anlaşma ile cümle

anlaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
2 Nisan 2006'da Lucent, Lucent'ın 1.5 katına sahip olan Alcatel ile bir birleşme anlaşması yaptığını açıkladı.Le 2 avril 2006, Lucent a finalement avalisé son rachat-fusion par Alcatel, qui a 1,5 fois sa taille.
Avukatı, Bölge Savcısının bir anlaşma önerdiğini söyler: 25 sene.Son avocat le pousse à accepter un marché : 25 ans s'il reconnaît sa culpabilité.
29 Temmuz 2005 tarihinde HP, Apple ile anlaşmasını feshettiğini açıkladı.Le 29 juillet 2005, HP annonçait que la société terminait son marché avec Apple.
Thomas ve Memun bir barış anlaşması ve müttefiklik üzerine uzlaşmaya vardı.Thomas et Mamūn concluent un traité de paix et d'alliance mutuelle.
Coriolanus bunun yerine Roma'lılar ve Volski'liler arasında bir barış anlaşması imzalar.Coriolan accepte de conclure la paix entre romains et volsques.
2010'daki anlaşmaların değeri 17 milyar dolardı.Son chiffre d'affaires en 2010 était de 17 milliards de USD.
1998 yılında Thirty Seconds to Mars grubu Immortal ve Virgin ile birlikte plak anlaşması imzaladı.Ainsi, en 1998, Thirty Seconds to Mars signe son premier contrat avec l'Immortal Records et le Virgin Records.
Hamas sözcüsü aynı günün gecesinde bir anlaşmanın yakın olduğunu açıkladı .Le président des États-Unis a commenté la mort du terroriste lors d'une allocution le soir même.
Clemens Holzmeister ile yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle 1934 yılında Viyana şehrine geri döndü.Après des désaccords avec Holzmeister, il retourne en 1934 à Vienne.
İngilizlerle imzalanan esir değiş-tokuş anlaşması gereği serbest bırakıldı.Ils sont libérés en échange de prisonniers anglais.
Chrome Division 1 Şubat 2006'da plak şirketi Nuclear Blast ile anlaşma yaptıklarını duyurdu.Chrome Division annonce sa signature au label Nuclear Blast le 1er février 2006.
Uzlaşma belgesi, centilmenlik anlaşmasının daha biçimsel halidir.Il est une alternative plus formelle à un gentlemen's agreement.
17 Temmuz 1919'da ateşkes anlaşması imzalandı.Un cessez-le-feu est signé le 17 juillet 1919.
Ziyareti esnasında birçok iş birliği anlaşması imzaladı.Au cours de la visite doivent être signés plusieurs accords de coopération bilatéraux.
Müzik, zaman ile anlaşmak zorunda."Je pense que les chansons mûrissent avec le temps."
Anlamı: Anlaşma yapan kişi)’dur.Le garde s’écria : « Halte !
Afgan Bağımsızlık Günü, 19 Ağustos'ta Afganistan'da ünlü Rawalpandi Anlaşması'nı anma günüdür.Le traité de Rawalpindi est commémoré le jour de l'indépendance afghane, le 19 août.
Mathew Knowles, Columbia Records ile bir kayıt anlaşması yapmaya çalıştı ve aynı yıl içinde anlaşma imzalandı.Matthew Knowles arrive à négocier un contrat avec Columbia Records qui signe le groupe en 1997,.
5 ay sonra anlaşma sağlandı.5 mois plus tard, il est terminé.
Ekim 1972’de taraflar anlaşmaya varmaya yaklaşmışlardı.Été 1977, les deux associés se séparent.
DVD-RW DL DVD+RW AnlaşmasıCD-RW DVD-RW DVD+RW Portail de l’informatique
19 Ağustos 1988'de Irak ve İran, ateşkes anlaşmasını imzaladılar.L'Irak et l'Iran signèrent finalement un cessez-le-feu en 1988.
Hükümeti, Walloon çelik endüstrisinin finansmanıyla ilgili anlaşmazlıklar nedeniyle 17 Aralık'ta çöktü.Le 21 septembre, ce gouvernement tombe, après un conflit à propos du financement de la sidérurgie wallonne.
Bu anlaşmaya göre kızların konuşmaya bile hakları yoktur.Il accepta également que l’accord ne mentionnât pas le droit des femmes.
1 Ocak NAFTA (Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması) yürürlüğe girdi.1er janvier : Entrée en vigueur de l'ALENA (NAFTA), accord de libre-échange nord-américain.
Atlantic Records ile anlaşması vardır.Elle signe un contrat avec Atlantic Records.
Grup içerisinde anlaşmazlık çok nadir görülür.Les querelles intragroupes restent rares.
1972 - Doğu Berlin'de iki Almanya arasında Temel Anlaşma imzalandı.1972 : à Berlin, signature du traité fondamental entre les deux États allemands.
Katie Lea Burchill ile bir anlaşmazlığa girdi.Elle combat alors dans quelques matchs contre Katie Lea Burchill.
20 Temmuz 2012'de Williams üç takımı kapsayan bir anlaşmayla Houston Rockets'a takas oldu.Le 20 juillet 2012, Williams est transféré aux Rockets de Houston dans un transfert entre trois équipes.
Aralık 1943'te Beneš hükümeti Sovyetlerle bir anlaşma imzaladı.En décembre 1943, le gouvernement en exil conclut un accord avec l'URSS.
Anlaşmazlıklar olsa da bu iki kız birbiriyle arkadaş olmuşlardır.Malgré leurs différends, les deux hommes sont très amis.
Anlaşmaya göre büyük kuzeni kovulmak zorundaydı.Il disait que le premier consul l’y avait déporté.
Sanatçılar 2009 yılından beri iki şirketle de anlaşma yapmışlardır.Selon le journaliste, les deux compagnies travaillent sur des projets communs depuis 1995.
Decca Records ile anlaşma imzalar.Ils signent un nouveau contrat avec Decca Records.
Haziran 2011'de Galatasaray ile dört yıllık anlaşmaya vardı.En juin 2011, il signe un contrat de 4 ans avec Galatasaray.
PCI'nin evrimi konusunda Pierre Lambert ile anlaşmazlığa düşmüştür.Bientôt, un désaccord l'oppose à Lambert sur l'évolution du PCI.
(Ayrıca bakınız: Güney Çin Denizi'ndeki toprak anlaşmazlıkları).Article détaillé : Conflit en mer de Chine méridionale.
1969'da da Çin - Sovyet sınırında anlaşmazlıklar yaşanmıştır.1969 : affrontements entre forces soviétiques et chinoises à la frontière des deux pays.
Bu anlaşma 1655'te İsveç'in Polonya'yı istilasına yol açtı.La Suède attaqua la Pologne en 1655.
Bu sebeple de her türlü anlaşma imkânsız hale geldi.Dès lors, tout divorce devient impossible.
Anlaşma iç savaşla bozulduğundan evlilik asla gerçekleşmedi.Finalement comme celui-ci ne s'est pas fait circoncire, le mariage n'aura jamais lieu.
Buna göre 1694 yılında Bernoulli ile bir anlaşma yaptı.Il s’était réconcilié avec Boileau en 1694.
Yapılan anlaşmayla, İran bu örgüte karşı etkin mücadele edeceğini taahhüt etti.Cela représenté un sérieux défi que l'Iran devra affronter d'une manière ou d'une autre.
İkinci anlaşma ise Moselle Nehrinin ortasında Prenses Marie-Astrid isimli teknede imzalanmıştır.La signature eut lieu sur un bateau, le Princesse Marie-Astrid ancré sur la Moselle.
Bu konuda da baştan anlaşmak gerekir.Mais on doit d'abord en discuter.
Bunun sonucunda, nihayet anlaşma sağlayabildiler.C'est ainsi que l'on parvint finalement à un accord.
Bu antlaşmalardan bir tanesi Sykes-Picot Anlaşmasıydı.Ces dernières sont néanmoins contraires aux accords Sykes-Picot.
1552’de, Yoşiteru, Kiyoto’ya dönmek için Nagaharu ile barış anlaşması yaptı.En 1550, Yoshiteru fait la paix avec Nagaharu pour retourner à Kyōto.
Suriye ve İsrail anlaşmazlığı Lübnan üzerinden devam etti.La Syrie et Israël interviennent dans le conflit.
Maastricht Anlaşması'nı desteklemiştir.Signature du traité de Maastricht.
Bu antlaşma 1871'deki Çin-Japon Dostluk ve Ticaret Anlaşması'nı yerini almıştır.Il sera suivi par le traité d'amitié et de commerce anglo-japonais de 1858.
Söz konusu anlaşma ile iki devlet arasındaki gümrük vergileri azalacaktır.L'accord réduit fortement les droits de douanes entre les deux pays.
22 Haziran 1940'ta Fransa ateşkes anlaşmasını Almanya ile imzaladı.Le 22 juin 1940, la France signe l’armistice avec l’Allemagne.
1994 - NAFTA (Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması) yürürlüğe girdi.1993 - L'Accord de libre-échange nord-américain (ALENA) entre en vigueur.
Avrupa Birliği anlaşmaları çerçevesinde devletin yükümlülükleri uyarınca, Balıkçı Polisliği yapmak.Surveillance de la pêche, conformément aux accords de l'Union européenne.
Bu ateşkes anlaşması İngiltere için çok ağır şartlar getirmekte idi.L'échec de l'attaque a eu des conséquences graves pour l'Angleterre.
18 Ocak 2008'de Vivid Entertainment ile anlaşma imzalamıştır.Le 18 janvier 2008, le protocole avec la société Severstal est prolongé.
Lakin bu iki bölgenin yönetimi üzerine çıkan anlaşmazlıklar Prusya-Avusturya Savaşı'nı başlattı.Cette volonté de diriger seul les duchés mène à la guerre austro-prussienne,.
Bilişsel davranış terapisi, sağlam bir terapötik anlaşma gerektirir.Peut-être ont-ils besoin d’un bon thérapeute compréhensif.
İlgili Sayfalar