anlaşma ile cümle

anlaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu çok büyük bir anlaşma.This is a very big deal.
Bu gerçekten büyük bir anlaşma.It's really a big deal.
Peki büyük anlaşma nedir?So what's the big deal?
O büyük bir anlaşma mı?Is that a big deal?
Bu büyük bir anlaşma mı?Is this a big deal?
O büyük anlaşma değil.That's no big deal.
Bu büyük bir anlaşma.This is a big deal.
O büyük bir anlaşma.It's a big deal.
Bunun neden böyle büyük bir anlaşma olduğunu anlamıyorum.I don't see why it's such a big deal.
Birçok ülke nükleer silahsızlanma anlaşmasını imzaladı.Numerous countries have signed a nuclear disarmament agreement.
Bizimle anlaşmaya vardın.You made a bargain with us.
Onlarla bir anlaşma yapabildik.We were able to make a deal with them.
Tom'la anlaşman nedir?What's your deal with Tom?
Tom ile anlaşma nedir?What's the deal with Tom?
Tom'la ne tür anlaşma yaptın?What kind of deal did you make with Tom?
Şu anda seninle bir anlaşma yapacağım.I'll make a deal with you right now.
Tom son anda anlaşmayı bozdu.Tom backed out at the last moment.
Tom bana çok tatlı bir anlaşma önerdi.Tom offered me a very sweet deal.
Tom anlaşmanın ayrıntılarını avukatına bıraktı.Tom left the details of the agreement to his lawyer.
Hey, anlaşma ne?Hey, what's the deal?
Biz bir fiyat üzerinde bir anlaşmaya vardık.We came to an agreement on a price.
Aralarında gizli bir anlaşma var.They have a secret understanding between them.
Kötü bir anlaşma değil.It's not a bad deal.
Haziran ayı sonuna kadar tarafların ilke anlaşmasına varmaları gereklidir.The two sides must reach an agreement in principle by the end of June.
Mary'nin Tom'la bu anlaşmayı imzalaması şart mıydı?Did Mary have to sign this agreement with Tom.
Ben bir hafta içinde bu anlaşmayı kapatmak zorundayım.I have to close this deal within a week.
Bir hafta içinde bu anlaşmayı kapatmalıyım.I must close this deal within a week.
Bir hafta içinde bu anlaşmayı bitirmek zorundayım.I have to conclude this deal within a week.
Anlaşma son dakikada bozuldu.The deal fell apart at the last minute.
Anlaşmazlık tırmanıyor.The conflict escalates.
Bir anlaşmazlığımız olduğunda, neden her zaman bu kadar şahsi algılıyorsun?Why do you always have to get so personal when we have an argument?
Anlaşma hazır.The deal is done.
Bizim bir anlaşmamız var gibi görünüyor.It sounds like we've got a deal.
Tom bir anlaşma yapmaya çalışıyor.Tom is trying to cut a deal.
Belki Tom iyi bir anlaşma yaptı.Maybe Tom made a good deal.
Anlaşma yapalım.Let's do the deal.
Bu gerçek anlaşma.This one's the real deal.
Gerçekten Tom'la sırayla araba kullanma anlaşması yapmamalıydık.We really shouldn't have carpooled with Tom.
Bununla ilgili büyük bir anlaşma yapmamayı tercih ederim.I would just as soon not make a big deal out of this.
İmzalı boşanma anlaşmamız var.We have a signed divorce agreement.
Buradaki anlaşma nedir?What's the deal here?
Bir anlaşma yapmak için istekli misiniz?Are you willing to make a deal?
Şimdi anlaşma nedir?Now what's the deal?
Sen ve Tom ile anlaşma nedir?What's the deal with you and Tom?
Bu konuda Tom'la anlaşmak zorunda kaldık.I have to agree with Tom on this one.
Bu büyük bir anlaşmaydı.It was a huge deal.
Seninle anlaşmazlığım yok.I have no quarrel with you.
Onunla hiç anlaşmazlığım yok.I have no quarrel with her.
Sana anlaşma yapmanı söyledim.I told you to make the deal.
Onlara anlaşma yapmalarını söyledim.I told them to make the deal.
Ona anlaşma yapmasını söyledim.I told him to make the deal.
Biz sizin koşullarınızla anlaşmaya hazırız.We are agreeable to your conditions.
Son zamanlarda ofiste birçok anlaşmazlık oldu.There's been a lot of discord in the office lately.
Dan ve Linda arasında bir anlaşmazlık vardı.There had never been a conflict between Dan and Linda.
Tom anlaşmada kazanacağını düşündüğünden daha fazla para kazandı.Tom made more money on that deal than he thought he would.
Ne tür anlaşma yaptın?What kind of deal did you make?
Pekala, işte anlaşma.All right, here's the deal.
O, anlaşmanın parçası değildi.That wasn't part of the deal.
O çok iyi bir anlaşma gibi görünüyor.That sounds like a very good deal.
O iyi bir anlaşma gibi görünüyor.That sounds like a good deal.
İlgili Sayfalar