anlaşma ile cümle

anlaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ona iyi bir anlaşma önerdim ama o reddetti.I offered him a good deal, but he refused it.
Bazen aile içi anlaşmazlıklar kuşaktan kuşağa geçer.Sometimes family feuds extend through the generations.
Bizim anlaşma uyarınca o bana kişisel sorular sormaya son verdi.In accordance with our agreement, he stopped asking me personal questions.
Ben anlaşma yaptım.I made the deal.
Tüm partiler için kabul edilebilir bir anlaşmaya sonunda ulaşıldı.An agreement acceptable to all parties was finally reached.
Bazen anlaşmak için aynı dili konuşmak gerekmez.Sometimes you don't need to speak the same language in order to understand each other.
Lisans anlaşmasını okudun mu?Did you read the license agreement?
Anlaşma neydi?What was the agreement?
O bir anlaşmazlıktı.It was a disagreement.
Bir anlaşma imzaladın mı?Did you sign a contract?
Sanırım bu kazançlı bir anlaşma olabilir.I think that could be a lucrative deal.
Tom anlaşmayı reddetti.Tom rejected the deal.
Ne korkunç bir anlaşma!What an awesome deal!
Tom anlaşmayı biliyor.Tom knows the deal.
Tom zaten anlaşmayı imzaladı.Tom has already signed the agreement.
Tom bugün anlaşmayı duyurdu.Tom announced the agreement Monday.
Anlaşma pazartesi duyuruldu.The agreement was announced Monday.
Anlaşmalara saygı duyulması gerekir.Agreements need to be respected.
Oybirliğiyle bir anlaşma gereklidir.A unanimous agreement is needed.
Bizim herhangi bir anlaşmazlığımız hiç yoktu.We never had any disagreements.
Herkes bir anlaşmaya vardı.Everybody came to an agreement.
Bizim daha fazla ticaret anlaşmasına ihtiyacımız var.We need more trade agreements.
Daha fazla ticarî anlaşmalara ihtiyacımız var.We need more trade agreements.
Tom anlaşmayı imzalamadı.Tom didn't sign the agreement.
Tom o nokta üzerinde anlaşmadı.Tom disagreed on that point.
Tom onunla anlaşmayacak.Tom won't agree to that.
O, şeytanla bir anlaşma yaptı.She made a deal with the devil.
Onlar arasında derin bir anlaşmazlık açıldı.A deep rift opened up between them.
Tom ve Mary anlaşmaya vardı.Tom and Mary came to an understanding.
Biz henüz anlaşmaya varmadık.We haven't yet closed the deal.
Onlar bir anlaşmaya vardı.They came to an understanding.
Tom ve ben anlaşmaya vardık.Tom and I made a bargain.
Yüz tane millet, anlaşmayı onayladı.One hundred nations ratified the treaty.
Sendika ve şirket yeni sözleşme konusunda anlaşmaya vardı.The union and the company have agreed upon a new contract.
Bir ilgisiz üçüncü taraf anlaşmazlığı çözdü.A disinterested third party resolved the dispute.
Bu berbat bir anlaşma.This is a terrible deal.
O çok zor bir anlaşma.That's a very tough deal.
O oldukça korkunç bir anlaşma.That's a pretty terrible deal.
O oldukça büyük bir anlaşma.That's a pretty big deal.
O benim için büyük bir anlaşma ifade ediyordu.That meant a great deal to me.
Bu oldukça iyi bir anlaşma.It's a pretty good deal.
Bu oldukça büyük bir anlaşma.It's a pretty big deal.
O makul bir anlaşmaydı.It was a reasonable deal.
Sessizlik anlaşma değil.Silence is not agreement.
Ben bir anlaşma bekliyorum.I am awaiting an agreement.
Bir ortaklık anlaşmasına ulaştık.We have reached a partnership agreement.
Ben bir anlaşma imzalamak zorunda kaldım.I had to sign an agreement.
Bu gerçekten o kadar büyük bir anlaşma değil.It's really not that big of a deal.
Bunun böyle büyük bir anlaşma olduğunu sanmıyorum.I don't think this is such a big deal.
Senin için bir anlaşmam var.I've got a deal for you.
Kişiselleşen anlaşmazlıkları durdurmanı istiyorum.I would like you to stop personalizing disputes.
Tom evlilik anlaşmasını imzalaması için onu ikna etti.Tom convinced her to sign the prenuptial agreement.
Bir evlilik öncesi anlaşman var mı?Do you have a prenuptial agreement?
Herkes bizimle anlaşmadı.Not everyone agreed with us.
Bu harika bir anlaşma.It's a great deal.
O anlaşmada ne kadar para kaybettin?How much money did you lose on that deal?
Bu kötü bir anlaşma.This is a bad deal.
Biz bir anlaşma yaptık.We've made a deal.
Ne tatlı bir anlaşma!What a sweet deal!
Henüz anlaşma sağlayamadık.We haven't made a deal yet.
İlgili Sayfalar