, השניים הופכים לחברים טובים.
İki ülke arasındaki anlaşmazlık günümüze değin çözümsüz olarak devam etmektedir.הקשרים בין שתי המדינות החלו עוד טרם היווסדותן של השתיים.
Daha sonra anlaşmazlıklar oldu ve ikili filmde oynamayı reddetti.מאלה מונה שתי סיבות לכך ששבה לדוגמנות וסירבה להצעות לשחק בסרטים נוספים.
Jumong'un babasının gerçekte kim olduğu konusunda anlaşmazlıklar vardır.לא ברור מי היה אביו של קינגליס.
Fakat zaman zaman anlaşmazlıklar yaşadıkları görülmektedir.ואולם, עם הזמן נתגלעו חילוקי דעות בין הקבוצות.
Ancak yine de bu konuda belli bir anlaşmazlık vardır.עם זאת, יש מחלוקת על כך.
Anlaşmazlıklar, iki grup arasında geçen kanlı çatışmalarla sonuçlandı.לפיכך התפתח סכסוך עקוב מדם בין השניים.
Ayrıca grup, transferler konusunda dönemin yönetimiyle bir anlaşmazlık yaşamıştır.במקביל, ראשי המשפחה מנהלים ויכוח לגבי מה שרצוי לעשות.
İkisi arasındaki anlaşmazlık Hooke'un ölümüne kadar sürdü.מקדואל נפגע קשות מכך, והקרע בין השניים נותר עד מותו של קובריק.
İki taraf arasında yapılmakta olan müzakereler Nisan ayında anlaşmazlıkla sona erdi.אולם שני הצדדים החלו להביע הסתייגויות מן ההסכם בתוך שבוע ימים.
Süregelen anlaşmazlıklarla Filistin-İsrail ilişkileri daha da düşmanca bir tavır aldı.Палестинско-израелските отношения стават още по-враждебни поради продължилия конфликт.
1918'de 66.000'den fazla çalışanı kapsayan 417 ayrı anlaşmazlık bulunuyordu.През 1918 г. има регистрирани 417 инцидента с повече от 66 000 работници.
Stone & Webster alanı geliştirmek için iş aldı ancak endüstriyel bir anlaşmazlık nedeniyle durdular.Сключен е договор за разработване на сайта, но работата е спряна от индустриален спор.
Toplumlar arası anlaşmazlıklar sürerken, Şubat 1968'de ikinci bir dönem için yeniden cumhurbaşkanı seçildi.Въпреки трудностите, през февруари 1968 година той отново е избран за президент на страната.
Bu yüzden anlaşmazlık ve çatışmalar da yaşanmıştır.Стига се дори до улични протести и сблъсъци.
Bu anlaşmazlık uzun süredir varolmaktaydı.Това убеждение е съществувало дълго време.
Anlaşmazlıklar olsa da bu iki kız birbiriyle arkadaş olmuşlardır.Без да подозират, че става въпрос за две различни момичета, двамата приятели се скарват.
Anlaşmazlık çözüldü ve Cartwright 2004'e kadar her bölüm için 125.000 dolar aldı.Спорът обаче е решен и Картрайт получава по 125 000 на епизод.
Bundan dolayı da semantik bozukluklar, yanlış anlamalar ya da anlaşmazlıklar ortaya çıkmaktadır.Поради това могат да се получат различни неточности, неясноти и дори противоречия.
Öylesine güçlüydü ki, diğer krallar arasındaki anlaşmazlıklara hakemlik yapardı.Според Херодот той се ползвал като съдия с голям авторитет между наслелението, което го избрало за цар.